Sue Mongredien – Oliver Moon ve Ejderha Felaketi

Oliver Moon süpürge sopasıyla yükseklerde uçuyordu ve Büyücülük Okulu’nun çok üzerindeydi. Bütün arkadaşları ve öğretmenleri aşağıdaki oyun alanında onu seyrediyorlardı. Oliver ara ara daireler çizerek dönerken, koro halinde “Oooh,” diye bağırıyorlardı. İki eli ha va da, geriye doğru zikzaklar çizerken aşağıdakiler nefeslerini tutup 7 “Vay canına!” diye bağırdılar. Karmaşık dallı ağaçların arasında gözleri sımsıkı kapalı zikzaklar çizerken, “Hurraa,” diye alkışladılar. Oliver henüz en gözüpek akrobatik uçuşunu gerçekleştirmemişti: altı büyü kitabına çalışılarak öğrenilen tam daire dönüşü! Tam o sırada yüzünde sıcak bir nefes hissetti. “Ollie! Uyuma!” Oliver inledi ve kıpırdandı. Ah, hayır! Ne kadar mutluydu, kendisiyle gurur duyuyordu. Sadece bir rüya mıymış? Tek gözünü hafifçe açtı. Kız kardeşi Cadı Bebek örümcek ağından hamağının önünde duruyordu ve gümüş renkli plastik çaydanlığı kafasında zıplatıyordu. “Ollie! UYAN,” diye buyurgan bir ses tonuyla konuştu. Oliver parlak rüyasını tamamlayabileceğini umarak, aceleyle gözünü kapattı. Kurbağa saatinin alarmı diğer fikirleri 8 aklına getirdi. “Saat sekiz,” diye geğirdi. Sonra da soğuk ve ıslak diliyle Oliver’ın yanağını yaladı.


“Saat SEKİZ!” Oliver inledi. Saat sekiz olmuştu! Yarasa battaniyesini kafasına çekti. Birkaç dakika daha orada öylece yattı. KÜÜÜT! 10 Oliver “Ahhh!” diye f�ryat etti, hamakta oturdu. Gıdaklayan Gaz Lambası gazetesi, kafasının üzerinde cisimleşmişti. Gazete her sabah Moon ailesinin paspasının üzerinde sihirli bir şekilde ortaya çıkardı, ama gazetenin evin en garip yerlerinde dolaşmak gibi can sıkıcı bir alışkanlığı da vardı. Oliver kafasını ovuşturdu. Artık tekrar uyumak için hiç şansı kalmamıştı. Sabah olmasından nefret ediyordu! “Fincan çay,” dedi Cadı Bebek. Çaydanlığından pembe bir fincana yeşil çimen suyunu boşalttı ve sonra da bunu Oliver’ın suratına döktü. Çimen suyu tam Oliver’ın ağzının içine sıçradı. Ahhh! Bu fena kokmuyor! Ama tadı iğrenç! Oliver sinirli bir şekilde sabahlığına uzandı. Sabahlığına uzanırken, gazetenin manşeti gözüne çarptı: 12 O anki kötü ruh halini hemen unutan Oliver “Harika!” diyerek derin bir nefes aldı. Her yıl yapılan Sihir Festivali yılın en muhteşem günüdür. Sabahlığını giydi ve aceleyle merdivenleri tırmandı.

“Anne, baba!” diye bağırdı. “Gelin ve şuna bir bakın!” Birkaç dakika sonra Bayan Moon gülerek, “Sihir gösterisi için kimler sıraya girmiş gördün mü?” dedi. Bayan Moon, Oliver ve Bay Moon gazete önlerinde, kahvaltı masasına oturdular. “Cecily Hızlıgümüş ve onun 13 deniz yılanları, Büyücü Kurtçukkafa, Büyük Gorindo ve ah!” Oliver annesinin eliyle işaret ettiği şeyi görmeye çalışarak, “Ne oldu?” diye sordu. Annesi parmağıyla gazeteye hızlıca vuruyordu. Sonra konuşmaya başladı. “Söylenenlere göre, çok özel bir misafir de olacakmış ve bu kişi Büyücü Eliot!” Gazete bunu çok resmi bir dille duyuruyordu. “Vay canına,” diyen Oliver derin bir nefes aldı. Büyücü Eliot onun kahramanıydı – ve tüm ülkedeki en iyi büyücüydü! Cadı Bebek “Eliot Kokuluperuk,” diye bağırdı. “Kara okların süpürge saplarıyla bir uçuş gösterisi de olacakmış,” diye Bay Moon yüksek sesle gazeteyi okudu. “Harika! ” “Karanlık çöktükten sonra ateşböceği 1� havai fişekleri atılacakmış ve Yırtıcı Kuzgunlar konser verecekmiş,” diye ekledi Oliver. Heyecandan tüyleri diken diken olmuştu. Yırtıcı I(uzgunlar onun en sevdiği müzik grubuydu! Büyük sarkaçlı saat “Yaklaşık olarak saat sekiz buçuk,” diye aniden uyardı ve Oliver sıçradı. Hala pijamaları üzerindeydi. Oliver üst kata koştu ve okul formasını ve pelerinini giyindi.

Sonra en sevdiği asasını, sıvrı uçlu şapkasını aldı ve kahvaltı için koşarak geri döndü. Bugün iyi bir şekilde 16 başlamamış olabilirdi. Ama Sihir Festivali’nin çok yakın bir tarihte yapılacak olması her şeye farklı gözlerle bakmasına neden oluyordu!

.

PDF Kitap İndir

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir