İskender Pala – Kitab-ı Aşk

Şimdi senden uzakta, aşk şudur diyebilsem eğer, son defe kendimi ve ilk defe okuyucumu kandırmış olacağım. Bildim dediğim bir aldanıştır çünki o, duydum dediğim bir yanıştır.*’Şim-di aym, şın ve leaf lan çıkardılar elifbelerden de sensizliğin mektebinde bir sabra mıhladılar bizi eliflerle Ke’lerden. Sensizlikte hasretin hüzzamlarını öğrendik kucak kucak ve aşkın nihavent saltanatını arar olduk köşe […]

İskender Pala – İki Dirhem Bir Çekirdek

Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kılmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler, vb… Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimlerdir. İki ya da daha fazla kelimeden meydana gelen ve kelimelerin öz anlamları dışında bir anlam […]

İskender Pala – Babilde Ölüm İstanbul’da aşk

İlimler Akademisi’nin antik çağ bazilikalarından bozma kütüphanesinin kalın duvarlarından sızan ışıklara Dicle’nin serin rüzgârlarıyla birlikte top sesleri de karışmaya başladığında kalbi duracak gibi olmuştu. Onca dil dökmeleri ve övgü dolu şiirleri karşılığında âmâ ve kambur kütüphane memurunun mahzenden çıkarıp getirdiği yasak ciltleri kendisine vermeden, dışarıdaki def sesleri ve sevinç çığlıklarının cazibesine kapılıp halkın akın ettiği […]

İskender Pala – Ayine

İskender Pala Osmanlı, gel tanışalım! 1999 yılındayız. Yeni yıl, herkes için yeni umutlarla başladı şüphesiz. Ekonomik, siyasal, toplumsal pek çok beklentilerimiz bu yıla ertelenmiş durumda. Ama bizi daha ziyade 999 kültürü ilgilendiriyor. Ertelenmeyen, ertelenmesi mümkün olmayan ama beklenen bir kültür yılı olması gerekiyor bu yılın. 1999, tarihimize bakışımızı yeniden formatlayacak ve bizi kendimizle barıştıracak diye […]

İshak Reyna – Yazarın Kuramı, Eserimi Nasıl Yazdım

Evet, önsözler de, tıpkı açılış konuşmaları gibi, muhataplarını sıkma riski taşıyan, ve evet, adlarının tersine, “son”da yazılan “söz”lerdir; öte yandan, kendi 5nlk ’ ları gereği, birazdan karşılaşacaklarımızın (ne); neden, nasıl, nerede, ne zaman ve kimlerle yapıldığının sorumluluğunu da taşıması gereken sözler. Diyeceğim, muhatapları aslında özgürdür onlardan kaçınmaktan (mecbur kalmadıkça atlayabilir ya da iki–üç cümle sonra […]

İşgal Altında İstanbul (1918-1923) – Nur Bilge Criss

“Genç insanların, tüm gelecekte savaşı imkânsız kılmak için savaşa katılmalarından sonra, yaşlı insanlar, tüm gelecekte barışı imkânsızlaştıracak bir barış yapmaya kendilerini adadılar.”1 Paris Barış Konferansı, I. Dünya Savaşı’nın yolaçmış olduğu yıkıntılar üstünde, 18 Ocak 1919’da resmen açıldığında, Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanması çoktan belirlenmiş bir sonuçtu. Yine de, Avrupa barışı Konferans görüşmelerinde ağır basıyordu. İngiliz ve Osmanlı […]

Isaac Deutscher – Troçki #3 – Kovulan Sosyalist

Troçki’nin Rusya’dan nasıl sürüldüğüne bakılacak olursa ileride de başına neler geleceği kestirilebilirdi. Garip bir şekilde ve yabanca sürülmüştü Rusya’dan. Stalin, sürgünü haftalarca geciktirmiş, bu sırada Troçki, kararın kanunsuz olduğunu bildiren protestolar yağdırmıştı Politbüro’ya. Stalin henüz bir karara varamamış ya da hala Politbüro’ya danışıyormuş gibiydi. Sonunda hırsız polis oyunu bitmiş, 10 Şubat 1929 gecesi Troçki ile […]

Isaac Deutscher – Troçki #2 – Silahsız Sosyalist

Cariyle, bir ara Cromwl’in biyografisini yazarken, büyük İngiliz devrimcisini yığın yığın iftiraların, büyük yalan ve ihmallerin altından çekip çıkarmak zorunda kaldığını söylemişti. Ben de, Troçkinin biyografisini yazarken hemen hemen aynı duruma düştüm. Yalnız şu farkla ki, ben önümdeki büyük malzeme yığınının üstüne saldırdığım sırada, bu malzemeyi altüst edecek muazzam olaylar çıkmak üzereydi: Troçki konusundaki incelememin […]

Isaac Deutscher – Troçki #1 – Silahlı Sosyalist

Rus Devriminin liderleri üzerine üçlü bir biyografi hazırlamayı tasarladığım zaman Troçki’nin hayatını baştan sona kadar yazmak niyetinde değildim; sürgündeki hayatını ele almak istiyordum yalnızca. Son yılları ve hayatının dramatik sonu benim hayalimi, ilk yıllarından ve hareketli siyasi mücadelelerinden daha çok gıcıklıyordu. Ama, sonradan düşünmeye başladım: eski yılları anlatılmayacak olursa sürgün yılları hiç anlaşılamıyaeaktı. Elime ilk […]

Isaac Asimov – Vakıf Dizisi #4 – İkinci Vakıf (İthaki)

Ansiklopedi’nin, Katır ve onun imparatorluğu hakkında anlatması gerekenler çok daha fazladır, ancak bunların hemen hemen hiçbiri mevcut konuyla ilgili değildir ve zaten çoğu da amacımıza göre sıkıcı kaçacaktır. Temelde, makale bu noktada, “Birliğin İlk Vatandaşının” –Katır’ın resmi unvanı– yükselişine neden olan ekonomik koşullar ve bunların ekonomik sonuçları ile uğraşmaktadır. Eğer, bu makalenin yazarı, bir hiçlikten […]

Isaac Asimov – Vakıf Dizisi #2 – Vakıf ve İmparatorluk(İthaki)

Bel Riose yanına muhafız almadan yolculuk ederdi, ki bu da Galaksi İmparatorluğu’nun sınırlarında yer alan ve henüz ıslah edilmemiş bir güneş sisteminde konuşlandırılmış bir filonun komutanı için hiç de saray kurallarına uygun bir davranış biçimi sayılmazdı. Ama Bel Riose genç ve atılgandı –duyarsız ve temkinli bir saray tarafından evrenin neredeyse sınırlarına gönderilecek kadar atılgan– üstelik […]

Isaac Asimov – Vakıf Dizisi #1 – Vakıf (İthaki)

Adı Gaal Dornick’ti ve Trantor’u daha önce hiç görmemiş olan sıradan bir taşra delikanlısıydı… daha doğrusu, gerçek hayatta hiç görmemişti. Çünkü onu hipervideoda defalarca görmüş, zaman zaman da –örneğin bir İmparatorluk Taç Giyme Töreni’ni veya Galaktik Konsey’in açılışını konu alan üç boyutlu haber bültenlerinde– devasa ekranlardan izlemişti. Mavi Akıntı’nın en uç kısmındaki yıldızlardan birinin yörüngesinde […]

Isaac Asimov – Vakıf #7 – Vakıf İleri (Erişilemez İmparatorluk)

Yugo Amaryl, “Sana tekrar söylüyorum, Harry,” dedi. “Dostun Demerzel’in başı iyice belada.” ‘Dostun’ sözcüğünü hafifçe vurgularken sesinde çok belirgin bir hoşnutsuzluk vardı. Hari Seldon onun sesindeki öfkeyi farkettiyse de aldırmazlıktan geldi. Tri-kompüterinden başını kaldırarak, “Ben de sana tekrar söylüyorum, Yugo,” diye cevap verdi. “Saçma bu.” Sonra oldukça hafif bir sertlikle ekledi. “Neden ısrarlarınla zamanımı alıyorsun?” […]

Brandon Sanderson – Elanrtis

ELANTRİS bir zamanlar güzeldi. Tanrıların şehri denirdi; güç, ışık ve büyünün yeri… Ziyaretçiler, taşların bile içlerinde ışık varmışçasına parladığını ve şehrin akıl almaz mucizelerle dolu olduğunu söylerdi. Geceleri Elantris kocaman gümüş bir ateş gibi parlar ve çok uzaklardan bile görülebilirdi. Ancak Elantris ne kadar muhteşem olursa olsun, sakinleri daha da muhteşemdi. Saçları parlak beyaz, derileri […]

Isaac Asimov – Vakıf #6 – Vakıf Kurulurken (İmparatorluk Kurulurken)

Cleon esnemeye çalışarak, “Demerzel,” dedi. “Sen hiç Hari Seldon adında birinden söz edildiğini duydun mu?” İmparator tahta çıkalı on yıl kadar olmuştu. Resmi törenlerde gerekli haşmetli tavır ve kılıklara büründüğü zaman etkileyici oluyordu. Meselâ, arkasındaki duvarın oyuğuna yerleştirilmiş olan hologramında pek görkemli gözüküyordu. Bu üç boyutlu resim, atalarının holograflarının bulunduğu diğer bölmeleri gölgede bırakacak biçimde […]

Isaac Asimov – Vakıf #5 Vakıf ve Dünya

“Niçin yaptım bunu?” diye Golan Trevize kendi kendine sordu. Bu yeni bir soru değildi. Gaia’ya geldikten sonra bu soruyu sık sık sormuştu. Gecenin hoş serinliğinde uykusundan uyandığında kafasında küçük bir davul sesi gibi sessizce gümbürdeyen hep aynı soruydu: “Niçin yaptım bunu? Niçin yaptım bunu?” Şimdi ilk kez bu soruyu Gaia’lı, yaşlı Dom’a sorabildi. Dom, bu […]