K. J. Macksey MC. – Panzer Birlikleri

Birinci Dünya Savaşı’nın patlamasından 36 yıl sonra, bugün zırhlı araçlar savaş�arda ve gündelik yaşamda büyük ilgi görmektedirler. İnanılması zor olan şey, savaştan önce birçok önemli ve aklı başında yorumcunun, atlara büyük önem vermesi ve hattü onların tayin edici bir rol oynayabileceklerini söylemeleridir. Zırhlı birliklerin savaştaki rolü konusunda çalışma yapan birçok askeri uzmana değer verilmemiş, inanılmamıştır. Bunlar arasında Sir Basil Liddell Hart ve Fuller, Martel, Hobart, Broad ve Pile gibi generaller de vardır. Fransa’da De Gaul6 !e’iin hazırladığı tank savaşı planları hiç itibar görmemiştir. Almanya’da ise durum tersine olmuştur. İkinci Dünya Savaşı’nda tankların yıkıcı eylemleri, Almanları değişik kararlar almaya zorlamıştır. Onlar, 1918’deki teslim oluşlarında tankın oynadığı rolü her zaman hatırlıyorlardı. Bunların sonucunda, savaşın bitiminden 20 yıl sonra, sayı olarak . değilse bile teknikte ve verdiği moral güçte, müttefiklere üstün gelen bir tank gücü yarattılar. Alman Panzer tümenlerinin askerleri Versailles andlaşmasının öcünü almak ve anavatanın şerefi7 ni kurtarmak için yetiştiriliyorlardı. Bu seçkin savaşçı smıfınıiı mensuplarıyla sadece Luftwaffe’­ nin (Alman Hava Kuvvetleri) Personeli boy ölçüşebilirdi. Bu kitapta, binbaşı Macksey, Panzerlerl.n savaşlarını anlatmaktadır. Yazar, onların Kuzey Avrupa, Fransa ve Rusya’daki başarılarını anlattıktan sonra, hızlarıyla nasıl kendi kendilerini aştıklarını ve geriyle bağlantılarının zayıfladığını da anlatır.


Yakıt ve ikmalleri zor olmakta, bağlantıları gerideki Alman güçleriyle sürekli olarak kesilebilmektedir. Hitler, onların düşman bölgesindeki hızlarından ürker hale gelmiştir. Bir seferinde, tuzağa düşüyorlar gerekçesiyle onları durdurmuştur. Panzerlerin nasıl geliştiği, Hitler’in büyük tasarılarında nasıl yer aldıkları, düşmanların onların karşısında ne hale düştükleri İkinci Dünya Savaşı’nın en büyüleyici hikayelerinden biridir. Onun da ötesinde, Panzerler, askeri tekniğin en büyük yeniliklerinden birinin hikayesidir. Kenneth Macksey bu hikayeyi anlatmaya en yetkili olanlardan biridir. Yakınlara kadar, İngiliz Kraliyet Tank Alayında subay olarak hizmet görmekteydi. Zırhlı savaş üzerine yazdığı çeşitli kitaplar arasında, bu alayın tarihi de yer alır. Bu kitabında, Avrupa, Kuzey Afrika ve Rusya’­ daki büyük savaşlar yer aldığı gibi, savaşın Guderian, Manstein, Rundstedt ve Rommel gibi büyük isimleri de görülür. Onların isimleri artık tarihe malolmuştur. Bu kitabın her okuyucusu bunun nedenini öğrenecektir. Yazan: Barrie PİTT 8 Gizlice Yaratılan Kuvvet 8 Ağustos 1918 sabahı erkenden 420 İngiliz tankının, Amiens yakınındaki Alman hatlarını kaplıyan sis tabakasını yırtarak, savunma hattını kırması ve siperleri ele geçirmesi Almanlar üzerinde şok tesiri yapmıştı. Bu şokun nedeni siperlerin ele geçmesinden de öteydi. Alman Genel Kurmayının beynini sarsan bu darbe Alman piyadesini güç durumda bırakan ilk tank hücumu değildi. Daha önce İngiliz’lerin Cambrai’ye yaptıkları hücumda ve Mart-Temmuz 1918’de General Ludendorff’un giriştiği taarruz harekatında sık sık bu durum görülmüş ve Alrnan piyade saldırılarını püskürten İngiliz tankları başarılı karşı hücumlar yapmışlardı.

Ludendorff o Ağustos sabahına kadar tanklardan gelecek tehlikeyi dikkate almamış ye piyade hücumlarının etken olmasını sağlamak için, ağır top desteği kullanmayı uygun görmüştü; bu taktiğin Almanları çok defa başarıya ulaştırması, Ludendorff’un fikrini doğruluyordu. Alman ordusu geri çekilmiş ve askerlerin vahşi ve isyankar davranışı, artık Almanya’nın bu orduyla harbe devam edemiyeceğini göstermişti. 8 Ağustos’tan ‘Alman ordusunun kara günü’ olarak sözeden Ludendorff, Kaiser’i (*) harbin bitmesi gerektiğine ikna etmeye çalıştı. Ludendorff’- • Alman imparatoruna verilen ad. 9 un bu çabasından üç ay sonra, Versailles antlaşmasıyla, bir zamanlar Avrupa’nın en güçlü ordusuna sahip olan Almanya 100 000 kişiden fazla bir kuvvet tutmaktan ve bombardıman uçağı gibi taarruz silahlarına sahip olmaktan menedildi. Muharebe meydanlarında görülmeye başlanan bu iki üstün silaha sahip olmaktan menedilmek, Almanları tahrik etmek için yeterli bir sebep teşkil etmişti. Versailles antlaşmasiyle kaybedilen topraklarını, gururlarını ve ordularının yitirilen şerefini kazanmak, Almanların en büyük amacı olmuştu. Böylece, Almanya’da politik alanda milli hakimiyet taraftarı bir idare ve askeri alanda da Birinci Dünya savaşındaki başarısızlığı tekrarlatmıyacak yöntemlere doğru bir reform başladı. Birinci Dünya Harbini kaybetmelerinin en önemli nedenlerinden birinin tank olduğuna inanan: Alman’lar, sorunlarına muhtemel bir çözüm yolu olacağını düşünerek bu alanda çalışmalara başladılar. Daha çok atların ve insanların taşıma görevini yaptığı, tanklardan yoksun bu orduda, makinalaştırma taraftarı subaylar, çalışmalarını ancak teorik olarak yapabiliyorlardı. İleri görüşlü subaylar, kanun çerçevesi içinde motorlu taşıtlar hakkındaki ilgilerini eldeki pekaz sayıda motorlu taşıtları kullanıp, tankları olan yabancı orduları ziyaret ederek ve bu konu üzerinde bulabildikleri her yayını okuyarak arttırabiliyorlardı. Bunun yanı sıra inşa edilen biri ağır, diğeri hafif iki tank, İsveç ve Rusya’yla yapılan teknik mübadele programları ( *), gizlilik içinde yürütülen kanunsuz faaliyetlerdendi. • Kazan’daki Rus Eğitim Kampının kullanılması da bu programın bir kısmıydı. 10 1930’da Alman ordusu içinde teknik eğitim görmüş, aralarında albay Lutz, albay von Reichenau, binbaşı Guderian ve binbaşı Von Thoma’nın bulunduğu bir zırhlı birlikler taraftarı sınıf oluşmuştu. Bu subayların, bu konudaki bilgilerine kendi çalışmalarından çok diğer memleketlerde, özellikle İngiltere’de yapılan çalışmalar ve keşiflar kaynak olmuştu.

1927 – 1928 yıllarında İngiltere’de tanklar, zırhlı taşıtlar, top ve piyade taşıt araçlarından oluşan bir motorlu birlik kurulmuş ve bu birliğin talimleri sonucunda zırhlı birlikler kurma fikri daha da benimsenmifıti. Bu konutj,aki çalışmalar, daha sonra Almanca’ya çevrilen resmi bir kitapta yayınlandı. Bu akımın İngiltere’deki savunucuları ve ateşli taraftarları General Fuller ve Yüzbaşı Liddell Hart, zırhlı birliklerin ve bu birliklerin kullanacakları taktiklerin geleceğini çok parlak gördüklerini. genç nesUleri gayrete getirecek bir lisanla ifade ediyorlardı. Bu işin taraftarlannq_an bazıları ortaya yeni bir savaş tekniği doktrini koydular. Bu doktrini pek az insan Heinz Guderian kadar iyi anlamıştı. Guderian, bu konudaki düşüncelerini 1929’da şöyle ifade ediyordu: · ” … Kendi başlarına veya piyadeyle birlikte görev yapan tanklar hiç bir zaman hakettikleri önemi kazanamazlar. Tarihi çalışmalarım, İngiltere’deki talim· ler ve bizim modeller Üzerindeki tecrübelerimiz, tankları desteklemesi gereken diğer sllahların gerek sürat, gerekse arazi performansı balnmın· dan onların standardına eriştirilmesi gerektiğini ortaya koyuyordu. Aksi davranış onları tamamen faydasız hale sokabilirdi. Oysa bir silihlaıuııa dü· 12 zeni içinde, tank en ön planda gelmeli, diğer .bü· tün silahlar ise tanka yardımcı olmalıdırlar.” Bu fikir sadece İngiliz Kraliyet Tank birlikleri tarafından benimsenmiş, İngiliz . Ordusu’nun diğer kısımlarında, Fransız, .Rus ve bütün ar-. dularda, Birinci Dünya Harbinde olduğu gibi, tank yine piyade kuvvetlerinden sonra ikinci planda bırakılmıştı.

Alman Ordusu’nda, Guderian’­ ın hayallerinin gerçekleşmesi ancak politik karışıklıklar ve tankın kudretini ortaya koyan gösterilerden sonra olmuştu. 193l’de İngiliz Kraliyet tank birliklerinin Tuğgeneral Broad komutasında yaptıkları bir tatbi· katta, ilk defa zırhlı birliklerde radyo kontrolu kullanılmış ve böylece bir tek insanın bütün. birliklere dolaysız olarak komuta etmesi olanağı ortaya çıkmıştı. Cephenin ön saflarında,. irtibatın en kısa zamanda sağlanabilmesi olanağı silahların en etken bir şekilde işbirliği yapmalarını sağlayacak, dolayısıyle birliklerin savaş gücünü arttıracaktı .

.

PDF Kitap İndir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir