Muhyiddin İbn Arabi – Fena Risalesi

Müşahedede “fenâ” risâlesi (Kitâbü’l-Fenâ fi’l-müşâhede) eş-Şeyhü’l-Ekber İbn Arabî’nin çok sayıdaki küçük risâlelerinden biridir. Müellifin, bu tür risâleleri çoğu kez onun büyük eserlerinin âdeta dışında yer alır; işte, bu risâlenin durumu da tam olarak böyledir. Bu risâle yazarın baş eseri olarak Fütûhât’a açıkça kaynak teşkil etmiştir; Fütûhât’ın kompozisyonu onun hayatının Ortadoğu’da geçen kısmının tümünü kapsar. 1Kitabü’l-fenâ’nın […]

Isaac Asimov – Dünya Hepimize Yeter

Dr. Arnold Potterley, İlkçağ tarihi profesörüydü. Bu durumun tek başına bir tehlikesi yoktu. Düşlerin ötesindeki dünyayı değiştiren şey ise, Dr. Potterley’in tam bir ilkçağ tarihi profesörüne benzemesi gerçeğiydi. Eğer Dr. Potterley iri ve köşeli bir çeneye, şimşek gibi parlayan gözlere, kartal gagası gibi bir bur. na ve geniş omuzlara sahip olsaydı, kronoskopi bölümü başkanı Thaddeus […]

İstanbul Anıları 1897-1940 – Hagop Mıntzuri

Okuyacağınız anıların yazarı, bir Anadolu insanı, İstanbul gurbetçisiydi.Yüzyıla yaklaşan ömrünün ilk çeyreğinde yaşadıklarını özlemle anarak İstanbul’daki yalnızlığında avuntu buldu. Gözlemlerini, duyumsamalarını,anılarını mütemadiyen yazdı. Fakat yazar kimliğiyle ortaya çıkmaktan kaçındı. Öykülerinin bir azınlık cemaati arasında okunmasını yeterli gördü. Türkçe’ye çevrilen anılarının ölümünden on beş yıl sonra yayınlanması, bir bakıma Mıntzuri’nin Türkiye’de ilk kez ortaya çıkışıdır. İstanbul […]

Işıl Parlakyıldız – Köle

Hayal ettiğin kadardır her şey. Saray odasının kapısı gürültüyle açıldığında genç kız saygıyla eğildi. Kraliçe ve nedimeleri yüzlerinde yine aynı aşağılayıcı bakışlarla içeri doluştular. Kimi elbisesinin kıvrımını düzeltirken kimi kendinden bir o kadar emin kibrini koruyordu. Yüzlerindeki aynı elden çıktığı belli olan makyajın sadece tonları farklıydı. Nedimelerin hepsi kumral ya da esmer kızlardı. Kraliçenin yanında […]

Boris Vian – Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır

Boris Vian “Amerikanca’dan çeviri” bir ikinci roman yazdığında Vernon Sullivan adını kullanmaya başlayalı ancak altı ay oluyordu ve Mezarlannıza Tüküreceğim kitabı yazarından iyice söz ettirmeye başlamıştı. Bu ikinci roman yani Bütün Ölülerin Derileri Aynıdır için not defterine bir taslak düştüğü sayfa 23 Şubat 1947 tarihini taşır. O ayın 7’sinde, aşırı tutucu bir mimar olan Daniel […]

Boris Vian – Pornografi Üzerine

Boris Vian okurlan artk tanıyorlar onu. Düzen karşıtı (her yazar düzen karşıta değil elbette), nefretini, cinsel arzulannı, kadınlara bakışını, zeki ve ka^çırmışlan başanlı bir yazına tekniğiyle sunan edebiyatın sererisi. övmeyeni çok. Eh herkesin tarzı değil bu böyle çeki^eden düşlenmiş karakterleri ve kurgulan okumak. Utanmıyor söylüyor. Utanmıyor yazıyor. Utanmamak? Bir tür özgürleşmek değil mi yığınlarca gözden, […]

Boris Vian – Pekin’de Sonbahar

Pekin’de Sonbahar, okuru tüm canlılığıyla “yaşayan” Paris’ten uçsuz bucaksız bir yokyere, Egzopotamya çölüne doğru bir yolculuğa sürükleyen ve çölde başlamış anlamsız bir demiryolu inşa projesinin ortasına birçok başkarakterle birlikte bırakıveren kurgusuyla, her seferinde daha da şiddetlenerek yeniden patlayan coşkulu bir kahkaha gibi edebiyat alanında beliriverdiğinde, edebiyat çevreleri ve eleştirmenler bunun sürekli oluşum halinde bir yapıt […]

Boris Vian – Mezarlarınıza Tüküreceğim

Buckton’da beni kimse tanımıyordu. Clem, şehri bu yüzden seçmişti ve zaten korkudan altıma yapıyor olsam bile, daha yukarı, kuzeye doğru devam etmek için yeterince benzinim kalmamıştı. Ancak beş litre vardı… Cebimde Clem’in mektubuyla dolarlarımın dışında başka bir şey yoktu elimde. Valizime gelince, ondan hiç bahsetmeyelim; içindekiler beş para etmezdi. Ha unutuyordum; arabanın arka bagajında çocuğun […]

Boris Vian – Günlerin Köpüğü

Colin yıkanmasını bitirmişti. Banyodan çıkarken sadece bacakları ve gövdesini açıkta bırakan geniş buklet dokulu bir havluya sanılmıştı. Cam etajerden spreyini aldı ve açık renk saçlarına hoş kokulu yağı sıktı. Neşeli bir işçinin kayısı reçelinde çatalla açtığı yollar gibi, uzun kavuniçi ipeksi saçlarını amber tarağıyla perçemlere ayırdı. Colin tarağı yerine koydu ve tırnak makasını alarak bakışlarına […]

Boris Pasternak – Doktor Jivago

1890 yılında Moskova’da doğan ve şöhretinin zirvesine eriştiği 1960 yılında yine Moskova’da ölen Boris Pasternak’ın kuvvetli, sihirli bir nesir dili vardır. Bunu daha çocuk denecek yaşlarda şiir ve müzikle uğraşmağa başlamasında aramak gerekir. Öğrenimini Moskova Üniversitesinde tamamladı. Hukuk Fakültesinden mezun olduktan sonra Almanya’ya gitti. Orada felsefe doktorası yaptı. Babası Leonid Pasternak tanınmış bir ressam, annesi […]

Boris Pasternak – Doktor Jivago (YKY)

Yürüyor, yürüyor ve “Sonsuz Anı” ilahisini söylüyorlardı. Onlar sustuğunda adımları, atlar ve rüzgârın esintisi aynı melodiyi tekrarlıyordu sanki. Yoldan geçenler saygıyla selam durup çelenkleri sayıyor, haç çıkartıyordu. Meraklılar tören alayına katılıyor, “Kimin cenazesi?” diye soruyordu. “Jivago’nun” oluyordu yanıt. “Demek o adamın, ha. Şimdi anlaşıldı.” “Adamın değil, kadının.” “Olsun. Huzur içinde yatsın. Büyük bir tören.” O […]

Bohumil Hrabal – Sıkı Kontrol Edilen Trenler

Bohumil Hrabal 1914’te Brünn’de doğdu. Bugün yazar olarak Prag’da yaşamakta. Hukuk öğrenimini tamamladıktan sonra bir süre noter memuru olarak çalışmış, sonraları çok meslek değiştirmiştir. Sigorta prodüktörlüğü, demiryollarında memurluk, çelik fabrikasında bir görev ve tiyatroda memurluk bunlar arasındadır. Kısa ve uzun öykü türünde çok eser vermiş olan ünlü Çek yazarı Hrabal, en çok Yetişkinler İçin Dans […]

Bohumil Hrabal – Gürültülü Yalnızlık

Otuz beş yıldır atık kâğıt işinde çalışıyorum, bütün love story’m bu benim. Otuz beş yıldır kitapları ve atık kâğıtları presliyorum, otuz beş yıldır, ağır ağır, harflerin kirine pasına bulanıyorum, öyle ki ansiklopedilere benziyorum artık -bunca zamandır üç tonu bulmuştur preslediğim ansiklopediler. Hem taze ve serin hem de durgun suyla dolu bir testiyim ben, güzel düşüncelerden […]

Bodhidharma – Bodhidharmanın Zen Öğretisi

Budacılık Çin’e 2ooo yıl önce geldi. M.S. 65 yılında bir Budist topluluğunun Kiangsu Eyaletinin Konfüçyüs’ün memleketinden pek uzak olmayan kuzey bölgesinde kraliyet himayesinde yaşadığı bildirilmiştir ve muhtemelen ilk keşişler yüzlerce yıl önce buraya gelmişlerdi. O zamandan beri onbinlerce Hintli ve Orta Asyalı keşiş deniz ve kara yoluyla Çin’e yolculuk etti, fakat Buda’nın öğretilerini Çin’e getiren […]

Boccacio – Dekameron

Dekameron’dan bazı parçalar, özet olarak, evvelce türkçeye çevrilmiştir. Biz, eserin tamamını sunuyoruz. Bu tercümeden güttüğümüz amaç şudur: Dekameron, ortaçağın sonuna yaklaştığı devirde yazılmıştır. Eser, o devri anlatmaktadır. Bu, tam manasıyla bir düşme devridir. Beşeri sapıklıkların ön plânda olduğu, dinin, ahlâkın devletin bozulduğu, perişan bir devirdir. Bu devir anlaşılmalıdır ki, büyük Fatih’in İstanbul’u alarak dünyaya açtığı […]

Prokopius – Bizansın Gizli Tarihi

İmparatoriçe Teodora’yı İtalya’nın Ravenna kentindeki kilisenin duvarlarında mor bir giysi içinde görüyoruz yakın çevresiyle birlikte. Mor, Bizans imparatorlarının ve imparatoriçelerinin simgesi. Mor odada doğuyorlar, mor salonlarda tahta çıkıyorlar. Öldükten sonra mor lahitlere konuluyorlar. Yoksulluğun en alt düzeyinden gelmiş, sirklerde ve tiyatrolarda fırtınalı günler geçirmiş, aşkları ve oynaklığı ile ilgi toplamış, daha sonra İmparator İustinianos’un eşi […]