Kategori: Roman

Postacı – David Brin

1950 yılında doğdu. Astroϐizik dalında doktora derecesi vardır ve NASA’da danışmanlık yapmasının yanı sıra üniversitede fizik profesörü olarak çalışmaktadır. BK romanları yazmaya 1980 yılında başladı, ilk romanı olan Sundiver (Güneşe Dalan) aynı yıl yayınlandı. Bu roman aynı zamanda bugün beş kitaba ulaşmış olan Uplifl (Kalkındırma) dizisinin ilk kitabıdır. Daha sonra bu diziden sırasıyla Staıiide Rising […]

Honoré de Balzac – Pierrette

1827 Ekim’inde, bir gündoğumunda, kıyafetine bakıp modern bir terimle ve küstahça proleter diye adlandırılabilecek on altı yaşlarında bir genç, aşağı Provins’deki küçük bir meydanda durdu. Bu saatte, büyük bir kare oluşturan bu meydanda çeşitli evleri kimseye görünmeden inceleyebilirdi. Provins ırmakları üstüne oturtulmuş değirmenler çalışmaya başlamışlardı bile. Bunların yukarı kentteki yankılarıyla yinelenen, sabahın serin, temiz havası […]

Pierre Loti – Doğudaki Hayalet

Pierre Loti, yapıtlarının yanı sıra, çok renkli yaşamı ve kişiliğiyle de özellikle yaşadığı dönemde ilgi odağı olmuş ender yazarlardan biri. Gazetelerde, dergilerde resimleri basılan, hakkında türlü çeşitli, doğru yanlış sürekli haberler, yazılar çıkan bir ünlü; öyle ki 1903-1905 yılları arasında Vatour gemisinin komutanlığını yaptığı zamanlar İstanbullu hanımlar onu izletmek için özel hafiyeler tutmuşlar. Bugün için […]

Pierre Boulle – Maymunlar Gezegeni – Uzay Serisi 7

Jinn ve Phyllis, uzay denizinde, meskûn gezegenlerden uzaklarda dolaşarak rahat bir tatil geçiriyorlardı. O günlerde gezegenler arası olduğu kadar, yıldızlar arası yolculuklar da günlük olaylardandı. Roket uzay gemileri Sirius’a turist getiriyor veya bankerleri, Arcturus ve Alderban’a mal takası yapmak üzere götürüyordu. Jinn ve Phyllis varlıklı ve işi gücü olmayan bir çift oldukları için kendi âlemlerine […]

Philippa Gregory – Boleyn Kızı

Boğuk davul seslerini duyabiliyordum. Önümde dikilen kadın görüş alanımı tamamen kapatarak idam sehpasını görmemi engelliyordu. Tek seçebildiğim, kadının korsesinin bağcıklarıydı. Saraya geleli bir seneden fazla olmuştu ve yüzlerce şenliğe katılmıştım ama bu tür bir şenliğe ilk katılışımdı. Bir adım yana kayıp boynumu uzattığımda, mahkûmun ona eşlik eden papazla birlikte yavaş adımlarla Kule’den yeşilliklere, kendisini bekleyen […]

Gene Deweese – Barış Koruyucuları

“Bu tam bir yaban kazı avıydı, Bir Numara, ama itiraf etmeliyim ki, beni hiç rahatsız etmedi.” Aslında Kaptan JeanLuc Picard oldukça memnun görünüyordu. Konforlu koltuğunda arkasına yaslanarak otururken, genellikle oldukça sert çizgilere sahip olan yüzünde hafif bir gülümseme vardı. Ana ekranda, en yakın Yıldız Üssüne doğru Warp1 hızıyla ilerleyen Atılgan’ın yanından kayıp giden yıldızlar görünüyordu. […]

Gena Showalter – Kördüğüm

Gerçek insanlara: Victoria, Riley, Haden, Seth, Chloe, Nathan, Meagan, Parks, Lauren, Stephanie, Brianna ve Britanny. Hepinizi çok seviyorum. Karakterlerinizden her an kuyruk ve boynuz uzayabileceğini sakın unutmayın… Jill Monroe’ya. Sana kömür yolladım sen de elmasları keşfettin. Bu kitap sen olmasan gerçeğe dönüşmezdi. Aynısı benim için de geçerli. O yüzden söylüyorum işte: Seni seviyorum. Ve evet […]

Philip Roth – Sokaktaki Adam

Köhne kabristandaki mezarın çevresinde, enerjisini ve özgünlüğünü hatırlayan, kızı Nancy’ye onunla birlikte çalışmanın ne kadar zevkli olduğunu söyleyen, New York’tan eski reklamcı meslektaşları vardı. Ayrıca 2001 yılının Şükran Günü’nden bu yana yaşadığı, Jersey Kıyısı’ndaki bir emekliler köyü olan Starfish Sahili’nden arabayla gelenler de olmuştu –yakınlarda resim dersleri vermeye başladığı ihtiyarlardı bunlar. Bir de çalkantılı ilk […]

Philip Pullman – Karanlık Cevher #3 – Kehribar Dürbün

… derin mağaralardan gelen yaratıklar, uyuyan kıza baktılar… •William Blake• Ormangülü fundalıklarının gölgelediği bir vadide, karın başladığı yerin yakınında, erimiş kar sularının süt beyazı çalkalandığı ve devasa çamların arasında kumruların, ketenkuşlarının uçuştuğu yerde, yukarıda sarp kayalıklar ve aşağıda kıpırtısız, ağır yapraklarca yarı gizlenmiş bir mağara vardı. Orman seslerle doluydu: kayaların arasında akan dere, çam dallarındaki […]

Philip Pullman – Karanlık Cevher #2 – Keskin Bıçak

Kedi ve Gürgen Ağacı Will annesinin elini çekiştirip, “Hadi gel, hadi…” dedi. Ama annesi geride durdu. Hâlâ korkuyordu. Will, akşam ışığında dar sokağın bir altına, bir üstüne, evlerden oluşan taraçaya baktı; evlerin her biri minik birer bahçe ve dikdörtgen bir çitle çevrilmişti ve pencerelerinin bir yanı güneşli, öbür yanın gölgeliydi. Fazla vakit yoktu. İnsanlar şu […]

Philip Pullman – Karanlık Cevher #1 – Kuzey Işıkları

Bu vahşi çukura, Tabiatın rahmine ve belki mezarına, Denizin değil, ne de kıyının, havanın, ateşin, Ama yüklü illetlerinde birbirine girmiştir Bütün bunlar ve bu yüzden savaşmak zorundadırlar hep, Kadir yaratıcı düzenlemedikçe onları Bu karanlık cevherini’ başka dünyalar yaratmak için, İşte bu vahşi çukura ifrit sakınarak Cehennemin kıyısında durup bir baktı, Geldiği yolu tartarak… John Milton: […]

Philip K. Dick & Isaac Asimov – Gizli Göz

Esrarengiz şeylerle karşılaşanlar tarafından anlatılan başdöndürücü olaylara hazır olun! Isaac Asimov’un “Çalan Çan”ı, takipten kurtulmayı esrarengiz bir şekilde beceren bir Ay katiliyle, sonunda onu alaşağı edebilecek uzmanlığa sahip olan bir bilim adamının özelliklerini çizer. Donald Westlake’in “Kazananın da, uğursuz bir gelecekte, çok değişik bir suçlunun, “gardiyan” adı verilen çirkin bir düzeltici aletle çarpışmasına şahit olacaksınız. […]

Philip K. Dick – Yüksek Şatodaki Adam

BAY CHILDAN bir haftadır endişeyle postanın yolunu gözlüyordu. Ama Rocky Dağları Devletleri’nden beklediği değerli kargo hâlâ gelmemişti. Cuma sabahı dükkânını açarken yerde, kapıdaki dar ve uzun posta açıklığının önünde yalnızca mektupların durduğunu görünce, müşterim çok kızacak, diye düşündü. Kendisine duvardaki beş sentlik makineden hazır çay koyduktan sonra eline bir süpürge aldı ve ortalığı süpürmeye başladı; […]

Philip K. Dick – Yaratılan Dünya

SIĞINAĞIN ISI DERECESİ, 99 Fahrenhaytla 101 Fahrenhayt derecesi arasında değişiyordu. Havadaki rutubet gözle görülebilecek kadar yoğundu. Her yerde sıcak su kaynakları vardı. Yer, ağır maden tortularıyla kaplıydı ve çamurlu gibi kaygandı. Islak kayaların üzerleri yosun ve mantar kaplıydı. Bu sığınağın bir dölyatağı modeli olduğunu söylenirdi. Benzerliği inkâr edilemezdi ve şimdiye kadar da kimse inkâr etmemişti. […]

Philip K. Dick – Vulcan’ın Çekici

Arthur Pitt güruhun farkına Birlik binasından çıkar çıkmaz, daha caddeyi geçerken vardı. Köşede arabasının yanında durdu ve bir sigara yaktı. Evrak çantasını sıkı sıkı tutarak arabasını açarken, kalabalığı inceledi. Elli-altmış kişiydiler: Kasaba halkı, işçiler, küçük esnaf, metal çerçeveli gözlüklü memurlar. Tamirciler ve kamyon şoförleri, çiftçiler, ev kadınları, beyaz önlüklü bir bakkal. Her zamankiler – hep […]

Philip K. Dick – Uzayda Suikast

Bazı olaylar bildiriliyordu. 2203 yılının Mayıs ayı başlarında, haber makineleri İsveç üzerinde beyaz kargaların uçuştuğu olayını heyecanla yayınlıyordu. Sistemin temel endüstriyel mihveri olan Oiseau-Lyre Hill’in yarısı açıklanması mümkün olmayan birtakım yangınlarla tahrip oluyordu. Marstaki işçi-kampı tesislerinin çevresine niteliği belirsiz, küçük, yuvarlak taşlar düşüyordu. Dokuz-Gezegen Federasyonu Direktörlüğü Merkezi Batavia’da iki başlı bir Jersey danası dünyaya gelmişti. […]