Kategori: Biografi

Ümit Bayazoğlu – Uzun, İnce Yolcular (37 Portre)

Alp Zeki Heper Paris IDHEC (Institut des Hautes Etudes Cinematographiques) mezunu, Soluk Gecenin Aşk Hikâyeleri adında bir film yapmış. Çıldırarak öldüğü söyleniyor. Alp Zeki Heper hakkında ilk bilgiler bundan ibaretti. Bu kadar ipucundan yola çıkarak, bir yaşamı ürünleriyle beraber ortaya çıkarmak çok iddialı, bunun yanı sıra çok heyecan verici ve sevabı bol bir uğraş olacaktı. […]

Carl Gustav Jung – Anılar, Düşler, Düşünceler

“Kendi ruhuna bir teleskopla baktı. Düzensiz gibi görülenleri gördü ve güzel yıldız kümeleri gibi gösterdi ve bilincine dünyaların içinde gizli dünyalar kattı.” COLERIDGE, Defterler Bu kitabın oluşmasındaki ilk adım, 1956 yılında, Eronos Konferansı sırasında atılmıştı. Yayımcı Kurt Wolff, Zürich’ten gelen arkadaşlarıyla konuşurken New York’taki Pantheon Kitabevi’nin, C.G. Jung’un özgeçmişini yayımlamasını çok arzu ettiğini söylediğinde Jung’un […]

Can Dündar – Kırmızı Bisiklet

Yedi yıl önce Kırmızı Bisiklet’e ilk önsözü yazdığımda, babayla evladı aynı zaman diliminde kucaklayabilmenin mutluluğundan söz etmiştim; biraz da bu geçici saadetin ne kadar sürebileceğini bilmemenin tedirginliğiyle… Az da değil, 16 yıl sürdü benimki… Kırmızı Bisiklet, 16 yıl boyunca üç kuşağı birlikte görebildi. Direksiyonu elden ele devredebildi. Hayatın bir hediyesi bu bana… Darısı herkesin başına… […]

Cahit Irgat – Çok Yaşasın Ölüler

TIMARHANE BANA NEYZEN TEVFİK’İ TANITTI;  Onu tanımayan yoktur sanırım o kuşakta ve bizim kuşakta. Yeni kuşak merak sarsa, belki biraz tanıyabilir onun kişiliğini şiirlerinden… Görmek mümkündü onu Beyoğlu’nda, Havuzlu Beyazıt Meydanı’nda, Küllük Kahvesinde, 1 Kumkapı’da, Samatya’da… İstanbul’un her yerinde, her semtinde, hemen her meyhanesinde. Ya yarı sallanır, ya tam sallanır durumda, ister cebinde para olsun, […]

Jean-Paul Sartre – Sözcükler

Alsace’da, aşağı yukarı 1850’de, çocuklarıyla ne yapacağını bilemeyen bir ilkokul öğretmeni, bakkallığa razı oldu. Mesleğini bırakan bu adam, yaptığı fedakârlığa bir karşılık bulmalıydı; kendisi, kafaları yetiştirmekten vazgeçtiğine göre, oğullarından biri ruhları şekillendirmen ve ailede bir papaz olmalıydı. Charles papaz olacaktı. Ama Charles ortadan kayboldu ve bir at cambazı kızın peşine düştü. Fotoğrafı da duvarda ters […]

Isaac Deutscher – Troçki #3 – Kovulan Sosyalist

Troçki’nin Rusya’dan nasıl sürüldüğüne bakılacak olursa ileride de başına neler geleceği kestirilebilirdi. Garip bir şekilde ve yabanca sürülmüştü Rusya’dan. Stalin, sürgünü haftalarca geciktirmiş, bu sırada Troçki, kararın kanunsuz olduğunu bildiren protestolar yağdırmıştı Politbüro’ya. Stalin henüz bir karara varamamış ya da hala Politbüro’ya danışıyormuş gibiydi. Sonunda hırsız polis oyunu bitmiş, 10 Şubat 1929 gecesi Troçki ile […]

Isaac Deutscher – Troçki #2 – Silahsız Sosyalist

Cariyle, bir ara Cromwl’in biyografisini yazarken, büyük İngiliz devrimcisini yığın yığın iftiraların, büyük yalan ve ihmallerin altından çekip çıkarmak zorunda kaldığını söylemişti. Ben de, Troçkinin biyografisini yazarken hemen hemen aynı duruma düştüm. Yalnız şu farkla ki, ben önümdeki büyük malzeme yığınının üstüne saldırdığım sırada, bu malzemeyi altüst edecek muazzam olaylar çıkmak üzereydi: Troçki konusundaki incelememin […]

Isaac Deutscher – Troçki #1 – Silahlı Sosyalist

Rus Devriminin liderleri üzerine üçlü bir biyografi hazırlamayı tasarladığım zaman Troçki’nin hayatını baştan sona kadar yazmak niyetinde değildim; sürgündeki hayatını ele almak istiyordum yalnızca. Son yılları ve hayatının dramatik sonu benim hayalimi, ilk yıllarından ve hareketli siyasi mücadelelerinden daha çok gıcıklıyordu. Ama, sonradan düşünmeye başladım: eski yılları anlatılmayacak olursa sürgün yılları hiç anlaşılamıyaeaktı. Elime ilk […]

Irvin D. Yalom – Nietzsche Ağladığında

San Salvatore’nin çanları Josef Breuer’i daldığı düşüncelerden sıyırdı. Yeleğinin cebinden ağır altın saatini çıkardı. Saat, tam dokuz. Önceki gün kendisine ulaşan kenarları gümüş yaldızlı küçük karttaki yazıyı bir kez daha okudu. 21 Ekim 1882 Doktor Breuer, Son derece acil bir sorun için sizi hemen görmem gerekiyor. Alman felsefesinin geleceği sallantıda. Yarın sabah saat dokuzda Cafe […]

İlhami Aras – Adım Şeyh Sait

Tarihi yalnızca bir olaylar bütünü olarak algılamak topluma hiçbir yarar sağlamaz. Önemli olan o olaylar bütününü etraflıca değerlendirebilmek ve yaşanılan zaman için gerekli dersi çıkarabilmektir. Ancak tarih, resmi ideolojilerin kıskacında ise bunu başarabilmek oldukça çetin bir uğraştır. Çünkü tarih denetim altındadır. Belgelere ulaşmak her zaman mümkün değildir. Şeyh Said olayı da ulaşılamayan tarihlerden biridir. Olaylarla […]

İbrahim Sertkaya – Adnan Menderes

Adnan Menderes, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin unutulmayan ve ebediyen unutulmayacakları arasında ilk sıraları alan politika adamlarındandır. 1931 yılında Milletvekili olarak başladığı siyasi hayatını 1950 – 1960 yılları arasında “Başbakan” olarak sürdürmüştür. Türkiye siyasi yönetiminde çok partili demokrasiye geçişin önderi olmuştur. Dokuzuncu Başbakan olarak bir devre, icraatları ve yenilikçi atılımlarıyla damgasını vurmuştur. Tarih bu dönemi “Menderes” devri […]

Cahit Uçuk – Bir İmparatorluk Çökerken

Bu kitap bir roman ya da bir belgesel değildir. Sadece benim yaşadıklarımın, belleğimde nakışlanmış anılandır. Ve yaşamım boyunca bütün sevdiklerimden dinlediklerimdir. Romancı kalemimden belki biraz duygusalca yazılışıdır. Belirtilen tarihlerde yanılmalarım olabilir. Nedeni, hemen hemen hepsinin -bazı belgeler dışında- çocukluğumda merakla, heyecanla dinlediklerimden oluşmasıdır. Üstelik o günleri yaşayan sevdiklerimin hiçbiri artık hayatta değiller ki. Bazı konuları […]

Sylvia Plath – Sırça Fanus

Garip, boğucu bir yazdı. Rosenberg’leri elektrikli sandalyede idam ettikleri yaz. Ve ben New York’ta ne aradığımı bilmiyordum. İdamlar beni çileden çıkarır. Elektrikli sandalyede idam edilme düşüncesi midemi kaldırır hep. Oysa o aralar gazetelerde okunacak başka bir şey yoktu – her köşebaşında ve havası tozla yerfıstığı kokusundan ağırlaşmış her metro çıkışında bana bakıp duran patlak gözlü […]

Hüseyin Cahit Yalçın – Talat Paşa’nın Hatıraları

Talât Paşa bu hatıralarını, mütarekeden sonra memleketi terke mecburiyet hissederek Almanya’ya çekilmiş olduğu sıralarda kaleme almıştır. Meşrutiyet devrinin en yüksek simalarından biri olan Talât Paşa bize çok alakaya şayan bu mühim zamanlar hakkında pek önemli malumat verebilirdi. Fakat haller ve şartlar onun tam bir ”hatırat” yazmasına imkân bırakmamıştır. Böyle olmakla beraber, temas ettiği bahsi tamamıyla […]

Ayşe Kulin – Tek ve Tek Başına Türkan

Türkan Hoca bana hastalanyla ilgili öyküler anlattı. Ne yazık ki o günlerde omuzumda oluşan bir sorundan ötürü üç ay boyunca sağ elimi kullanamadım. Mart sonuna doğru iyileştiğimde, bu kez onun hastalığı çok ilerlemiş, iyice güçsüzleşmişti. Buluşmalanmızda onu yormaktan korkuyor, konuşturmaya çekmiyordum. 2009 yılının Nisan ayında Türkan Hoca’nın evi basıldı, kitaplarına, yazılarına, mektuplarına el kondu. Sonrası […]

Ayşe Kulin – Fureya

Pencerenin pervazında beyaz bir kuş duruyor ne zamandır. Kocaman beyaz kanatlan yer yer gümüş pırıltılar saçan, cin bakışlı bir kuş. Yaptığım kuşlardan biri olmalı diye düşünüyorum. Ama ben böyle geniş kanatlı kuşlar yapmadım ki hiç. Benim yoğurduklarım narin bedenli, küçücük başlı, uslu, durağan kuşlardı. Her an uçmaya hazır değil de, uzun bir yolculuktan yeni dönmüş […]