Kategori: Tarihi

Virginia Woolf – Deniz Feneri

Yirminci yüzyılın ilk yansında yazılan İngiliz romanlarına şöyle bir bakarsak, geleneğe uyarak roman yazanların yanında o zamana dek süregelen roman biçimini konu, biçem ve teknik yönden hepten altüst edip kendi geliştirdikleri kişisel kurallara göre yazanlar olduğunu da görürüz. Bildiğimiz roman kalıbı içinde günün toplumsal sorunlarını ele alıp işleyen romancıların yanında, sadece kendi özel görüş ve […]

Chuck Palahniuk – Görünmez Canavarlar

Her tarafta çiçek aranjmanları ve mantar dolmaları bulunan büyük bir malikânedeki ihtişamlı bir West Hills düğün merasiminde olmanız gerekiyor. Buna hikâyenin dekoru deniyor; kim nerede, hangisi ölü, hangisi canlı. Bu Evie Cottrell’in ihtişamlı düğün merasiminin yaşandığı an. Evie malikânenin girişine inen merdivenin ortasında, yanmış gelinliğinden geriye kalan şeyin içinde çıplak vaziyette dikiliyor, tüfeği de hâlâ […]

Chuck Palahniuk – Dövüş Kulübü

Tyler bana bir garsonluk işi buluyor, sonra ağzıma bir silah sokmuş ve diyor ki, sonsuza kadar yaşamak istiyorsan, ilk adım olarak ölmek zorundasın. Oysa Tyler uzun süre benim en iyi arkadaşımdı. Tyler Durden’ı duymuş muyum, insanlar durmadan bunu soruyorlar. Silahın namlusu gırtlağımın dibine dayalıyken, Tyler diyor ki: “Gerçekten ölmeyeceğiz biz.” Silahın namlusuna oyduğumuz susturucu deliklerini […]

Christopher Paolini – Miras Döngüsü #4 Miras

İlkin ejderhalar vardır: Gururlu, korkunç ve özgür. Pulları mücevherler gibi parlar. Onlara bakan mahvolur, çünkü o muhteşem güzellikleri yıkıcıdır. Sayısız yüzyıllar boyu Alagaesia denen kıtada yalnız yaşarlar. Sonra tanrı Helzvog, Hadarac Çölü’nün kumlarından tıknaz ama güçlü Cüceleri yaratır. Bu iki ırk pek çok savaş yapar. Sonra gümüşümsü denizin ötelerinden Alagaesia’ya gemilerle Elfler gelir. Onlar da […]

Christopher Paolini – Miras Döngüsü #3 Brisingr

On beş yaşındaki çiftçi Eragon, Spine diye bilinen dağlarda önünde beliren mavi taşı görünce çok şaşırır. Eragon taşı dayısı Garrow ve kuzeni Roran’la birlikte yaşadığı çiftliğe götürür. Eragon’u Garrow ve merhum karısı Marian büyütmüştür. Babası hakkında hiçbir şey bilinmemektedir; Garrow’un kız kardeşi olan annesi Selena ise, Eragon’un doğumundan beri görülmemiştir. Daha sonra taş kırılır ve […]

Christopher Paolini – Miras Döngüsü #2 Eldest

On beş yaşındaki çiftçi Eragon, Spine diye bilinen dağlarda önünde beliren mavi taşı görünce çok şaşırır. Eragon taşı dayısı Garrow ve kuzeni Roran’la birlikte yaşadığı çiftliğe götürür. Eragon’u Garrow ve merhum karısı Marian büyütmüştür. Babası hakkında hiçbir şey bilinmemektedir; Garrow’un kız kardeşi olan annesi Selena ise, Eragon’un doğumundan beri görülmemiştir. Daha sonra taş kırılır ve […]

Christopher Paolini – Miras Döngüsü #1 Eragon

Dünyayı değiştirecek kokuyu taşıyan rüzgâr, gece uğuldayarak esiyordu. Uzun boylu bir Shade başını kaldırıp havayı kokladı. Kırmızı saçları ve kestane rengi gözleri dışında insana benziyordu. Şaşkınlıkla gözlerini kırptı. Mesaj doğruydu: buradaydılar. Yoksa bu bir tuzak mıydı? Olasılıkları tartıp buz gibi bir sesle, “Dağılın; ağaçların ve çalıların arkasına saklanın. Gelen her kimse durdurun… ya da ölün,” […]

Christopher Isherwood – Hoşça Kal Berlin

Bu kitapta yer alan altı bölüm kabaca bir devamlılığa sahip bir anlatı oluşturuyor. Bu bölümler, gerçekte Hitler öncesi Berlin hakkında olması planlanmış ve The Lost olarak adlandırmaya niyetli olduğum devasa bir epizodik romandan geriye kalan parçalardır. Eski başlığı değiştirdim çünkü bu kısa ve birbirine gevşekçe bağlı günlük parçaları ve skeçler serisi için fazla gösterişliydi. Mr […]

Christian Jacq – Ramses 1 – Işığın Oğlu

“Ramses: Muzaffer komutanların en büyüğü, Gerçeğin koruyu cusu Güneş Kral.” Hiyeroglif yazılarını çözerek Mısır’ın gizemli geçmişinin kapılarını açan JeanFrançois Champollion, hayran olduğu II. Ramses’i bu sözlerle tanımlamıştı. Ramses’in ünü, asırlar boyu hiç unutulmadan günümüze kadar gelmiştir. Ramses adı, tek başına batı uygarlıklarının esin kaynağı olan Eski Mısır’ın görkeminin ve gücünün canlı simgesi olmuştur. “Işığın Oğlu” […]

Charlotte Brontë – Jane Eyre

O gün yürüyüş yapmak olanaksızdı. Gerçi sabahleyin o yaprakları dökülmüş fidanlıkta bir saat kadar dolaşmıştık, ama öğle yemeğinden sonra (konuğu olmadığı zamanlar Mrs. Reed, öğle yemeğini erken yerdi) dışarıda esen soğuk kış rüzgârı beraberinde öyle karanlık bulutlar, öyle iliklere işleyen bir yağmur getirmişti ki, dışarıda gezmek artık söz konusu edilemezdi. Bu, benim canıma minnetti. Uzun […]

Charles Dickens – Oliver Twist

Oliver Twist’in doğduğu yeri ve hangi koşullar altında dünyaya geldiğini anlatıyor Birçok nedenlerden ötürü adını söyleyemeyeceğim, uydurma bir ad vermeme de gerek olmayan bir kentin resmî yapıları arasında bir tanesi vardır ki büyük-küçük çoğu kentlerde benzeri bulunur: yani bir yoksullar evi. İşte bu yoksullar evinde, okur gözünde hiçbir önemi olamayacağı için yinelemem gerekmeyen bir tarihte, […]

Charles Dickens – Oliver Twist (Bordo-Siyah)

Charles Dickens 19. yüzyılda yaşadı. Çocukluğu çok sıkıntılı geçmiş, babası borçları yüzünden cezaevine girince Dickens okulu bırakıp, bir ayakkabı atölyesinde işçilik yapmış, daha sonra öğrenimini tamamlayıp hukuk alanında çalışmıştır. Dickens’ın yazar olarak ünü daha yaşadığı yıllarda öylesine yayılmıştı ki, Amerika’da konferanslar vermeye gittiğinde onu dinlemek isteyenler uzun bilet kuyrukları oluşturmuşlardı. Romanları dergilerde, gazetelerde “tefrika” ediliyor; […]

Charles Dickens – Müşterek Dostumuz

Charles Dickens’ın 19. Yüzyılın en “büyük” birkaç romancısından biri olduğu, roman kanonunu oluşturan “klasik” yazarlar arasında muhakkak zikredilmesi gerektiği, roman sanatıyla ortalama bir tanışıklığı olan hemen herkesin, kendi kişisel görüşünü de pek açık etmeksizin itirazsız kabul edebileceği bir iddia. Ama Dickens’la günümüz okurları arasında dikkate değer bir mesafe olduğu inkar edilemez. Özellikle memleketimizde Dickens, kelimenin […]

Charles Dickens – İki Şehrin Hikâyesi

Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku, Aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı, hem de umutsuzluk kışıydı, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da tam öteki yana –sözün kısası, şimdikine öylesine yakın. bir dönemdi ki, kimi […]

Charles Dickens – İki Şehrin Hikayesi (Bordo-Siyah)

Dickens’ın son dönem romanları arasında yer alan İki Şehrin Hikâyesi 1859’da Phiz’in illüstrasyonlarıyla yayımlanmıştır. Bu zaman aralığı önemlidir, çünkü Dickens’ın dünya çapındaki ününü oluşturup pekiştiren büyük anlatıları (Pickwick Papers, 1837; Oliver Twist, 1838; Nicholas Nickleby, 1839) ile bu roman arasında tam 20 yıl vardır. 1849-1852 yılları arasında tamamladığı David Copperfield’ın ardından uzun süre düşünmeye ve […]

Charles Dickens – Büyük Umutlar

Soyadımız Pirrip, adım da Philip olduğundan küçüklüğümde bu iki adı bir arada söylemeye bir türlü dilim dönmez, anca “Pip” diyebilirmişim. Böylece adımı “Pip”e çıkarmışım, herkes de beni “Pip” diye çağıragelmiş. Soyadımızın Pirrip olduğuna babamın mezar taşı tanıktı; bir de köy demircisiyle evli olan ablam Mrs. Joe Gargery. Babam ile annemin kendilerini de, resimlerini de görmemiş […]