Huseyn Hilmi Isik – Faideli Bilgiler

Besmeleyle başlıyalım kitâba, Allah adı, en iyi bir sığnakdır. Ni’metleri sığmaz ölçü, hisâba, Çok acıyan, afvı seven bir rabdır! Allahü teâlâ, dünyâda bütün insanlara acıyarak, fâideli şeyleri yaratıp göndermekdedir. Dünyâda iken, günâhlarına tevbe etmiş olan mü’minlerin günâhları ne kadar büyük olsa da, âhiretde, bunları muhakkak afv edecekdir. Tevbe etmeden ölen, Cehenneme gitmesi gereken mü’minlerden, dilediğini […]

Huseyn Hilmi Isik – Cevab Veremedi

Allahü teâlâya hamd olsun! Peygamberlerin en üstünü olan Peygamberimiz Muhammed aleyhisselâma ve Onun temiz Âline ve Ona Eshâb olmakla şereflenenlerin hepsine, bizlerden selâmlar ve hayrlı düâlar olsun! Allahü teâlâ, ilk insan ve ilk Peygamber olan Âdem aleyhisselâmdan beri, her bin senede din sâhibi yeni bir Peygamber vâsıtası ile, insanlara dinler göndermişdir. Bunlar vâsıtası ile, insanların […]

Huseyin Rahmi Gurpinar – Şık

Şık denilince elinde gantı, cebinde kartı olan, fakat üstünde parası bulunmayan şımarık, hemen bastonuyle, kostümüyle, gözlüğüyle gözlerde canlanır. Herkesin karşısına bu biçimde çıkan bir genç, zamanımızda ahlâkı bozulmuş, hoppalığı pek artırmış olmakla suçlanarak çevresinde küçük görülür. Oysa bu suçlamalar bazen de haksız oluyor. Çünkü eline gant giyenlerin, cebinde kart taşıyanların hepsini de şıktır diye küçümsemeye […]

Huseyin Rahmi Gurpinar – Sipsevdi

Bu zavallı eserimin istibdat devrine ait talihsiz bir küçük tarihi vardır. O devrin yağmacılarından biri, başkalarının kalem eserlerine fazladan sahip çıkmak gibi garip bir iddia ile ortaya atılmış, bütün Osmanlı yazarlarından kendisine haraç sağlamıştı. Zorbalığını her gün yeni bir kahramanlık masalıyla halka tanıtanlar, hele rütbeleri balâ (üstün) ve günde birkaç yere Yıldız bayırını tırmanmak için […]

Huseyin Rahmi Gurpinar – Nimetsinas

MEVSİM şubat. Hava hafif lodos. Beşi çeyrek geçe postasını yapmaya hazırlanan (Ferah) vapuru Kadıköyü iskelesinden bağını çözmeye acele eder gibi hafif hafif sallanıyor. Vapurun bacasının tüttüğünü, hele düdüğü öttüğünü, sallandığını uzaktan işiten, gören yolcularda —ha gitti,, gidiyor— gibi bir telâş. Koşan koşana… Bilet kulübesinin önünde hanım, madam, kokona, poliçe… Bey, efendi, mösyö, esnaf, köylü gi-bi […]

Huseyin Rahmi Gurpinar – Murebbiye

— J’aime (seviyorum) Tu aimes (seviyorsun) II aime (seviyor) Et mon frere vous aime (biraderim de sizi seviyor). Talebesi Nezahet Hanımın tekil üçüncü şahsı, böyle ilâveli olarak hem bir de tümleç ile çekmesi Matmazel Anjel’e garip gelmekten çok kendisini sevindirdi. Bu sevinci talebesinin öyle basit bir çekimde zamir yerine bir isim kullanması ve buna bir […]

Huseyin Rahmi Gurpinar – Metres

Korsenin arkadan bir bağını (Modist) diğerini Meryem dudu sıkı sıkıya çekince ömründe ilk defa bir moda cenderesine giren Saffet Hanımın etli vücüdündeki et fazlalığının bir kısmı göğsünden yukarı çenesine doğru ķrlar, diğer kısmı hemen birbirine girerek sıkışır, bîçârenin çehresi kıpkırmızı kesilir, gözleri büyür, o can acısile: — Aman (Madama) etim kemiğim birbirine geçti. Şimdi bayılacağım., […]

Huseyin Rahmi Gurpinar – iffet

Bu roman kanunsuz olarak çok defalar basıldı. Bu memlekette öyle çağlar yaşadık ki dimağınızın bütün yeteneğiyle, çabasıyla candan çalışarak ortaya koyduğunuz eseri gözünüzün önünde basarlar, satarlardı. Bir şey yapamazdınız. Davaya kalksanız siz haksız çıkardınız. Çünkü kitap yazmak cinayetlerin en büyüğü idi. Yazar her yerde hor görülür ve ezilirdi. Yalnız onun aleyhine çıkan sözler dinlenirdi. İffet, […]

Huseyin Rahmi Gurpinar – Gulyabani

Bey Oğlum! Romanlarınızı seve seve okuyanlardan biri de benim. Hele bazılarını birkaç defa okudum. Şimdi de canımın en sıkıntılı zamanlarında okur, size dua ederim. Ama darilmayınız, bir-iki şikâyetim var. Meşrutiyet ilân edileli beri daha güzel, daha eğlenceli eserler okumaya hazırlanırken iş pek umduğum gibi çıkmadı. Düşünüşümüz değişti. Dilimiz hemen bambaşka bir şey oldu. Alafran-galaştı. İnceldi. […]

Huseyin Rahmi Gurpinar – Efsuncu Baba

Hüseyin Rahmi Gürpınar 1864 yılında istanbul’da doğdu. Babası, Sait Paşa adında bir subaydı. Annesini üç yaşındayken kaybetti. Çocukluğu teyzesinin yanında geçti, öğrenimini, Mülkiye Mektebi’nde (Siyasal Bilgiler Fakültesi) tamamladı. Kısa bir zaman memurluk yaptı. 1908’den sonra gazetecilikle ve romanlarının geliriyle geçindi. ilk romanını on iti yaşındayken yazdı, ilk yazısı «istanbul’da Bir Frenk» adını taşıyordu ve 1888 […]

Huseyin Rahmi Gurpinar – Dirilen Iskelet

Birinci Cihan harbi yıllarında mehtaplı güzel bir sonbahar gecesi… Saat on bir… Dükkânları kapanmış Direkler arası caddesinde yalnız birkaç çayhanenin iktisaden kısılmış lâmbaları fersiz gözler gibi yorgun neş’esiz yanıyor. Gölge içine kümelenmiş beş on müşteri cigaralannı pırıldatarak kasvetli ve ağır konuşuyorlar… Ufak sarsıntılarla titreyerek sokaktan bir bisiklet geçiyor. Üzerindeki genç bütün kuvvetini pedallara vermiş son […]

Huseyin Rahmi Gurpinar – Cadı

YENGE, bu telaşın ne? Ne oluyorsun Allah aşkına? — Müslümanlıkta iki şeyde telaş lâzımdır: Kız evlendirmekte… Cenaze kaldırmakta… — Buna hiç diyecek yok… Güzel benzetme doğrusu!.. — Ben şunu bunu bilmem… Biraz kendini çek çevir. Bu ağlamayı, bu somurtkanlığı bırak. . . Giyin… Kuşan… A dostlar, nedir bu halin?.. Bu ağlamış yüzünü görenler kırk yıllık […]

Huseyin Rahmi Gurpinar – Ask Batagi – Hazan Bulbulu

Romanımızda doğalcılığın ve gerçekçiliğin en önemli kavşaklarından biri olan Hüseyin Rahmi Gürpınar, sanat yaşamı boyunca hep aklın ve mantığın yanında olmuş; romanlarıyla, öyküleriyle, yazılarıyla toplumun çağdaşlaşması yolunda, yobazlığa, gericiliğe, bağnazlığa, sömürücülüğe karşı savaşmıştır. Onu böylesine verimli, çok okunan bir yazar yapan da bu özelliği olmuştur. Hüseyin Rahmi, Türk toplumunun büyük bir dönüşüm sürecine girdiği bir […]

Huseyin Nihal Atsiz – Makaleler

Farsların gayet geri ve iptidaî bir kolu olup Đran, Türkiye ve Irak’ta yayılmış bulunan Kürtleri bir devlet ve millet durumuna getirmek yolundaki istekler epey eskidir… Bütün iptidaî topluluklarda olduğu gibi Kürtlerde de yabancı devletlerin kışkırtmasıyla başlayan bu hareket Kürt çoğunluğu arasında değil, onların zengin ağa sınıfı ile okumuşları arasında itibar görmüştür. Çünkü bağımsız bir Kürdistan’tan […]

Huseyin Nihal Atsiz – Dalkavuklar Cetesi

Hattuşaş şehri sevinç içinde çalkalanıyordu. Ülkenin en güzel zamanı olan bu yaz gününde şanlı kıral Subbiluliyuma’nın bir oğlu doğmuştu. Hatti milleti doğumu kutlulama için çılgınca eğleniyordu. Kıralın subayları savaş arabalarına binerek, bütün şehirlere bu müjdeyi vermek üzere uçar gibi sürüp gitmişlerdi. Sarayın bahçesi ileri gelenlerle dolup taşıyordu. Şölen masaları kurulmuş, prensler, rahipler, kumandanlar, vezirler, tüccarlar […]

Huseyin Nihal Atsiz – Canakkale’ye Yuruyus

Türk tarihini dolduran büyük zaferler arasında Dumlupınar da dahil olduğu halde, hiç birisi Çanakkale zaferi kadar kat’i neticeli olmamıştır. Çanakkale müdafaası Sakarya müdafaasının ve Dumlupınar taarruzunun anasıdır. Çanakkale müdafaası olmasaydı cihan savaşı iki yılda bitecek ve Türkiye ortadan kalkacaktı. Türkiye ortadan kalktıktan sonra da artık bir Sakarya, bir Dumlupınar olmıyacaktı. Çanakkale müdafaası mânevi-ahlâki bakımdan da […]