Kategori: Tarihi

Boris Vian – Mezarlarınıza Tüküreceğim

Buckton’da beni kimse tanımıyordu. Clem, şehri bu yüzden seçmişti ve zaten korkudan altıma yapıyor olsam bile, daha yukarı, kuzeye doğru devam etmek için yeterince benzinim kalmamıştı. Ancak beş litre vardı… Cebimde Clem’in mektubuyla dolarlarımın dışında başka bir şey yoktu elimde. Valizime gelince, ondan hiç bahsetmeyelim; içindekiler beş para etmezdi. Ha unutuyordum; arabanın arka bagajında çocuğun […]

Bilge Karasu – Uzun Sürmüş Bir Günün Akşamı

Başını çevirdiğinde karşısındaki karanlık artmağa başlıyor. Andronikos neden sonra anlıyor karanlığın niye arttığını. Adaya çok yaklaşmıştır artık. Kayalık tepenin karanlık kütlesi arkasında gökyüzü belli belirsiz aydınlanıyor. Yorgun kollan artık düşüncesiz, istemsiz, katılaşmışlığın duyusuz kolaylığı içinde kürekleri kaldınp indirmeğe devam ediyor. Kulaklan işitmiyor artık. Kürekler suya girip çıkıyor, sular sabahın dinginliği içinde sandalın iki yanında yırtılıyor, […]

Bernard Cornwell – Kutsal Kase’nin Peşinde #3 Heretik

Yol, doğu tepelerinden gelip denizin kenarındaki bataklıkları geçiyordu. Kötü bir yoldu. Yazın ısrarlı yağmurları, güneş çıktığında kuruyan yapış yapış bir çamur haline getirmişti onu, ama Sangatte’nin tepelerinden Calais ve Gravlines’ın limanlarına inen tek yoldu. Belirgin bir özellik taşımayan küçük bir köy olan Nieulay’da, Ham Nehri’ni taş bir köprüyle geçiyordu. Ham nehir unvanı almayı pek hak […]

Bernard Cornwell – Kutsal Kase’nin Peşinde #2 Cehennem Savaşçıları

Şimdi artıkı Kutsal Kâsenin gizemini bildiğine inanılan, Ihomas’ın babasının (catili ve aynı zamanda Ihomas’ın kuzeni ve düşmanı olan flstarac Kontu, ‘VeTçilleli Çuy ile yüzleşme zamanıydı yüzlerce katının alınması gereken bir miktar. İskoçların bu parayı on taksitte ödemelerine izin verildi ve David’in 1357’de serbest bırakılmasından önce ödeme için yirmi soylunun da rehin olarak teslim olması gerekti, […]

Bernard Cornwell – Kutsal Kase’nin Peşinde #1 Şeytan’ın Atlıları

“…pek çok ölümcül savaş yapıldı, insanlar katledildi, kiliseler soyuldu, ruhlar tahrip edildi, genç kadınlar ve bakireler kirletildi; saygıdeğer dullar ve eşler rezil edildi; kasabalar, malikaneler, binalar yakıldı; yollarda soygunlar ve gaddarlıklar yapıldı; pusular kuruldu. Bu yüzden adalet sağlanamadı. Hıristiyanlık inancı zayıfladı, ticaret yok oldu ve bu savaşları takiben konuşulamayacak, sayı-lamayacak ve yazılamayacak kadar kötü ve […]

Tarık Buğra – Osmancık – Cihân devletini kuran irâde, şuûr ve karakter

Gün doğmak için batar. Ölümdür bu gelen. Azrâil’in ayak sesleridir işittiği. Biliyor bunu; çoktandır. Ama gene de hazır değildir. Bir burukluk var içinde. Allah’dan nice zamandır, gece, gündüz dudakları kıpır kıpır mehil diliyor. Son göç’ün, o tek başına çıkılan büyük yolculuğun, bu yalan dünyadan ayrılışın yaklaştığını bahar başlangıcında, badem ağaçlarının çiçeğe durduğu günlerde sezmişti: – […]

Italo Calvino – İkiye Bölünen Vikon

Türklerle savaş vardı. Dayım, Terralbalı Medardo vikontu Bohemya Ovası’nda Hıristiyanların ordugâhına doğru at sürüyordu. Peşinden de emir eri Curzio gidiyordu. Leylekler alçaktan uçuyor, beyaz sürüler oluşturarak, donuk, dingin havayı yarıyorlardı. — Niye bu kadar çok leylek var, diye sordu Medardo, Curzio’ya. Nereye gidiyorlar? Savaşa katılmış olan komşu dükleri hoşnut etmek için henüz gönüllü yazılmış olan […]

İvan Sergeyeviç Turgenyev – Duman

10 Ağustos 1862 günü öğleden sonra saat dörtte Baden-Baden’de, ünlü “Conversation”un 1 önünde büyük bir kalabalık toplanmıştı. Hava çok güzeldi. Her yanda –yemyeşil ağaçlarda, güzelim kentin pırıl pırıl evlerinde, kıvrım kıvrım yükselen dağlarda– güler yüzlü güneşin dolu dolu sunduğu bir bayram sevincinin esintisi vardı; her şey sanki içtenlikle, güvenle, sevgiyle gülümsüyor ve bu belirgin olmayan […]

Ivo Andriç – Drina Köprüsü

“Drina Köprüsü” adlı eseriyle Nobel Edebiyat armağanını kazanan İvo Andriç, uluslararası ün salmış Yugoslav yazarlarından biridir. İvo Andriç, 1686-1851 yılları arasında Bosna eyaletinin merkezi olan Travnik kasabasında, 10 Ekim 1892 tarihinde doğdu. Çok küçük yaşta babasını kaybetti. Genç yaşta dul kalan ve Vişegrad’lı olan annesi, küçük İvo ile birlikte Vişegrad’taki ailesinin yanına gitti. Böylece İvo […]

Suphi Varım – Kurgu Tarih

“Kurgu Tarih”e Başlarken Yayımevini ilk açtığımız günlerde İzmir’den Suphi Varım’dan “Kurgu Tarih” adlı dosya geldi. İlk satırları bir önyargı ile okudum. (bilirsiniz editörlerin çoğu kitapları ilk sayfalar ile yargılar bazen ilk beş – on sayfadan sonrasını beğenmemişse okumaz.) Ama herhangi bir haksızlık yapma korkusuyla devam ettim ve hazineyi keşfettim; kesinlikle benzeri olmayan bir kitaptı. Birçok […]

Bahattin Yıldız – Istakoz Büyüsü

ABD’nin Psikolojik Savaş Lejyonerleri “ABD, yurtdışında da çıkarlarına uygun sonuçları elde edebilmek için; her alandan hizmet alabileceği bazı kişi ve kişilikleri, özellikle bir kısım medya mensuplarını parayla, inceleme gezisi davetleriyle, eğitsel amaçlı fonlarla, bazı ayrıcalıklarla, hediyelerle, cazip ve ikna edici tekliflerle kendine bağlamaktadır. Bu tür faaliyetleri, resmi olmayan bir şekilde yürütürken, 11 Eylül sonrası salt […]

Bahaeddin Özkişi – Uçtaki Adam

RAHİP MİLKO, hemen hiç cemaatsiz bir sabah ayininden sonra, adaçayı, ayva çekirdeği ve şarabı kaynatarak elde ettiği içkiyi sıcak sıcak bardağına doldurdu. Pencere önünde, her zamanki yerine, peykeye, ayaklarını altına alarak oturdu ve kendi icadı bu şifalı içkinin hoş rengini bir süre seyretti. İsa affetsin; doğrusu, kilisenin bugün cemaatsız oluşu rahibi memnun etmişti. Yapayalnız ibadethanede, […]

Bahaeddin Özkişi – Köse Kadı

YAĞMUR, üç gündür devam ediyor, bir türlü dinmek bilmiyordu. Su birikintileri, çok zaman atların yarı belini aşıyor; binicilere temizlenmek fırsatını vermeden tekrar tekrar çamura buluyordu. Kuvvetli bir şimşek ışığıyla atlar bir an irkilerek duraladılar. Kılavuz bunu fırsat bilip, genç beye yanaştı: – Asilzâdem, dedi; bugün tam onyedinci gündür yoldayız. -Konuşmasına kısa bir süre ara verdi. […]

Hüseyin Nihal Atsız – Bozkurtların Ölümü

Gökte ay bu donanma gecesinin parlaklığını bile geride bırakacak kadar olgun ışıldıyor, ortalığı gün ortasında olduğu gibi apaydın seçilecek bir hale getiriyordu. Anacaddeye açılan dar sokaklardan birisi üzerinde bulunan bu öğrenci pansiyonu tatil yüzünden çok tenha idi. Sokağa bakan seddin üzerindeki tahta sıralarda altı yedi genç ciddi yüzlerle oturuyor, herkesin gülüp eğlendiği, hiç değilse aile […]

Hüseyin Nihal Atsız – Bozkurtlar Diriliyor

Çin kağanı Tay-tsung çok düşünceli idi. Birkaç gündür kendisinde bir başkalık, anlaşılmaz bir değişiklik seziyordu. İlk önce bunun ne olduğunu anlamadan içinde rahatsızlık duymuş, sonra düşüne düşüne rahatsızlığı nereden geldiğini bulmuştu: Korkuyordu: hele gün battıktan sonra her karaltı, her gölge onu ürkütüyor, şu uğursuz ihtilâlcilerden biri karanlıklar içinden çıkarak kendisine doğru yay gerip ok fırlatacak […]

Howard Pyle – Robin Hood

Eski günlerden birinde, mutlu İngiltere’de, Kral II. Henry ülkeyi yönetirken Nottingham City’nin yakınlarındaki Sherwood Ormanı’ndaki açıklık alanda ismi Robin Hood olan ünlü mü ünlü bir haydut yaşardı. Onun kadar hünerli ve isabetli ok atabilen başka bir okçu ne görülmüş ne duyulmuştu. Yeşil ormanın ağaçları altında onunla birlikte mesken tutan yüz kırk kaygısız adam da eşsiz […]