Kategori: Psikoloji

Hüseyin Nihal Atsız – Ruh Adam

KAMLANÇU ülkesine bahar gelip de kuşlar ötüşmeye başlayınca, ağaçlarda ve yerlerde çiçekler açınca Yüzbaşı Burkay yine o büyük çam ağacının yanına geldi. Parlak bakışlı, ay yüzlü kızı orada g bakışla onun aklını başından aldı. Yüreğini derde saldı. İçine od düştü. Yeryüzü gözüne karanlık oldu. Kıza şöyle dedi: «Beni niçin üzüyorsun? Gözlerini süzüyorsun. Kirpiklerin paralıyor. Bakışların […]

Honore de Balzac – Seraphita

Bir haritada Norveç kıyılarını gören hangi hayal gücü, bu fantastik girintiler ve çıkıntılar ve Kuzey Denizi dalgalarının durmak dinlenmek bilmeyen böğürtüsü altında uzanan bu uçsuz bucaksız granit dantel ϐisto karşısında hayranlıktan şaşkınlığa düşmez? Bu kumsuz çakılsız kıyıların, bu irili ufaklı haliç, koy ve körfez kalabalığının, hiçbiri diğerine benzemeyen ve hepsi de yol iz tanımaz uçurumlardan […]

Honoré de Balzac – Mutlak Peşinde

Douai’de, Paris Sokağı’nda, gerek dış görünüşü, gerekse iç düzeni ve ayrıntılarıyla ülkenin onca ataerkil töresine yapmacıksız bir biçimde uydurulmuş eski Flaman yapılarının özelliklerini benzerlerinin hepsinden daha iyi korumuş bir ev vardır. Ama onu betimlemeden önce –biraz da yazarların tarafını tutarak– şu kimilerinin karşı çıktığı öğretici hazırlıkların gereği üstünde durmakta yarar var sanırım. *2 Kimi bilgisiz […]

Honoré de Balzac – Evde Kalmış Kız

Birçok insan kimi Fransa illerinde şöyle ya da böyle, Şövalye de Valois’lara rastlamış olabilir, çünkü bunlardan biri Normandiya’da yaşıyor, bir başkası Bourges’da bulunuyor, bir üçüncüsü 1816’da Alençon kentinde mutluluk içinde yaşamını sürdürüyordu; belki Güney’in de böyle bir şövalyesi vardı. Ancak bu kalabalık Valois ailesini sayıp dökmenin burada bir önemi yok. XIV. Louis nasıl Bourbon ailesindense, […]

Honoré de Balzac – Eugenie Grandet

Balzac, yirmi yaşındayken, Paris’te bir tavan arasında günde iki frankla yarı aç iki yıl yaşadı. Bu durumda annesi babası onun bir edebiyatçı olabileceğini kanıtladığını düşündüler. Aksi halde onu bu çılgın düşünden kurtarıp avukatlık mesleğine yönelteceklerdi. O sıralarda Balzac’in bütün umutlarını ve düşüncelerini klasik bir trajedi olan Cromwel özerine yoğunlaştırmıştı. Gelecek kuşaklar, yapıt üzerinde Balzac’ın kayınbiraderinin […]

Honoré de Balzac – Bir Havva Kızı

Honoré de Balzac, 1839 yılında, Bir Havva Kızı’nın ilk baskısına, yazdığı ve yazmayı tasarladığı birçok romandan meydana gelecek ve sonunda İnsanlık Komedyası adı altında toplanacak olan eserinin tamamı içindeki yerini anlatmayı hedef edinen bir önsöz kaleme almıştı. Önsözün hemen başında yazar, bu romandaki amacının, “az çok hafifletici sebepler atfedebileceğimiz bir vesileler kalabalığının bazı kadınları yasak […]

Ayn Rand – Atlas Silkindi

Pek çok insanın onun yaratıcılığı sayesinde hayatını sürdürebildiği yaratıcı sınıf bir gün çalışmaktan vazgeçerse ne olur? Atlas Silkindi Ayn Rand’ın felsefesinin bütün unsurlarıyla ve en mükemmel şekilde ortaya serildiği felsefi bir romandır. Rand’ın felsefesinin en önemli ve kurucu unsuru bireyciliktir. Rand, bireyin temel ve esas beşeri varlık olduğuna inanır. Ona göre, birey, akıl sahibi bir […]

Ayfer Tunç – Dünya Ağrısı

Bir süredir rüyasında hep Cumhur’u görüyor. Dinozor kılığına girmiş, korkutucu, akıl almaz ölçüde çirkin. Yani otuz küsur yıl önce nasıldıysa öyle. “Boynuzların var,” dedi dün gece gördüğü rüyada. Cumhur “Boynuzsuz şeytan olmaz,” diye karşılık verdi. Her gördüğünde eğri sırtı daha da eğriliyor Cumhur’ un, zehirli dikenlerle kaplanıyor. İri, terli elleri biraz daha büyüyor, tırnakları giderek […]

Hermann Hesse – Siddhartha

Evin gölgesinde, ırmak kıyısının güneşli, sandallar arasında, söğütlerin, incir ağacının gölgesinde arkadaşı Brahman oğlu Govinda’yla birlikte büyüdü Siddhartha, Brahmanın yakışıklı oğlu, yavru şahin. Işıl ışıl omuzlarını güneş yakıp kararttı ırmak kıyısında, yıkanırken, kutsal suyla arınırken, kutsal kurban törenlerinde. Siyah gözlerinin içine gölgeler yürüdü mango koruluğunda, oğlan çocuklarının oyunlarında, annesinin şarkılarında, kutsal kurban törenlerinde, bilgin babasından […]

Hermann Hesse – Doğu’ya yolculuk

“Yolculuğun öyküsünü kaleme almamı zorlaştıran bir başka şey, yalnızca değişik mekanlarda değil, değişik zamanlar içinde de onu sürdürmemizdi. Doğuya gidiyor ama bir yandan da Ortaçağa ya da Altınçağa uzanıyorduk; İtalya ya da İsviçre içinde yol alıyor, ama bazen onuncu yüzyılda geceliyor, kilise babalarına ya da perilere konuk oluyorduk. (…) Öyle zamanlar oldu ki okuduğum kitaplardaki […]

Hermann Hesse – Çarklar Arasında

Aracılık işiyle uğraşmanın yanı sıra bir firmanın temsilciliğini de yapan Bay Joseph Giebenrath’m, kendisini hemşerilerinden farklı kılan üstün bir meziyeti ya da özelliği yoktu. O da diğerleri gibi irikıyım, sağlıklı bir adamdı. Ticaret işinde hayli becerikli, ayrıca para canlısıydı; ufak bir bahçenin içinde küçük bir eve, mezarlıkta bir aile kabristanına sahipti; batıl inançlarından biraz arınmış, […]

Hermann Hesse – Bir Büyücünün Çocukluğu

Yaşlı Nuh, ışıl ışıl gözlerini kaldırıp kendisine soruyu yöneltenlere baktı babacan bir bakışla. “Çocuklar!” dedi iyilikseverlik dolu alçak bir sesle. Yüzündeki ifade bir anda iyice aydınlandı. “Sevgili çocuklar! Söylediklerinizde hem haklısınız, hem haksız. Ama siz daha sormadan, Tanrı sorunuzun yanıtını vermiş bulunuyor. Sizi haksız görmem elde değil, savaş ülkesinden gelen bu adam pek hoş bir […]

Aşkın Güngör – Sevgili Salak

Soğuk. Kıçım dondu, anasını satayım. Gelemedi şu karı bi’ türlü. Bu havada beklemek yetmiyo’muş gibi, bi’ de kahrolası yağmur. Hâle bak, sicim gibi yağıyo meret. Gece yağan yağmurlardan nefret ediyorum, abi. Babamın yüzünden bu. Gecenin bi’ vakti kafama vura vura uyandırır, döverdi beni herif. Neymiş? Yatmadan önce yanına leğen koymamışım. Tavandan damlayan sular yüzüne damlamış […]

Aşkın Güngör – Eski Zaman Yamaları

Akşamın kıyısında zaman. Saat yokluğunu gösteriyor. Kuşkulu bir mayıs eşkiyası adımlıyor zihnimi. Gözlerimi yakınlara çekemiyorum; uzağa, bir yolcu vapurunun puslu yalnızlığına yapışmışlar. Sen o vapurdan inecektin. Dudaklarında yeni doğmuş kuş sevimliliğinde taze gülücükler gezinecekti. Gözlerindeki bulutları özgür bırakacaktın yanıma gelince. Ben gözlerindeki bulutlarla hasret giderecektim ilk, sonra kucaklayacaktım seni. Yanımızdan geçip giden insanların meraklı bakışları […]

Aslı Tohumcu – Taş Uykusu

Pis kokuyor. Her mevsim böyle bu. Değişmiyor. Birçok şey gibi. Koklamayı ne zaman bıraktı, hatırlamıyor. Saymayı bıraktıktan çok sonraları, o kesin. Sadece saymayı mı, yanıt vermeye yetişmeye de çalışmıyor epeydir. Bunun insanları sinirlendirdiğinin farkında ama yapacak şeyi yok. Aksi, bir çene ishali ya da beyin amcıklaması… tövbe tövbe… Bir şu küfrü, bir de sigarayı bırakamadı. […]

Henri Charriere – Kelebek

1967 Temmuzunda, servetini sıfıra indiren büyük yer sarsıntısından bir yıl sonra, altmış yaşlarında bir genç adam Albertine Sarrazin’den söz edildiğini duymasa bu kitap yazılmayacaktı. Sarrazin, tepeden tırnağa ışıltı, gülümseme ve yüreklilik dolu bir kara elmastı. Bir yıl içinde, ikisi cezaevi günleriyle kaçışlarını anlatan üç kitap yazmış; bütün dünyaya ün salmıştı. Altmış yaşlarındaki genç adamın adı […]