Kategori: Gerilim-Gizem

Dmitry Glukhovsky – Metro #2 – Metro 2034

Yıl 2034. Dünya harabeye dönmüş. İnsanlık neredeyse tamamen yok olmuş. Radyoaktivite yüzünden yıkılan kentler yaşanmaz hale gelmiş. Anlatılanlara göre, kent sınırlarının dışında uçsuz bucaksız, yanmış, ıssız topraklar ya da balta girmemiş sık ormanlıklar uzanıyor. Ama hiç kimse orada ne olduğunu bilmiyor. Uygarlık bitmiş. İnsanlığın bir zamanlardaki yüceliğine ilişkin anılar artık masallar ve söylencelerle yayılıyor. Son […]

Dmitry Glukhovsky – Metro #1 – Metro 2033

YOLCULUK BAŞLIYOR; Sevgili Moskovalılar ve kent sakinleri! Moskova Metrosu, olağanüstü tehlikeyi göze alacağınız bir ulaşım aracıdır. Metro vagonundaki bir ilan. Kim bir ömür boyu karanlığa bakacak kadar cesur ve kararlıysa, orada ilk umut ışığını o fark edecektir. Han. “Kimdi o? Artyom, bir göz at!” Ateşin yanında oturan Artyom isteksiz yerinden kalktı, otomatik silahını doğrultarak karanlığa […]

Lisa Gardner – Kızım İçin Son Kez

Kimi seviyorsun? Herkesin cevap verebileceği türden bir soruydu bu. Hayata ışık tutan, geleceği şekillendiren, insanın geçirdiği günlere yön veren cinsten. Gayet basit, zarif, herkesi etkisi altına alan bir soru. Kimi seviyorsun? O sürekli bu soruyu sorup dururken ben cevabın belime takılı olan polis kemerimde, bedenimi sımsıkı saran zırhlı yeleğimin güven duygusunda, kaşlarımın üzerine kadar indirdiğim […]

Lawrence Block – Ustaların Seçtikleri – Dünyanin En İyi̇ 44 Poli̇si̇ye-Geri̇li̇m Hi̇kâyesi̇

‘Büyük Usta Lawrence Block, önde gelen polisiyecilerin, ‘en sevdikleri hikâyelerini’ ve onları ‘en çok etkileyen hikâyeleri’ bu antolojide topladı. “Ne diye bu kadar geciktim ki bu antolojiyi yapmakta! Önce böyle bir antolojinin konusunu bulmalıydım. Yazarların, hem okudukları hem kendi yazdıkları hikâyelere çok ilginç bir açıdan baktıklarını biliyordum. Kısa cinayet hikâyeleri yazarlarından şöyle on, on ikisini […]

Dino Buzzati – Yaşlı Ormanın Gizemi

Albay Sebastiano Procolo’nun yaşamını sürdürmek üzere 1925 yılının bahar aylarında Fondo Vadisi’ne geldiği bilinmektedir. Amcası Antonio Morro ölürken, köye on beş kilometre uzaklıktaki büyük bir orman arazisinin bir kısmını kendisine miras bırakmıştı. Çok daha büyük olan diğer kısmın varisiyse, subayın ölen erkek kardeşinin anadan öksüz, babadan yetim, on iki yaşındaki oğlu Benvenuto Procolo idi; çocuk, […]

Dino Buzzati – Tatar Çölü

Subay çıkan Giovanni Drogo, ilk atandığı yer olan Bastiani Kalesi’ne gitmek üzere kenti bir eylül sabahı terk etti. Uyandırılıp da ilk kez teğmen üniformasını giydiğinde henüz gün ağarmamıştı. Giyindikten sonra, bir gaz lambasının ışığında, aynada kendisine baktı ama umduğu sevinci hissetmedi. Evde, yalnızca, kendisine veda etmek üzere kalkan annesinin bulunduğu yan odadan gelen küçük tıkırtıların […]

Dino Buzzati – Dağların Adamı Barnabo

San Nicola kasabasının orman bekçilerinin kaldığı evin ne zaman yapıldığını hiç kimse hatırlamıyor. Delle Grave Vadisi’nde bulunan bu eve “Mardenlerin evi” denildiği de olurdu. Bu noktadan başlayarak ormanın içlerine doğru giden beş patika yol vardı. Ilǚ ki, vadi boyunca San Nicola’ya doğru iniyor ve giderek gerçek bir yola dönüşüyordu. Diğer dört patika yol ise, ilerledikçe […]

Dean Ray Koontz – Göz Ucuyla

KENDİSİNİ hızla yayılan kanserden kurtarmak için, cerrahların ameliyatla gözlerini çıkarmak zorunda kaldıkları Bartholomew Lampion, üç yaşında kör olmasına ve gözlerinden yoksun kalmasına karşın, on üç yaşına geldiğinde, görme yeteneğini yeniden kazandı. Ama on yıllık karanlıktan kurtularak aniden ışığa kavuşması kutsal bir şifacının elleri sayesinde olmamıştı. Tıpkı doğumu gibi sessiz sedasız gerçekleşen bir olaydı bu. İyileşmesine […]

David Gibbins – Son Ahit

Bu çalışma bir kurgudur. İsimler, karakterler, kurumlar, mekânlar ve olaylar tamamen yazarın hayal ürünüdür. Gerçek olarak algılanmamalıdır. Gerçek ya da kurgu herhangi bir olayla, mekânla, kurum ya da ölü veya hayattaki kişilerle bir benzerliği varsa tümüyle rastlantıdır. Romanın dayandığı gerçekler ise, yazarın kitabın sonuna eklediği bölümde tartışılmaktadır. … O, yeryüzünün en güzel yerlerini mahveden bir […]

David Gibbins – Bizans Altınları

Bu kitap bir kurgudur. İsimler, karakterler, kurumlar, mekânlar, olaylar, yazarın hayal gücünün ürünüdür ve gerçekmiş gibi algılanmamalıdır. Gerçek ya da başka kurgusal olaylarla, mekânlarla yaşayan ya da ölmüş kişi ve kurumlarla herhangi bir benzerlik varsa bu tamamen rastlantısaldır. Romanın gerçek olaylara dayanan zemini, kitabın sonunda yazarın notu olarak bilginize sunulmuştur. Ganimetler genelde gelişigüzel kümeler halinde […]

John Fowles – Koleksiyoncu

Yatılı okuldan eve geldiği zamanlar, hemen her gün görürdüm onu; çünkü evleri Belediye’nin ek binasının tam karşısındaydı. O ve kız kardeşi sık sık eve girip çıkarlardı, genelde de delikanlılarla; bundan hiç hoşlanmazdım tabii. Dosyalardan ve muhasebe defterlerinden başımı kaldıracak fırsatım olduğunda pencerenin önünde durup, buzlu canım üzerinden yola bakardım; kimi zaman onu da görürdüm. Akşam […]

Kobo Abe – Kumların Kadını

Adam, bir ağustos günü kayboldu. İzninden yararlanarak, trenle yarım günlük mesafedeki bir yere gitmek için yola çıkmış, bir daha da kimse ondan haber alamamıştı. Kayıp ihbarları ve gazete ilanları da sonuç vermemişti. Elbette, insanların ortadan kaybolması o kadar nadir rastlanır bir durum değildir. Zaten istatistikler de, her yıl yüzlerce kayıp ihbarının yapıldığını söylüyor. Tuhaf olan, […]

Kazuo Ishiguro – Avunamayanlar

Taksi şoförü beni karşılamak üzere bekleyen hiç kimse –bir resepsiyon memuru bile– olmadığını görünce mahcup oldu. Bomboş lobide belki saksılardan ya da koltuklardan birinin ardına gizlenmiş bir görevli bulma umuduyla dolaştı. Sonunda bavullarımı asansörün önüne bırakıp anlaşılmaz bir özür mırıldanarak gitti. Lobi geniş sayılırdı; etrafa serpiştirilmiş epeyce sayıda sehpa bir sıkışıklık duygusu yaratmıyordu. Ama tavan […]

Karl Olsberg – Sistem

Sirenin tiz sesi istasyonda kulakları tırmalıyordu. Bu ses ikinci dereceden alarm seviyesine, derhal insani bir müdahaleyi gerektiren ön ahizesine yönelmişti. Kısa bir süre sonra küçük tuvalet kabininin kapısı açıldı ve Orlov ona doğru süzüldü. Karmakarışık siyah saçları diken dikendi ve bu ona vahşi bir hava katıyordu. “Ne yaptın?” diye sordu ağır bir aksanla. Kalın kaşlarının […]

Dashiell Hammett – Kanlı Hasat

PERSONVİLLE’E ‘Zehirşehri’ denildiğini ilk defa Butte’da, Hickey Dewey adında, kırmızı saçlı bir sarhoştan duymuştum. O zaman bunun anlamını kavrayamamıştım. Sonradan bu adı başkalarından da duydum fakat üstünde durmadım. Birkaç yıl sonra Zehirşehri’ne gittim ve her şeyi öğrendim. İstasyondan Herald gazetesine telefon açtım ve Donald Willsson’u istedim. Kendisine, Personville şehrine gelmiş olduğumu bildirdim. “Bu akşam onda […]

Dan Simmons – Terör #1 – Terör

Yüzbaşı Crozier güverteye çıktığında, gemisinin göksel hayaletlerce saldırıya uğradığını gördü. Yukarıda, Terörün üstünde büklüm büklüm titrek bir ışık saldıracak gibi oluyor, sonra atılgan ama kararsız hayaletlerin bu renkli kolları hemen geri çekiliyordu. Ektoplazmik iskelet parmakları gemiye uzanıyor, açılıyor, gemiyi kavrayacak gibi yapıyor ama sonra vazgeçiyordu. Sıcaklık eksi kırk beş derece ve hızla düşüyor. Olduğundan küçük […]