Kategori: İdeoloji

Can Başkent – Türkiye’de Anarşist Düşünce Tarihi -1- Kara Dergisi Seçkisi

Propaganda Yayınları olarak Kara Dergisi’ni canlandırmaktan, yarattığı entelektüel ve devrimci mirası gündeme getirmekten büyük gurur duyuyoruz. Ekim 1986’da çıkan ilk sayısıyla, Kara dergisi liberter ve anarşist düşüncenin bu topraklardaki tarihi açısından büyük, hem de çok büyük bir aşamadır. Kara’nın önemini anlamak için her şeyden önce derginin yayınlandığı darbe sonrası dönemi anımsamak yeterli olacaktır. 1986 yıllarında, […]

Can Başkent – Türkiye’de Anarşist Düşünce Tarihi -2- Efendisiz Dergisi Seçkisi

Efendisiz, Türkiye’de yayınlanan anarşist dergilerin belki de en az bilinenidir. Her ne kadar yıllar sonra, apayrı bir grup tarafından (sürekli adı kendisiyle karıştırılan) ‘Efendisizler’ adlı bir dergi çıkarılmış olsa da, 1980‘lerin Efendisiz’i az bilinir bir dergi olarak kalmıştır. Kasım 1988’den Ekim 1989’a dek geçen süreci kapsayan altı sayılık ömrüne, Efendisiz, küçücük puntolarla bir çok yazı […]

Can Başkent – Türkiye’de Anarşist Düşünce Tarihi -3- Ateş Hırsızı Dergisi Seçkisi

Ateş Hırsızı, anarşizmin Türkiye’deki yolculuğunda iki açıdan büyük önem taşır. İlk sayısının 1992 yılının aralık ayında, 10. ve son sayısının ise Nisan 1999’da yayınlanmasıyla, Ateş Hırsızı, kendisinden sonraki anarşist dergi geleneğinde, acısıyla tatlıyısla, belirleyici olmuştur. Dikkat edilirse ve daha önce yayınladığımız Kara ve Efendisiz dergileri seçkileriyle karşılaştırılırsa fark edilir; Kara ve Efendisiz ihmal edilebilecek aksamalara […]

Can Başkent – Türkiye’de Anarşist Düşünce Tarihi -5- Apolitika Dergisi Seçkisi

Apolitika dergisinin gönlümde apayrı bir yeri var. Öncelikle, ilk anarşizm tedrisatımı ilk aldığım dergi Apolitika’dır. İkincisi, Apolitika’nın üslubu bana anarşist kuramın, bir çok diğer kuramsal bombardımanın yaşandığı siyasette, sıkıcı olmadığını öğretmiştir. Belki bu nedenlerle, bu cildi nispeten uzun tutmaktan gocunmadık. Apolitika, kısacık yayın hayatında, dolu dolu yayınladığı yedi sayısıyla, anarşizmin biraz ciddi, biraz da entelektüel […]

Can Başkent – Türkiye’de Anarşist Düşünce Tarihi -4- Amargi Dergisi Seçkisi

Amargi dergisini düşündüğümde, aklıma ilk gelen sözcük polemik oluyor. Belki İnternet’in yarattığı şımarık ve küstah iletişim kültürünün oluşumundan çok önceleri yayınlanmış olmasındandır, ben bu polemikleri ve tartışmaları oldukça faydalı ve olumlu bulmuşumdur hep. Ateşli, kimi zaman saldırgan ve ironik ve biraz küstah ve ukala, kimi zaman şevkatli bir ton barındıran bu tartışmalar, bana sorarsanız, bugün […]

Bülent Ecevit – Demokratik Sol

Halk İSMAİL CEM – Efendim, önce “halk” kavramı üzerinde durmak istiyorum. Halk deyiminin sizin inançlarınızda ve halkın sizi nitelemesinde önemli bir yeri var. “Halkçı Ecevit” deniyor. “Halk” kavramını ve anlayışınızı açıklar mısınız? Halk Kavramı;  BÜLENT ECEVİT – Bir kere halk ve millet kavramları üzerinde çok genel anlamda durmak isterim. Millet daha çok siyasal bir kavramdır. […]

J. D. Bernal – Marksizm ve Bilim

Birkaç hafta önce Afrika’nın Batı kıyısından seçkin bir şairi Marx’ın Highgate’deki mezarını ziyarete götürmüştüm. İkimiz orada, o sade anıtın yanında öylece beklerken, burada yatan adamın bütün dünyanın her köşesinde nasıl tanındığını, ona ne büyük bir saygı ve hayranlık duyulduğunu düşündüm. Özel bir ilgi gösterdiği ekonomi ve politikada olduğu kadar doğa bilimlerinde ve insan düşüncesinin her […]

İsmet Özel – Neyi Kaybettiğini Hatırla

Türkiye’de yaşayan biz insanlar ne durumda olduğumuzu biliyor muyuz? Daha da ötede “ne durumda olduğumuz” konusunda kaygılanıp kaygılanmadığımız bir soru olarak önümüzde mi? Elbet bazı dertlerimiz, halline uğraştığımız birçok işimiz var. Hoşnutluk veya rahatsızlık hissine kapıldığımız birçok durumla içiçeyiz. Ama bana öyle geliyor ki, bunların, yani dertlerimizin ve halletmek istediğimiz işlerin mahiyeti daha az kaygılandırır […]

İsmail Cem – Engeller ve Çözümler

Sosyal Demokratlar olarak, geriye çekilmemiz mümkün değil; bulunduğumuz mevzilerde direnmenin, ardından başlatacağımız gelişmeyle iktidara yürümenin günlerindeyiz. Toplum olarak kendi tarihimizi bizzat kendimizin yazması için, kendi kaderimizi kendimizin belirlemesi için başka çözümümüz yok… Türk solu, bizi yarını olmayan seçim başarılarına, kısacık bir süre pırıldadıktan sonra batıveren güneşlere alıştırdı. Ve bunlardan hafızalarımızda geri kalan, köklü bir iktidarsızlık […]

Immanuel Wallerstein – Tarihsel Kapitalizm

Kapitalizm her şeyden önce tarihsel bir toplumsal sistemdir. Kapitalizmin kökenlerini, işleyişini ya da yürürlükteki perspektiflerini anlamak için, var olan gerçekliğine bakmamız gerekir. Kuşkusuz, bu gerçekliği bir dizi soyut önermeyle özetlemeye girişebiliriz, ancak, bu gibi soyutlamaları gerçekliğin değerlendirilmesinde ve sınıflandırılmasında kullanmak aptallık olur. Bu nedenle, böyle yapmak yerine, kapitalizmin pratikte fiilen nasıl olduğunu, sistem olarak nasıl […]

Immanuel Wallerstein – Liberalizmden Sonra

BERLİN DUVARI’nın yıkılışı ve sonrasında SSCB’nin dağılışı, Komünizmler’in ve modern dünyada ideolojik bir güç olarak Marksizm-Leninizm’in çöküşü olarak kutlandı. Kuşkusuz bu doğru. Bu olaylar, bir ideoloji olarak liberalizmin nihai zaferi olarak da kutlandı. Bu, gerçekliğin tamamen yanlış algılanmasıdır. Tam aksine, aynı olaylar daha da büyük ölçüde liberalizmin çöküşünü ve “liberalizm sonrası” dünyaya kesin olarak girişimizi […]

İlhan Akdere – Marksizmde Temel Kavramlar

İşçi sınıfı, değiştirmek ve emeğe göre örgütlenmiş olarak yeniden kurmak istediği dünyanın bugünkü durumunu anlamak, değiştirilmesinin koşullarını ve imkanlarını görebilmek için her şeyden önce dünyaya “materyalist açıdan” bakmasını öğrenmelidir. Bu yüzden, yaşadığımız toplumu değiştirmeye girişirken, toplumun hareketinin nasıl kavranacağını, sınıfın örgütlü eyleminin yöneleceği temellerin neler olduğunu görmemiz gerekir. İlk bakışta toplumların hayatı, sayısız olay ve […]

Binan Akyuz – Etekli Iktidar

Kadın erkek ilişkilerinde son durum, lafı biraz uzatıyor. Aslında daha net “Feminizm ilişkileri nereye getirdi?” diye sorulabilirdi… Bakın, dünyada hızla patlayan eşcinsel ilişkilerin akında Feminizm yatıyor.. Erkekçe’yi çıkardığım yıllardan başlayarak yakından izledim, gelişmeleri. Feminizm, “Kadın hakları, özgürlüğü ve eşitliği” diye ortaya çıktı. Bu çıkışı iki buluş destekledi: Vibratör ve doğum kontrol hapları.. Feministler “Orgazm hakları”nı […]

Bertell Ollman – Yabancılaşma

“Marksizm” özünde Marx’ın kapitalizm yorumu; toplumumuzun nasıl işlediği, nasıl gelişmiş ve nereye yönelmiş olduğu hakkındaki incelemesinin tamamlanmamış sonuçlarıdır. Marx’ın çalışmalarında ilgilendiği öncelikli konular, birbirleriyle ilişkileri içinde insanlar ile bu insanların ürünleri ve eylemleridir. Bunlar, sınıf mücadelesinin her iki cephesinde savaş veren, emek güçlerini satan ve bu gücü satın alan insanlardır. Marx, bulgularını genellikle üretim tarzı, […]

Berna Moran – Edebiyat Kuramları ve Eleştiri (1)

Bu kitabın ilk baskısının çıktığı tarihten bu yana sekiz yıl geçmiş. Bu zaman süresince gözüme çarpan eksiklikleri gidermek için bazı bahisleri yeniden yazmak ve yeni bazı bahisler eklemek gereğini duydum. Kitabın yazıldığı yıllarda, edebiyatta yapısalcılık Fransa’nın sınırlarını aşmış değildi, daha sonra diğer ülkelere de atlıyarak yaygınlaştı. Bundan ötürü bu yeni baskıda yapısalcılığa kısa bir bölüm […]

Ben Fine, Alfredo Saad-Filho – Marx’ın Kapitali

Kitabımdaki en canalıcı noktalar şunlar: 1) Kullanım–değeri ya da değişim–değeriyle ifade edilişine göre emeğin ikili karakteri … 2) Artı–değerin, kâr, faiz, rant, vb. gibi özel biçimlerinden bağımsız olarak tahlili. Modern toplumdaki sınıfların ya da bunlar arasındaki savaşımın varlığını keşfetmiş olma onuru bana ait değildir. Burjuva tarihçileri bu sınıf savaşımının tarihsel gelişimini, burjuva iktisatçılar da sınıfların […]