Kategori: Gerilim-Gizem

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 5 – Geceyarısı Güneşi

Bu, günün uyuyabilmeyi dilediğim zamanıydı. Lise. Ya da doğru sözcük Araf mıydı? Eğer günahlarımı telafi etmenin bir yolu olsaydı, bu bir ölçütte çeteleye yazılmalıydı. Can sıkıntısı alışabildiğim bir şey değildi; her gün inanılmaz derecede, bir öncekinden daha tekdüze geliyordu. Sanırım benim uyuma biçimim buydu – eğer uyku aktif dönemler arasındaki hareketsiz durum olarak tanımlanırsa. Kafeteryanın […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 4 – Şafak Vakti

Çocukluk, sadece doğumdan heJU hirya^a kadar süren bir döneni değildir ve belli birya^t da yoktur. Çocuk büyür ve çocukça peyleri bırakır. Çocukluk hiç kimsenin ölmediği bir krallıktır. Edna St. Vincent Millay ONSOZ Ölümle burun buruna gelme hakkımı fazlasıyla kullanmıştım; bu gerçekten de alışabileceğiniz bir şey değil. Gerçi, ölümle tekı-ar yüzleşmek tuhaf bir şekilde kaçınılmaz görünmüştü. […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 3 – Tutulma

Ateş ve Buz Bazıları dünyanın sonunun ate^ olduğunu söylüyor, Bazıları da buz. Tutkuyu tattığımdan Atqi tercih ediyorum ben. Ama iki kere yok olacaksa dünya, Biliyorum nefreti yeterince Buzla da yok olsun Diyebilecek kadar Robert Frost Çevirdiğimiz dolaplar tüm çabalarımıza rağmen boşa çıkmıştı. Kalbimdeki acıyla beni savunmasını izledim. Sayıca üstün olmalarına rağmen bütün dikkatini verdiğine hiç […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 2 – Yeniay

Kendimi, o korkunç kâbuslardan birinin içinde, kapana Kısılmış gibi hissediyordum. Hani koşarsınız, ciğerleriniz yanana kadar koşarsınız, ama yine de vücudunuzun yeteri kadar hızlı gitmesini sağlayamazsınız. Vurdumduymaz kalabalığa yaklaştıkça ayaklarım sanki gittikçe yavaşlıyordu ama büyük saat kulesinin üzerindeki ellerim yavaşlamıyordu. Acımasızca, umursamaz bir güçle ilerliyorlardı, her şeyin sonuna doğru. Ama bu bir rüya değildi ve kâbusun […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 1 – Alacakaranlık

Nasıl öleceğimi hiç düşünmemiştim desem yeridir (aslında son birkaç ay, bunun için geçerli nedenlerim vardı!); düşünmüş olsaydım bile, böyle olacağını asla tahmin etmezdim. Soluğumu tutarak, upuzun odanın karşı tarafına, avcının karanlık gözlerine baktım. O da memnuniyetle bana bakıyordu. Elbette güzel bir ölüm biçimiydi bu; bir başkasının yerine ölecektim. Sevdiğim birinin yerine. Hatta soylu bir ölümdü. […]

Stephenie Meyer – Alacakaranlık #3 – Tutulma

Ateş ve Buz Bazıları dünyanın sonunun ateş olduğunu söylüyor, Bazıları da buz. Tutkuyu tattığımdan Ateşi tercih ediyorum ben. Ama iki kere yok olacaksa dünya, Biliyorum nefreti yeterince Buzla da yok olsun Diyebilecek kadar Robert Frost Çevirdiğimiz dolaplar tüm çabalarımıza rağmen boşa çıkmıştı. Kalbimdeki acıyla beni savunmasını izledim. Sayıca üstün olmalarına rağmen bütün dikkatini verdiğine hiç […]

Ayşe Kulin – Adi Aylin

“Rüzgâr yüz kerte birden atlayıp bir anda bütün ipleri bıçakla kesilmiş gibi düştü” Aylin Radomisli Cates, 19 Ocak 1995 Perşembe günü, evinin bahçesinde, o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından, kendi arabasının altında ölü bulundu. Üstünde ve etrafta nasıl öldüğüne dair hiçbir iz yoktu. Bir hırsızın saldırısına uğramış değildi. Bir katille boğuşmamıştı. Elbisesi yırtılmamış, tırnakları […]

Ayfer Tunç – Dünya Ağrısı

Bir süredir rüyasında hep Cumhur’u görüyor. Dinozor kılığına girmiş, korkutucu, akıl almaz ölçüde çirkin. Yani otuz küsur yıl önce nasıldıysa öyle. “Boynuzların var,” dedi dün gece gördüğü rüyada. Cumhur “Boynuzsuz şeytan olmaz,” diye karşılık verdi. Her gördüğünde eğri sırtı daha da eğriliyor Cumhur’ un, zehirli dikenlerle kaplanıyor. İri, terli elleri biraz daha büyüyor, tırnakları giderek […]

Hermann Hesse – Bozkırkurdu

“Harry kendi içinde bir ‘insan’ bulur, düşüncelerden, duygulardan, uygarlıktan, dizginlenmiş ve yüceltilmiş doğadan kurulup çatılmış bir dünyadır bu; ayrıca, bir ‘kurt’ bulur içinde, içgüdülerden, vahşilikten, acımasızlıktan, yüceltilmemiş, yontulmamış doğadan bir dünya bulur. Varlığının böyle açık seçik ikiye ayrılmasına, birbirine düşman iki yarıma bölünmesine karşın, yine de kurt ile insanın bazı mutlu anlarda birbiriyle kardeş kardeş […]

Henry James – Bly’in Gizemi

Ateşin etrafında, bizi korkudan nefessiz bırakmış olan hikâyeyi dinliyorduk. Hikâyenin tüyler ürpertici olduğu ortadaydı. Noel arifesindeydik ve olay da eski bir evde geçtiği için tabii ki tüyler ürpertici olmalıydı. Biri, böyle bir olayın bir çocuğun başından geçişiyle ilk defa karşılaştığını söylemeden önce kimsenin yorum yaptığını hatırlamıyorum. Bahsettiğim hikâye, eski bir evdeki hayaletle ilgiliydi. Zaten biz […]

Stephen King – Yüzyılın Fırtınası

Yazarın Notu “Uzantı”, New England kıyılarındaki bir ada ile anakara arasında kalan sahile verilen addır. Körfezin bir ucu-uzantının iki ucu açıktır. Little Tall Adası (hayali) ve Machias (gerçek) arasındaki uzantının iki mil kadar olduğu varsayılabilir. Önsöz . Çoğunlukla, bir öykünün fikrini nereden aldığımı, öyküyü hangi olaylar bileşiminin (daha çok sıradan) başlattığını bilirim. Mesela, O’nun (Đt) […]

Stephen King – Yeşil Yol

Olay 1932’de, eyalet cezaevi hâlâ Cold Mountain’dayken oldu. Elektrikli sandalye de oradaydı tabii. Mahkûmlar sandalye konusunda şakalaşırlardı. Inǚ sanların korktukları ama kaçamadıkları her şeyi şakaya vurdukları gibi. Ona Big Sparky, yani Koca Elektrikli derlerdi. Elektrik faturası konusunda şaka yaparlar, Müdür Moores’ın karısı Melinda Şükran Günüyemek pişiremeyecek kadar hasta olduğunda gardiyanın yemeğini nasıl pişireceğiyle dalga geçerlerdi. […]

Stephen King – Tom Gordon’a Aşık Olan Kız

DUNYANIN dişleri vardı ve canı ne zaman isterse ısırabilirdi seni. Trisha McFarland, bunu dokuz yaşındayken keşfetti. Haziran başlarında, bir sabah saat onda, annesinin Dodge karavanında oturmuş, üstüne Red Sox topa vuruş antrenman kazağını giymiş (sırtında 36 GORDON yazılı olan), bebeği Mona ile oynuyordu. Saat on buçukta ormanda kaybolmuştu. On birde artık korkmamaya, “Bu tehlikeli, bu […]

Stephen King – Tılsım

15 Eylül 1981 günü, Jack Sawyer adında bir çocuk, ellerini blucininin ceplerine sokmuş, kararla suyun birleştiği noktada duruyor, sakin Atlas Okyanusuna bakıyordu. On iki yaşındaydı ama boyu yaşına göre uzundu. Denizden esen bir rüzgâr, fazlaca uzamış kumral saçlarını arkaya doğru uçurup geniş, güzel alnını açtı. Çocuk üç aydan beri hayatını dolduran karmaşık, acılı duygular arasında, […]

Stephen King – Sis

Sis I. Fırtınanın Gelişi Olanları anlatıyorum… Kuzey New England’ın gelmiş geçmiş en müthiş sıcak dalgası 19 Temmuz gecesi sona ererken, bütün Batı Maine bölgesini şiddetli fırtınalar sarmaya başladı. Şimdiye kadar tanık olduğum fırtınaların en korkuncuydu bunlar. Biz Uzun GöTün kıyısında oturuyorduk. Karanlık basmadan az önce, ilk fırtınanın suları döverek bize doğru yaklaştığını gördük. Bir saat […]

Stephen King – Sadist

haaatuırlaaaa seeeen haaatmırlaaaa Ooooooo güüüüünleeeeeriiü Kafasındaki bulanıklığa rağmen bu sesleri yine de duyuyordu. 2 Ama sesler bazen o can acısı gibi kesiliveriyordu. O zaman geride sadece bulanıklık, sis kalıyordu. Karanlığı hatırlıyordu. O bulanıklıktan önceki kopkoyu karanlığı. Bu bir ilerleme gösterdiği anlamına mı geliyordu? “Işık yaratılsın! Bulanık ışık bile güzeldir. Ve ışık güzeldi. Falan filan. Öyle […]