Friedrich Wilhelm Nietzsche – Ecco Homo ( Kişi Nasıl Kendisi Olur)

Bu yakında insanlığın karşısına, şimdiye dek ona yöneltilmiş en çetin istekle çıkacağımı göz önüne alarak, önce kim olduğumu söylemeyi gerekli buluyorum. Aslında bilinmeliydi bu: “Kimliğimi saklamış” değilim çünkü. Ama ödevimin büyüklüğü ile çağdaşlarımın küçüklüğü arasındaki oransızlık şuradan belli ki, beni işitmediler, görmediler bile. Ben kendime açtığım krediyle yaşıyorum; belki yaşadığım da bir önyargı yalnızca?… Yaşamadığıma […]

Friedrich Wilhelm Nietzsche – Dionysos Dithyrambosları

Nietzsche ya da Bir “Tuhaf Filozof” Evet, Friedrich Nietzsche (1844-1900) dendiğinde, hemen “tuhaf” bir filozof belirir düşüncelerimizde. Tuhaflıkları çeşit çeşittir. Ama en başta “sistemsizliği” ya da belki daha iyi bir deyişle “sistem düşmanlığı” gelir. Nietzsche’nin bu yönünü belki de en iyi anlatan Stefan Zweig olmuştur. Dünyanın Fikir Mimarları başlıklı denemeler kitabında Zweig, Nietzsche üzerine kaleme […]

Friedrich Wilhelm Nietzsche – Böyle Söyledi Zerdüşt

Zerdüşt otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü terk edip dağlara çıktı. Burada başını dinledi ve yalnızlığın tadına vardı ve on yıl boyunca da bundan usanmadı. Ne var ki sonunda dönüştü yüreği – ve bir sabah, tanyeri ağarırken kalktı ve güneşin karşısına geçip şöyle söyledi: “Ey sen büyük yıldız! Aydınlattıkların olmasaydı, ne olurdu mutluluğun? On yıl […]

Friedrich Wilhelm Nietzsche – Ahlakın Soykütüğü

Biz kendimizi bilmiyoruz, biz bilenler, biz kendimiz, kendimizi bilmiyoruz: iyi bir nedeni var bunun. Hiç aramadık kendimizi – nasıl olacak da bulacağız kendimizi günün birinde? Haklıydılar “hazineniz neredeyse, yüreğiniz de oradadır” demekle; bizim hazinemiz bilgimizin arı kovanlarının durduğu yerdedir. Oraya doğru yol alıyoruz hep, doğuştan kanatlı hayvanlar ve tinin balözü toplayan arıları olarak; yürekten önemsediğimiz […]

Friedrich Schiller – Hayaletgören

Anlatacağım öykü birçoklarına inanılmaz gelecekse de, olayların büyük bir kısmına bizzat gözlerimle şahit oldum. Bu anlatacaklarım, belli bir siyasi vakadan haberdar olan az sayıdaki kişiye –o da eğer bu sayfalar yayımlandığında hâlâ hayattalarsa– memnun olacakları bir açıklama getirecektir; böyle bir anahtar olmasa bile, diğer okurlarca da insan aklının kandırılma ve yolunu şaşırma öyküsüne bir katkı […]

Friedrich Wilhelm Nietzsche – Tan Kızıllığı

1-Bu kitapta bir “yeraltı çalışanını” bulacaksınız; burgulayan, kazan, toprağın altını oyan bir kimseyi. Onu ancak böyle bir dip çalışmasını görecek gözleriniz varsa görebilirsiniz: Işığın ve havanın her uzun süreli eksikliğiyle birlikte ortaya çıkan sıkıntı, kendini aşırı derecede göstermeden ne denli yavaş, ihtiyatlı ve yumuşak bir inatçılıkla ilerliyor o. Kendisinin bu karanlık işinden memnun olduğunu söyleyebilirsiniz. […]

Friedrich Wilhelm Nietzsche – Deccal

Bu kitap en azlarındır. Belki de onlardan hiçbiri yaşamıyor daha. Onlar, benim Zerdüşt’ümü anlayanlar olacaklar : kendimi, daha bugünden işitilecek kulaklar bulanlar ile nasıl karıştırabilirdim ki? Ancak öbürgündür benim olan. Kimileri öldükten sonra doğar. Kişinin beni anlamasının, hem de zorunlukla anlamasının koşulları, —bunları pek iyi bilirim. Benim yalnızca içtenliğime, tutkuma dayanabilmek için, düşünsel konularda katılık […]

Friedrich Wilhelm Nietzsche – Böyle Buyurdu Zerdüşt (İlgi)

Zerdüşt otuz yaşındayken yurdunu ve yurdunun gölünü bırakarak dağa çekildi. Orada on yıl boyunca bıkmadan, usanmadan ruhunu dinledi. Ama sonunda gönlünde bir değişiklik duydu. Bir gün tan kızıllığında kalktı, güneşin karşısına geçti ve ona şöyle seslendi: “Ey büyük yıldız, aydınlatacak bir şeyin olmasa yazgın ne olurdu? On yıl var ki buraya, mağarama çıkıyorsun. Eğer ben, […]

Friedrich Hayek – Kölelik Yolu

Pek az keşif fikirlerin şeceresini teşhir eden keşiflerden daha irkiticidir. Lord Acton İçinde yaşamakta olduğumuz hâdiseler tarih değildir. Bunların nasıl neticeler doğuracaklarım kestiremeyiz. Araya biraz mesafe girince, geçmiş hâdiselerin mânâsını takdir etmek ve doğurdukları neticeleri göz önüne getirmek mümkün olur. Fakat tarih cereyan etmekte olduğu sırada, bizim için henüz tarih değildir. Hâdiseler bizi meçhul bir […]

Friedrich Engels – Ütopik Sosyalizm ve Bilimsel Sosyalizm

ÖNÜNÜZDEKİ kitapçığın içeriğim kapsayan sayfalar, Friedrich Engels’in en yeni yapıtı Die Umwälzung der Wissenschaft’ın[9*] çevirisi olarak önce Revue Socialiste’te 2 üç makale halinde yayınlandı.[10*] Modern sosyalizmin en seçkin savunucularından biri [sayfa 21] olan Friedrich Engels, ilkin 1844’te, Marx’ın ve Ruge’un Paris’te çıkardıkları Deutshe-Französischen Jahrbücher’de 3 yayınlanan “Umrisse zu einer Kritik der Nationalökonomie”si[11*] ile tanındı. Bilimsel […]

Friedrich Engels – Anti-Dühring

Aşağıdaki çalışma herhangi bir “iç dürtü”nün ürünü değildir. Tersine. Bundan üç yıl önce bay Dühring, sosyalizmin yandaşı ve aynı zamanda düzelticisi olarak birdenbire yüzyılına meydan okuduğu zaman, Almanya’daki dostlar, o sıralarda sosyal-demokrat parti merkez organı olan Volksstaat’ta bu yeni sosyalist teorinin eleştirici incelemesini yapmam için beni birçok kez zorladılar. Onlar bu işin, eğer henüz çok […]

Friedrich A. Hayek – Hukuk Yasama ve Özgürlük – Cilt 1

Yirminci yüzyılın büyük filozoflarından olan ve 50 kadar kitaba, 200’den çok makaleye imza atan F.A. Hayek’in (1899-1992) en önemli eserlerinden Hukuk, Yasama ve Özgürlük (Law, Legislation and Liberty), 1970-80 arasında ortaya çıkan ve üç ciltten oluşan dev bir çalışmadır. Eser teknikteorik iktisat, iktisadi düşünce tarihi, siyaset felsefesi, hukuk, hukuk felsefesi, bilgi teorisi, fikir tarihi alanlarında […]

Adnan ÇEVİK – Beckettyen Karakter Yaratımı

Bu bildirinin amacı Beckett’in tutarlı olmasa da belli bir gelişim gösteren, aşamalı olarak yeni katmanlar edinen karakterlerini nasıl oluşturduğunu açımlamak. Beckett’in oyunları görece geleneksel biçimlerle kurulmuş karakterler içeren ilk dönem oyunları ve dışsal referanslar taşımayan son dönem oyunları olarak ikiye ayrılarak inceleniyor. Sonuç olarak da karakterin bir sonul hedef olmadığı “yeni bir varoluş dili”ne sahip […]

Adile Ayda – Etrüskler Türk Müydü?

Bugün Atatürk’ün Dil ve Tarih çalışmaları söz konusu olduğu zaman, birçok aydınımız üstün bir tavır takınarak, “Ha evet, şu Güneş-Dil Teorisi” deyip geçmeyi bir meziyet saymaktadır. Aslında ne dediklerinin farkında değillerdir. Çünkü Güneş-Dil Teorisi başka, Atatürk’ün şu veya bu konudaki tarihî nazariye ve görüşleri başkadır. Atatürk’e göre Sümerler ve Hititler Türk’tü. Bu, Sümerbank ile Etibank’a […]

Adem Işık – Milattan Önce – İlginç Yönleriyle Eski Çağ

Tarih, yazı ile başlar.  Bu yüzden yazının icadı, aynı zamanda Eski Çağ tarihinin de başlangıç noktasıdır. İnsanlığın geçmişinde yazının kökeni MÖ 4. binyıl sonlarına kadar uzanır. Eski Çağ tarihinin başlangıç noktasının belirlenmesi hakkında herhangi bir sıkıntı yoktur, ancak bitiş dönemi ile ilgili olarak farklı görüşler ortaya konmuştur. MS 325 yılında gerçekleştirilen “İznik Konsili”, MS 375 […]

Adelheid Meutes, Judith Bossert – Gündelik Yaşamda Zen

Günün birinde bir keşiş Zen Ustası Joshu’ya sormuş “Zen nedir? Lütfen öğret bana”. “Kahvaltı ettin mi?” diye sormuş Joshu “Evet, Usta” demiş keşiş. “Öyleyse” demiş Joshu “git çanağını yıka”. Zen özel bir şey değildir. Zen sizin dininizdir, benim dinimdir. Japonların dinidir. Zen kızılderililerin, İslam’ın dinidir. Bir felsefedir. Bedenimizdir Zen. Bedenimizin duruşu, bedenimizin çalışmasıdır. Bilgisayarın tuşlarında […]