Kategori: Siyasi

Orhan Pamuk – Kar

Karın sessizliği, diye düşünüyordu otobüste şoförün hemen arkasında oturan adam. Bu bir şiirin başlangıcı olsaydı içinde hissettiği ş siyasi sürgün hayatı yaşıyordu, ama hiçbir zaman siyasetle fazla ilgilenmiş değildi. Asıl tutkusu, bütün düşüncesi şiirdi. Kırk iki yaşındaydı, bekârdı ve hiç evlenmemişti. Kıvrıldığı koltukta fark edilmiyordu ama Türkler için uzunca sayılabilecek bir boyu, yolculukta daha da […]

Orhan Kemal – Müfettişler Müfettişi 1 – Üçkağıtçı

Küçücük şaraphane gecenin dokuz buçuk sarhoşluğundan ayılıp, içeri girene baktı; bakmasıyla da elinde olmıyarak toparlandı: Vay anasını!… Kimdi vali, milletvekili, parti başkanı, belki de bakan yapılı bu adam? Kahverengi rölöve şapkası, siyah çizgili kahverengi kostümü, kolalı yakasına irice bağlı, siyah siyah damarlı kırmızı kravatı, gömlekle bile ılık ılık terlenen sıcak ağustos gecesinde ceketi, yeleği, içinde […]

Orhan Kemal – Müfettişler Müfettişi 2 – Üçkağıtçı

İstasyon çok kalabalıktı. Günlerdenberi İstanbul’dan gelen ekspreslerle posta katarlarına bakmak için halk istasyona iniyor, «Memleketi mantara bastıran kalontor»u, candarmalar arasında, kelepçeli elleriyle görmek istiyordu. Yalnız görmek mi? Yanlarına getirdikleri çürük domates, yumurta, patates, çakıl taşlarıyla bir güzel donatacaklardı: «— Deyyus, kendine müfettişler müfettişi süsü verir miydi?» Gazetelerin yazdığına göre, İstanbul’da Boğaz’da, yeni açılmış bir otelin […]

Franz Kafka – Şato

K. köye ulaştığında akşamın geç saatiydi. Köy kara batmıştı. Şatonun bulunduğu tepe görünmüyordu, sise ve karanlığa bürünmüştü, orada bir şato olduğuna dair en ufak bir ışık belirtisi bile yoktu. K., anayolu köye bağlayan tahta köprüde uzunca bir zaman durdu ve başını kaldırarak aldatıcı boşluğa baktı. Sonra yatacak bir yer bakmak üzere yürüdü; handakiler hâlâ ayaktaydılar, […]

Franz Kafka – Bir Savaşın Tasviri

Ve giysiler içinde insanlar Gezerler sallanarak çakıl yolda Üzerlerinde gökyüzü kocaman Uzaktaki tepelerden Uzak tepelere uzanan. I Saat on iki sularında ilk birkaç kişi ayağa kalktılar, birbirlerinin önünde eğilip birbirlerine ellerini uzattılar, pek güzeldi dediler, sonra giyinmek üzere büyük kapı boşluğundan hole geçtiler. Evin Hanımı orta yerde durmuş çevik reveranslar yapıyor, etekliğindeki göz alıcı pliler […]

Franz Kafka – Amerika

Bir hizmetçi kız, onu baştan çıkardığı ve ondan çocuk sahibi olduğu için fakir anne babası tarafından Amerika’ya gönderilen on altı yaşındaki Karl Roßmann, artık yavaşlamakta olan gemide New York Limanı’na girerken çoktandır gözlediği Özgürlük Heykeli’ni birdenbire sanki güçlenen güneş ışığında gördü. Kılıç taşıyan kolu sanki yeniden yükseliyor ve gövdesinin etrafında özgür rüzgârlar esiyordu. “Ne kadar […]

Nikolay Çernişevskiy – Ne Yapmalı Cilt 2

Vera Pavlovna’nın gördüğü düş şu: Çaydan sonra “birtanem”le biraz gevezelik ediyor, sonra da odasına çekilip yatağına uzanıyor. Hayır, uyumak için değil; uyumak için daha erken, hiç sekiz buçukta uyunur mu! Soyunmuyor bile… yalnızca uzanıp eline bir kitap alıyor. Derken yavaş yavaş bir ağırlık çöküyor üzerine, gözleri kitaptan kayıyor ve Vera Pavlovna düşünmeye başlıyor: Bu son […]

Nikolay Çernişevskiy – Ne Yapmalı Cilt 1

Asıl adı Ne Yapmalı? olan ve günümüzden yaklaşık 140 yıl önce yazılan Nasıl Yapmalı?’dan gerek yazıldığı dönemde, gerekse sonraları o kadar çok söz edildi ve bu “roman bile olmayan roman”da fuhuş edebiyatından siyasal propagandaya kadar o kadar çok şey yapıldığı öne sürüldü ki, Çernişevskiy’in hem karşıtları, hem de yandaşları için soru sürekli olarak gündemde kaldı: […]

Fakir Baykurt – Yılanların Öcü

Bizim sanatçılarımız yıllardır, devletin ve devlet organlarının sanata, sanatçıya ilgi göstermediğinden yakınır. Son zamanlarda bakıyorum bu tutumda bir değişiklik var. Sayıları az da olsa bazı milletvekili ve senatörler komisyonlarda, Meclis ve Senato genel kurullarında, bazı roman ve oyunların sözünü ederek, bunlar üstüne tartışma açıyorlar, bu tartışmalara geniş zaman ve emek harcıyorlar. “Yılanların Öcü” romanımdan dolayı […]

Elias Canetti – Körleşme

— BURADA ne yapıyorsun çocuğum? — Hiç. — Öyleyse burda neden duruyorsun? — Hiç öyle duruyorum. — Okuma yazma biliyor musun? — Elbette. — Kaç yaşındasın bakayım? — Dokuzumu geçtim. — Çikolata mı, yoksa bir kitap mı, hangisini istersin? — Kitap. — Sahi mi? Aferin oğlum. Demek kitap sevdiğin için burada duruyorsun! — Evet. — […]

Dmitry Glukhovsky – Metro #2 – Metro 2034

Yıl 2034. Dünya harabeye dönmüş. İnsanlık neredeyse tamamen yok olmuş. Radyoaktivite yüzünden yıkılan kentler yaşanmaz hale gelmiş. Anlatılanlara göre, kent sınırlarının dışında uçsuz bucaksız, yanmış, ıssız topraklar ya da balta girmemiş sık ormanlıklar uzanıyor. Ama hiç kimse orada ne olduğunu bilmiyor. Uygarlık bitmiş. İnsanlığın bir zamanlardaki yüceliğine ilişkin anılar artık masallar ve söylencelerle yayılıyor. Son […]

Dmitry Glukhovsky – Metro #1 – Metro 2033

YOLCULUK BAŞLIYOR; Sevgili Moskovalılar ve kent sakinleri! Moskova Metrosu, olağanüstü tehlikeyi göze alacağınız bir ulaşım aracıdır. Metro vagonundaki bir ilan. Kim bir ömür boyu karanlığa bakacak kadar cesur ve kararlıysa, orada ilk umut ışığını o fark edecektir. Han. “Kimdi o? Artyom, bir göz at!” Ateşin yanında oturan Artyom isteksiz yerinden kalktı, otomatik silahını doğrultarak karanlığa […]

Luis Martín-Santos – Sessizlik Zamanı

İspanya içsavaş sonrası döneminin belli başlı yazarlarından Luis Martín-Santos, 1924’te babasının askeri doktor olarak bulunduğu Fas’ın El-Araiş (Larache) kentinde doğdu. Madrid’de tıp öğrenimi yaptı, psikiyatri dalında uzman olduktan sonra Ciudad Real Akıl Hastanesi’nde çalışmaya başladı. Bu sırada yazın alanında da adı duyulur oldu. Politik olaylara karıştığı savı ile ve düşünce suçu yüzünden dört kez tutuklandı; […]

L. Ostrover – Fırtına Kuşları

Elinizde tuttuğunuz bu kitabın yazan L. Ostrover bir Rus işçisidir. O bu kitabın dizelerinde kendi sınıf tarihini biçimlendirmektedir. Ostrover’in öykülerini ve yaşam hikâyelerini kaleme aldığı dört Fırtına Kuşu, Rus işçi sınıfı ile başlayan ve dönemimiz tarihine yeni bir yön fabrikatörler büyük ve yüksek kârlar elde ediyorlardı. Kapitalizm, işçinin kanı ve iliği üzerinden yükseliyordu. Bu durumda […]

David Mason – Ölüm Denizaltıları

Londra’da Deniz Kuvvetleri Komutanlığındaki bir odanın duvarında «önemli Olayların Kronolojik Şeması, 1939-1945» başlığını taşıyan bir levha uzun zaman asılı kaldı. Bu dikkat çekici levhanın ikinci sütununda üçer aylık devreler halinde müttefiklerin gemi kayıpları (mavi) ile Almanların denizaltı kayıpları (kırmızı) yan yana gösterildi. Savaşın ilk yıllarında mavi sütun yürekler paralayıcı ve trajik bir intizamla yükselirken, kısa […]

Kurt Vonnegut – Şampiyonların Kahvaltısı

«Şampiyonların Kahvaltısı» sözü, General Mills şirketinin çıkardığı bir kahvaltılık yiyeceğin paketleri üzerinde kullanılan sicilli ticaret markasıdır. Aynı sözü bu kitaba ad olarak kullanırken General Mills’le ortak olduğumuzu ya da onun tarafından desteklendiğimizi göstermek istiyor değiliz, onların o güzel yiyeceklerini gözden düşürmek, kötülemek gib! bir niyetimiz de yok. Bu kitabı kendisine adadığımız kişi, Phoe-be Hurty, hani […]