Celâl Hosrovşahi – Furuğ’un Öyküsü

Çağdaş İran edebiyatının seçkin öykü yazarı Celâl Hosrovşahi ile, çok yıllar önce, Deryabenderi’nin ‘Hacer’in Kısa Bacaklı Tavuğu’ adlı öyküsünü Türkçeye çevirirken bir soru aklımı kurcalamaya başlamıştı. Bu soruyu daha sonraki yıllarda başka İran öykülerini, romanlarını okurken sık sık sormaya devam ettim. Bu öykü ve romanların hemen hepsinde yer alan o olağanüstü hayal gücü ve ‘fantastik’ […]

Catherine Fisher – Kahin

Tanrılar bile hayal kurar. Ben de suyun hayalini kuruyorum; nasıl döküldüğünü, kocaman sıcak damlaların çöle düşerken çıkardığı sesi, kızgın kumda oluşturduğu derin çukurlan, kavrulmuş toprağın suyu bir anda emişini hayal ediyorum. Eğer ben Tann’ysam, hayallerim gerçek olmalı. Ama su farklı, su bir dişi, kontrol etmek mümkün değil. Vücudumun üzerinde yanklar, volkanlar gibi kavrulan büyük kabarcıklar […]

Carly Churchill – Bulutların Üzerinde

Çevirmenin Notu: Tekst orijinaline bağlı kalarak çevirilmiştir. Cinsellik içeren bazı cümlelerin rahatsızlık vermesi durumunda anlamını yitirmeme koşulu ile metin üzerinde değişiklikler yapılması yönetmenin tercihine açıktır. Birlik olun İngiltere’nin evlatları, birlik olun onurunuz için Yan yana hep birlikte, bütün dünyayı gezin Bozkırlardan yaylara dünyanın her köşesi Katın yanınıza İngiltere benim evim diyeni Öyleyse biraraya gelin İngiltere […]

Carter Dickson – Üç Tabut

‘Sieben turmen’ kelimeleri ne manaya geliyordu? ‘İçi boş adam* kimdi? Palto rengini nasıl değiştirmişti? Yedi Kule neydi? Neredeydi? Profesör ölürken ne anlatmağa çalışmıştı? Uç mezarın sırrı neydi? Pierre Fley kimdi? Daima bahsettiği ağabeysi neden tehlikeliydi? Drayman’in üstü başı nasıl kanlanmıştı? ACABA O Ü Ç TABUTA KİMLER GİRECEKTİ? -Batıl itikatları tetkik eden meşhur Profesör Grimaud mu? […]

Carter Brown – İki Azgın Zürafa

Gözlerinden erkekçe tehditler savurarak doğrulmaya başlamıştı bile. Ola ki adam, benim ortaçağ şövalyelerinden geldiğimi; tıpkı onlar gibi, vurmadan önce hasmımın dövüşe hazır olmasını bekleyeceğimi sanıyordu. Bizde öyle asalet —veya enayilik— ne gezer. Tam doğrulduğu ve henüz dengesini sağlayamadığı anı kollayıp, karın boşluğuna kalleşçe —veya akıllıca— bir yumruk savurdum. Korkunç bir feryat kopardı. Sonra da, birtakım […]

Carson McCullers – Altın Gözde Yansımalar

Barış döneminde bir ordugâh sıkıcı bir yerdir. Birtakım şeyler olur, ama bunlar hep tekrar tekrar olur. Bir üssün genel yerleşimi de başlı başına tekdüzeliğe katkıda bulunur -muazzam beton kışlalar, her biri tıpatıp öbürü gibi yapılmış dizi dizi düzenli subay evleri, spor salonu, şapel, golf sahası ve yüzme havuzları- hepsi de belli bir katı şablona göre […]

Caroline Paul – Kayıp Kedi

Bu gerçek bir hikayedir. O sırada diyalogları ve olayların sırasını tam olarak kaydetmedik, ama bu kitapta hayatlarımızın o dönemini ölümlü yeteneklerimiz izin verdiğince canlandırdık. Ancak lütfen şunları unutmayın: 1. Ağrı kesiciler, 2. Aradan geçen zaman, 3. Bizim yaşımızdaki insanlar için normal olan kafa karışıklıkları. Kullandığım uçak, yelken bezi ve alüminyum borulardan ve bir de çim […]

Carmen Thomas – Çişteki Mucize

Dikkat! Bayer, BASF, Böhringer, Henkel, sizi uyarıyorum! Eğer ülkemizde herkes bu kitabı okur ve halkın Önerdiği şeyleri yaparsa, mali bir krize girersiniz ve ben -mektupları yazan dinleyicilerim adına- Sağlık Bakanlığı’nın vereceği nişanı hakederim, çünkü bu kitabın içeriği öylesine devrimci bir değer taşıyor. Fakat korkmayın, hemen cephe almanıza gerek yok. Birincisi, bu kitabı herkes okumayacak; ikincisi, […]

Carmen Carter – Hamlin Çocukları

TÜRKİYE VE DÜNYA TELEVİZYONLARININ EN BEĞENİLEN DİZİ FİLMİ Kaptan Körk ve Mister Spak sizleri Atılgan uzay gemisiyle yeni dünyalara; ve tehlikeli maceralara davet ediyorlar! Gün, gezegenlerin bir güneş çevresinde dönmelerinden ortaya çıkmış bir kavramdır. Derin uzayda, alevler içindeki yıldızların ışığından ve sıcaklığından uzakta, sonsuz gecenin krallığı hüküm sürer… “Kaptan, bu saatte hala uyanık ne yapıyorsunuz?” […]

Carlos Maria Dominguez – Kağıt Ev

1998 ilkbaharında Bluma Lennon, Soho’daki bir kitapçıdan Emily Dickinson’ın Şiirlerinin eski bir baskısını aldı ve ilk köşe başında, tam da ikinci şiiri okumaya başladığında bir arabanın altında kaldı. Kitaplar insanların kaderlerini değiştirir. Kimileri Malezya Kaplanı’nı [1] okuyup uzak diyarlardaki üniversitelerde edebiyat profesörü oldu. Siddhartha binlerce gencin Hinduizm’e merak salmasını sağladı, Hemingway onları sporcu yaptı, Dumas […]

Carlos Fuentes – Terra Nostra

Akıl sır ermez kendinden başka bir hayvan hayal eden ilk hayvana. Ne büyük bir çirkinliktir iki ayağının üstüne kalkmayı başaran ilk omurgalının, gayet normal bir biçimde yerde sürünerek, yaradılışa malzeme olan çamura yakın, mutlu mesut yaşamaya devam eden diğer yaratıklara dehşet saçması. Hayrete düşürüyor insanı ilk telefon görüşmesi, suyun ilk kez kaynaması, ilk şarkı, ilk […]

Carlos Fuentes – İnez’in sezgisi

“Kendi ölümümüz hakkında söyleyecek hiçbir sözümüz olmayacak.” Uzun zamandır Maestro’nun yaşlı zihninde dönüp duran bir cümleydi bu. Yazmaya cesaret edemedi. Cümleyi bir kâğıdın üzerine aktarmanın uğursuz sonuçlar doğurmasından korkuyordu. Bundan sonra söyleyecek söz kalmayacaktı çünkü: Ne ölüm bilirdi ölümün ne olduğunu ne de canlılar. Sözel bir hayalet gibi,peşinde dolaşan bu cümle hem yeterliydi hem de […]

Carlos Fuentes – Doğmamış Kristof

“Meksika, hüzünlü insanlarla mutlu çocukların ülkesi”, dedi babam, Angel (24 yaşında), tam benim yaratıldığım anda. Az önce, annem, Angeles (otuzunda yok), iç geçirerek, “Okyanus, tanrıların beşiği,” demişti. “Ama yakında mutluluğa zaman kalmayacak, genci yaşlısı hepimiz üzüleceğiz,” dedi babam gözlüklerini çıkararak; menekşe rengi, altın çerçeveli John Lennon gözlükleri. “Madem öyle neden çocuk istiyorsun?” dedi annem tekrar […]

V. Diakov, S. Kovalev – İlkçağ Tarihi 1

İlkel topluluk düzeni. Tarihin ilk bölümü ilkel topluluk düzeninin doğuşunu, gelişmesini ve ortadan kalkışını inceler. Bu deyimle biz, ilk insan toplumlarının ortaya çıkışından ilk devletlerin kuruluşuna kadar geçen uzun bir zaman dilimini adlandırıyoruz. Sınıflı (köleci, feodal, kapitalist) toplumun tarihinin beş bin yıllık bir zaman dilimini biraz aşmasına karşılık, ilkel topluluk düzeni yüz binlerce yıl yaşamıştır. […]

Carlo Goldoni – Yazlık Dönüşü

Kısa bir hastalığın ardından Carlo Goldoni 1754 yılında Modena kentinden Milano’ya, oradan da Venedik’e geçmişti. Goldoni Anıları’nda (II. kısım, XXIII. bölüm) şöyle anlatmaktadır: “Yolculuğum sırasında Brenta ırmağının iki kıyısı boyunca sıralanan ve görkemleri oradaki zevk safa düşkünlüğünü yansıtan birçok vil a gözüme çarptı. Bir zamanlar dedelerimizin gelirlerini toplamaya gittikleri o yerlere, şimdi har vurup harman […]

Üstün Kırdar – Fi

Pırıl pırıl, cam gıbı bır Sıbırya sogugu vardı. Dokunulsa bın parça olacakmıs gıbı ıncecık, buzdan bır fanusla kaplıydı sankı Turanıa’nın gögü; mavı, açık-uçuk-soguk bır mavıydı batısı ve doguda ıse -ögle zamanı olmasına karsın- uzun kıs gecesının lacıverdı belırmeye baslamıstı bıle. Novoturolsk’un, trafıge kapalı, en büyük ve en kalabalık caddesıne açılan ufak sokagın dıbındekı “KAF EPECTOPAH”lardan […]