Isaac Asimov – Vakıf Dizisi #1 – Vakıf (İthaki)

Adı Gaal Dornick’ti ve Trantor’u daha önce hiç görmemiş olan sıradan bir taşra delikanlısıydı… daha doğrusu, gerçek hayatta hiç görmemişti. Çünkü onu hipervideoda defalarca görmüş, zaman zaman da –örneğin bir İmparatorluk Taç Giyme Töreni’ni veya Galaktik Konsey’in açılışını konu alan üç boyutlu haber bültenlerinde– devasa ekranlardan izlemişti. Mavi Akıntı’nın en uç kısmındaki yıldızlardan birinin yörüngesinde […]

Isaac Asimov – Vakıf #7 – Vakıf İleri (Erişilemez İmparatorluk)

Yugo Amaryl, “Sana tekrar söylüyorum, Harry,” dedi. “Dostun Demerzel’in başı iyice belada.” ‘Dostun’ sözcüğünü hafifçe vurgularken sesinde çok belirgin bir hoşnutsuzluk vardı. Hari Seldon onun sesindeki öfkeyi farkettiyse de aldırmazlıktan geldi. Tri-kompüterinden başını kaldırarak, “Ben de sana tekrar söylüyorum, Yugo,” diye cevap verdi. “Saçma bu.” Sonra oldukça hafif bir sertlikle ekledi. “Neden ısrarlarınla zamanımı alıyorsun?” […]

Brandon Sanderson – Elanrtis

ELANTRİS bir zamanlar güzeldi. Tanrıların şehri denirdi; güç, ışık ve büyünün yeri… Ziyaretçiler, taşların bile içlerinde ışık varmışçasına parladığını ve şehrin akıl almaz mucizelerle dolu olduğunu söylerdi. Geceleri Elantris kocaman gümüş bir ateş gibi parlar ve çok uzaklardan bile görülebilirdi. Ancak Elantris ne kadar muhteşem olursa olsun, sakinleri daha da muhteşemdi. Saçları parlak beyaz, derileri […]

Isaac Asimov – Vakıf #6 – Vakıf Kurulurken (İmparatorluk Kurulurken)

Cleon esnemeye çalışarak, “Demerzel,” dedi. “Sen hiç Hari Seldon adında birinden söz edildiğini duydun mu?” İmparator tahta çıkalı on yıl kadar olmuştu. Resmi törenlerde gerekli haşmetli tavır ve kılıklara büründüğü zaman etkileyici oluyordu. Meselâ, arkasındaki duvarın oyuğuna yerleştirilmiş olan hologramında pek görkemli gözüküyordu. Bu üç boyutlu resim, atalarının holograflarının bulunduğu diğer bölmeleri gölgede bırakacak biçimde […]

Isaac Asimov – Vakıf #5 Vakıf ve Dünya

“Niçin yaptım bunu?” diye Golan Trevize kendi kendine sordu. Bu yeni bir soru değildi. Gaia’ya geldikten sonra bu soruyu sık sık sormuştu. Gecenin hoş serinliğinde uykusundan uyandığında kafasında küçük bir davul sesi gibi sessizce gümbürdeyen hep aynı soruydu: “Niçin yaptım bunu? Niçin yaptım bunu?” Şimdi ilk kez bu soruyu Gaia’lı, yaşlı Dom’a sorabildi. Dom, bu […]

Isaac Asimov – Vakıf #4 Vakıf’ın Sınırı (Galaksi Çöküyor)

Golan Trevize, Seldon Sarayının önündeki geniş basamaklarda durmuş, güneşte ışıldayan kente bakıyordu. “Tabii inanmıyorum!” Terminus suyun toprağa or Seldon’un dönüşünde bulunabilmek için birer davetiye koparmış olan sosyetik tiplere de aldırmıyordu. (Daha doğrusu Seldon’un hayalinin yeniden belirmesine tanık olmuşlardı.) Hepsi de gülüşüp konuşarak basamaklardan iniyorlardı. Seldon’un takdirini kazanmışçasına mutluydular. Trevize kımıldamıyor, kalabalık dalga dalga yanından akıp […]

Isaac Asimov – Vakıf #3 İkinci Vakıf (Gizli Tanrılar)

KATIR: Birinci Vakfın çöküşünden sonra Katır rejiminin yapıcı özellikleri şekillendi. Birinci Galaksi İmparatorluğunun tümüyle yıkılmasından sonra Katır ilk kez uzayın önemli bir bölümünü birleştirmeyi başardı. Genişlik bakımından gerçekten büyük bir imparatorluktan farksızdı bu. Çökmüş olan Birinci Vakfın ticari imparatorluğu, birbirlerine sıkıca bağlı olmayan, çeşitli topluluklardan oluşmuştu. Psikotarihsel kehanetlerin gözle görülmeyen desteğine karşın durum böyleydi. Birinci […]

Isaac Asimov – Vakıf #2 Vakıf ve İmparatorluk (Altın Galaksi)

BEL RIOSE… Riose kısa süren meslek yaşamında “Emperyallerin Sonuncusu” unvanını kazandı. Bunu hak da etmişti. Riose’nin kampanyaları incelendiğinde, strateji yeteneği bakımından Puerifoy’den farksız olduğu görülür. Belki de Riose adamlarını yönetme açısından Puerifoy’dan da üstündü. Galaksi Generalinin İmparatorluğun çökmeye başladığı günlerde dünyaya gelmesi, bir fatih olarak Puerifoy’un rekorunu kırmasını hemen hemen imkânsızlaştırdı. Ancak Vâkıfın karşısına dikildiği […]

Isaac Asimov – Vakıf #1 Vakıf (İmparatorluk)

PSİKO-TARİH UZMANLARI – HARI SELDON – …Galaksi Çağının 11 988’inci yılında doğmuş ve 12 069’da ölmüştür. Genellikle bu tarihler yerine şimdi kullanılan Vakıf Çağına uygun yıllar verilmektedir: 79 -1 V.Ç. gibi. Arcturus Bölümünde Helicon’da dünyaya gelmiş olan Hari Seldon, orta tabakadan bir ailenin oğludur. (Doğruluğu kuşku götürür bir efsaneye göre, babası bu gezegenin hidroponik seralarında […]

Isaac Asimov – Üç Robot Yasası

Keith Harriman doğru karar verdiğinden pek de emin değildi. Uzman, on iki yıldan beri Amerika Birleşik Devletleri Robotlar ve Makine Adamlar Şirketinin Araştırma Bölümü Başkanlığını yapıyordu. Harriman soluk renkli, dolgun dudaklarını yaladı. Ulu Susan Calvin’in yukarıdan kendisine gülümsemeden bakan hologramı Harriman’a hiç bu kadar sert gözükmemişti. Genellikle, gelmiş geçmiş en büyük robot uzmanı sayılan Susan […]

Isaac Asimov – Uzayın Bekçileri

Bir gezegen sonunda ölmeye mahkûmdur. Çevresinde döndüğü güneşi patladığı için çabuk bir ölüm olabilir. Ya da güneşi zayıfladığı ve okyanusları buz tuttuğu için yavaş yavaş ölür. İkinci durumda zeki yaratıkların yaşama şansı vardır. Bu canlılar yaşamak için dışa açılırlar. Yani uzaya. Soğumaya başlayan güneşe daha yakın bir gezegene giderler. Ya da başka bir güneşin çevresinde […]

Isaac Asimov – Sonsuzluğun Sonu

Andrew Harlan büyük bir tencereyi andıran madeni araca girdi. Araç, yukarıya doğru uzanan, Harlan’ın başı üzerinde yaklaşık iki metre kadar yükseklikteki garip görünüşlü bir sis tabakası içinde kaybolan çubuklardan meydana gelen dikey şafta, serbest bir biçimde yerleştirilmişti ve kenarları yuvarlaktı. Birtakım düğmelere bastı ve hareket manivelasını yavaşça çekti. Araç hareket etmedi. Aslında Harlan da bilinen […]

Isaac Asimov – Son Soru

Son soru ilk kez 21 Mayıs 2016’da insanlık ışığa henüz yeni adım attığında soruldu. Sorulma nedeni beş dolarlık bir bahisti. Şöyle oldu: Alexander Adell ve Bertram Lupov, Multivac’ın iki sadık teknisyeniydi. Dev bilgisayarın soğuk, tıkırdayan, ışıkları yanıp sönen yüzünün arkasında ne olduğunu bir insan ne kadar bilebilirse, onlar da o kadarını biliyorlardı. Hiç olmazsa artık […]

Isaac Asimov – Robot #4 Kurtarıcı

Gladia, çim alandaki şezlongun fazla nemli olup olmadığına baktıktan sonra oturdu. Kontrollere bir dokunuşuyla şezlong yan yatarcasına oturmasını sağlayacak bir biçime girdi. Diğer bir düğme ise dia-manyetik alanı çalıştırdı ve Gladia her zaman olduğu gibi birdenbire çok rahat hissetti kendisini. Tabii. Aslında şimdi şezlonga kaplanmış olan kumaşın bir santim yukarısında, havada duruyordu. Sıcak ve güzel […]

Isaac Asimov – Robot #3 Şafağın Robotları

Elijah Baley kendisini bir ağacın gölgesine atarak, böyle olacağını biliyordum zaten, diye homurdandı kendi kendine. Terliyorum işte. Durdu. Doğrularak elinin tersiyle alnındaki terleri sildi. Sonra da elinin üzerine bulaşan sıvıya aksi aksi baktı. Terlemekten nefret ediyorum! Bunu belirli bir kimseye söylememiş, kozmik bir yasa gibi açıklamıştı. Baley bir şeyi hem gerekli ve hem de hoş […]

Isaac Asimov – Robot #2 Güneşin Tanrıları

Elijah Baley paniğe kapılmamak için inatla savaşıyordu. Korkusu iki hafta boyunca gitgide artmıştı. Aslında daha önce kapılmıştı korkuya. Onu Washington’a çağırarak sakin sakin kendisine yeni bir görev verileceğini açıkladıkları zaman. Zaten Washington’a çağrılmak bile insanı sarsmak için yeterliydi. Üstelik ayrıntılar açıklanmamış, sadece Baley’e Washington’a gelmesi emredilmiş ve emirle birlikte uçağa binmesi için gidiş dönüş izinleri […]