Sun Tzu – Savaş Sanatı

Çinli filozof savaşçı SUN-TZU’nun günümüzden 2500 yıl önce yazdığı SAVAŞ SANATI isimli bu eserin 13 bölümden oluşan 384 SAVAŞ TEORİSİ günümüze kadar tüm strateji uzmanlarının ve Harp Akademilerinin temel kaynak kitabı olmuştur. “SAVAŞMADAN KAZANMAK” prensibini ana doktrin olarak alan bu eser:TakƟk ve stratejik savaşlara yol gösterdiği kadar, günümüz ekonomik ve sanayi sava şlarına da kılavuzluk etmekte, EKONOMİST ve POLİTİKACILARA da yol göstermektedir. Thomas Cleary’nin 1910 basımlı “The Art of War” adlı eserinden Adil Demir tarafından çevrilmiştir. SUNUŞ SAVAŞ SANATI BARIŞIN KİTABIDIR; Bundan yaklaşık iki bin beş yüz yıl önce ünlü filozof savaşçı Sun Tzu tarafından yazılmış olan Savaş Sanatı(Sunzi bingfa) adlı bu eser, savaş stratejileri tarihinin enpresƟjli ve etkileyici eseridir. Savaş Sanatı’nın teorileri ikibin beşyüz yıldır tüm askeri lider ve strateji uzmanlarına kılavuzluk ettiği gibi bugün de gerek Asyalı idareci ve politikacılara gerekse modern işadamlarına yol göstermektedir. Feodal toplumdan modern topluma neredeyse birgecede geçme becerisini gösteren Japonya’da bilim adamları, Sun Tzu’nun klasik öğreƟlerini, modern çağın siyasetve iş yaşamına büyük bir başarı ile uygulamışlardır. Gerçekten de bugün pek çok kimse, Japonya’nın bugünkü başarısında. Sun Tzu’nun ünlü ‘Savaşmadan kazanmak en büyük başarıdır.’ doktrininin büyük rol oynadığı konusunda birleşmişlerdir. Savaş Sanatı bugünün iş dünyası içindeki bitmekbilmeyen rekabet konusunda gerek kişisel, gerekse uluslararası çekişme ve mücadelenin ana hatlarına ışık tutar. Kitabın okurlarına verdiği ana fikir yenilmez olabilmek, savaşsız zafer kazanmak, savaş ve rekabeƟn fiziğinin, psikolojisinin ve poliƟkasının doğru analizi ile rakiplere karşıüstünlük kazanmanın yollarının anlaşılmasıdır. Kitap büyükbir dikkatle okunarak değerlendirildiğinde bugünkü acımasız iş yaşamında hemen her zaman benzer koşullarla karşılaşılabileceği görülecek ve Sun Tzu’nun derslerinin praƟkkullanımının uygulama becerisine sahip işadamlarına sağlayabileceği yararlar kolaylıkla bulunacaktır. Bence Savaş Sanatı sadece askerlerin ya da tarihöğrencileri ya da araştırmanlarının yararlanacağı bir kitap olmaktan çok bugünün dünyasındaki kullanım ve yararlanma alanını en çok iş dünyasındaki sınırsız savaş ortamında bulacak ve bu ikibinbeşyüz yıllık eseri okuyarak, doğru yorumlamayı becerecek akıllı iş adamlarının vaz geçilmez el kitabı olacaktır. Sun Tzu’nun Savaş Sanatı incelendiğinde Doğu Asya’da, gerek psikolojinin, gerekse bilim ve teknolojinin temelini oluşturan Taoizm’den önemli ölçüde etkilendiği görülür. HaƩ, bugünkü Uzak Doğu’ya özgü dövüş yöntemlerinin de Taoizm’den ve dolayısıyla Savaş Sanatı’ndan en azından esinlenmiş olacağını bize düşündürür.


Bilindiği gibi Uzak Doğu dövüş yöntemleri de benzer felsefe içinde minimum güç kullanımı ile hasmına maksimum zarar vermeye, gereğinde geri çekilir gibi manevra yaparak düşmanı gafil avlamaya yönelikƟr. Kitabımızın Savaş Sanatı bölümü tam anlamıyla okunduğunda bu savaş modelinin felsefesi ve Çin dövüş felsefesi olan ‘savunma saldırısı’ prensibi daha iyi anlaşılacaktır. Çin tarihi boyunca Taoizm, insan düşünce ve davranışlarından dalgalanmaların belirleyici gücü olmuştur. Ya şamın, birbiriyle sürekli çelişen güçlerin karışımı olduğunu öneren Taoizm, maddesel ve zihinsel gelişmeyi öne çıkarır, teknolojik gelişmeyi vurgularken aynı gelişmenin yaratacağı tehlikelere de dikkat çeker; sürekli olarak insanl ığın maddi ve manevi yönlerinin dengelenmesine çabalar. Siyaset alanında da Taoizm aynı şekilde hem yönetenin, hem de yöneƟlenin yanında durarak zamanın ihƟyaçları çerçevesinde ikƟdarların oluşmasına ya da yıkılmasına destek olmuştur. Bu nedenle Tao düşüncesini yansıtmakta olan Savaş Sanatı, sadece savaşın değil aynı zamanda barışın da kitabıdır. SAVAŞ SANATI VE TAOİZM Eski bir Çin öyküsüne göre, bir zamanlar bir Çin soylusu, zamanının en ileri bilim adamlarından olarak kabul edilen üç kardeş otacıdan en gencine, aralarından en üstün olanın kim olduğunu sormuş. Otacı cevap vermiş, “En büyük ağabeyim, hastalıkların ruhunu görüp, daha ortaya çıkmadan yok ettiği için, şöhreti evinin duvarlarından dışarı çıkmaz.” “Ortanca kardeşim, hastalıkları ortaya çıktığı anda yok eder, bu nedenle onun şöhreƟ de yaşadığı mahallenin dışına çıkmaz.” “Bana gelince, ben damarları açar, şuruplar hazırlar, masaj yaparım. Bu nedenle şöhreƟm her yere yayılır.” “Şimdi size sorarım hangimiz en üstün?” Bu konu üzerine yorum yapan bir Ming dönemi bilgesi, “İşte, liderler, komutanlar ve ülkeyi yöneten tüm yöneticiler için bundan daha önemli bir kıstas bilmiyorum.” der. Yaşlı otacının sözlerine paralellik gösteren Sun Tzu’nun felsefesi de, aynı şekilde elinden geldiğince çatışmayı gereksiz kılmaya yönelikƟr. Büyük ustanın ünlü deyişi, “Düşman ordularını savaşmadan yenmek en büyük ustalıktır.

” bu düşünceyi yansıtan en büyük örnektir. Yine aynı otacının söylediği gibi Sun Tzu’ya göre de, savaşmanın çeşitli seviyeleri vardır. En usta komutan, düşman tuzaklarını boşa çıkartır, ondan daha az deneyimlisi, düşmanın destekçilerini yok eder; daha sonra geleni, düşmanın askeri güçlerine saldırır; en kötü komutan ise surlarla çevrili kentleri kuşatmaya kalkar. Öyküdeki en büyük kardeşin hastalıkları önceden tedavisi nedeniyle kimse tarafından tanınmaması örneğinde olduğu gibi, Sun Tzu da, eski çağlarda yaşamış en değerli savaşçı ve komutanların savaşları, aslında daha savaş başlamadan önce kazanmış olmaları nedeniyle tarihçiler tarafından yeterince bilinmediklerinin, bu nedenle de tarih tarafından gerekƟği kadar değerlerinin anlaşılarak, ödüllendirilmediklerinin altını çizer. Eldeki güçlerin minimum kullanımı ile maksimum başarıya ulaşmayı amaçlayan Sun Tzu’nun Savaşmadan Kazanma stratejisi, genel hatlarıyla Çin tarihinin popüler kültürlerini oluşturan Tedavi Sanatı ile Dövüş Sanatı’nın ilham kaynağı olan Taoist düşüncenin damgasını taşımaktadır. Taoist düşüncenin Savaş Sanatı üzerindeki etkisi bilim adamlarınca yüzyıllardır incelenip yazılmakta ve Savaş Sanatı stratejisinin klasikliği Taoizm felsefesinin gerek felsefi, gerekse siyasi çalışmalarında da kabul edilmektedir. Bundan yaklaşık iki bin beşyüz yıl önce, Çin’in içinde bulunduğu iç ve dış savaşlar sürecinde yazılmış olan Savaş Sanatı da yine aynı dönemde doğan Tao Klasiği Tao-te Ching (Yol ve Güç) ile birlikte aynı Çin hümanizm akımının sosyal koşullarından esinlenmişƟr. Sava ş konusuna duygusal olmaktan çok akılcı bir yaklaşım gösteren Sun Tzu bizlere, savaşmanın nedenlerinin doğru anlaşılmasının savaş sorununu ne şekilde çözüme kavuşturabileceğini, haƩa çatışmaların daha ortaya çıkmadan ne şekilde önlenebileceğine kılavuzluk etmektedir. Bilim adamları, Taoist düşüncenin Savaş Sanatı üzerindeki etkilerini yüzyıllardır yazmakta, buna karşılık Taoist düşüncenin felsefi ve siyasal doktrinleri de Savaş Sanatı stratejisinin klasikliğini kabul etmektedir. Savaş Sanatı’nın önerdiği bilginin yüceliği, bu bilginin sağlayacağı Yenilmezlik Yeteneği ve bunun sonucunda gelecek, ‘Savaştan Caydırıcılık’ da Taoist deyiş olan,”derin bilgi ve güçlü davranışın bir yansıması olarak kabul edilmektedir. Savaş Sanatı’na göre, usta savaşçı çatışma psikolojisi ve mekanizmalarını öylesine iyi bilir ki, düşmanın her harekeƟni derhal algılayıp, her olasılığa uygun en doğal manevrayı en az güç kullanımı ile uygular. Eski çağların Taoist çalışmalarından, Chung-ho chi (Denge ve Armoni Kitabı) Taoist bilginin ve pratiğin savaşçı üzerindeki etkisini aşağıdaki sözlerle tanımlar: Derin bilgi, sıkıntıyı sıkıntının oluşmasından önce, tehlikeyi tehlikenin oluşmasından önce, yok olmayı yokolmadan önce, belayı bela gelmeden önce kestirebilmektir. Güçlü davranış, beden tarafından zorlanmadan önce bedeni eğitmekte, zihin tarafından idare edilmeden önce zihni hazırlamakta, dünya tarafından yöneƟlmeden dünya üzerinde çalışmakta, görevlerin baskısı altında kalmadan görevleri yerine geƟrmekƟr. Derin bilgi prensibi ile s ıkıntıyı düzene, tehlikeyi güvene, yok olmayı varolmaya, belayı başarıya döndürebilmek mümkündür. Güçlü davranış ile beden uzun yaşama, zihin ile derin düşünce yeteneğine, dünya barışa, görevler başarıya kavuşturulabilir.

Bu sözlerin de tanımladığı gibi, Tao ya da Zen düşüncesini benimsemiş Asya’lı savaşçılar ulaştıkları derin soğukkanlılık erdemini sadece ölüm fikrine zihinlerini hazırlamakta değil, ama aynı zamanda karşılarına çıkacak her türden değişik koşullar altında, zaman yiƟrmeden anında tepki gösterecek hassaslığa ulaşmakta kullanırlar. Yine Denge ve Armoni Kitabı der ki: Sessizlik içinde kavramak, çabalamadan başarmak, görmeden bilmek bunların tümü Tao’nun duygu ve yanıtlarıdır. Sessizlik içinde kavramakla her şeyi anlamak, çabalamadan başarmak ile her şeyi başarabilmek, görmeden bilmek ile her şeyi bilebilmek mümkündür. Hareket oluştuktan sonra hissedip anlamak, anlamak sayılmaz. Büyük çabalardan sonra başarmak, başarı sayılmaz. Gördükten sonra bilmek, bilmek sayılmaz. Bu üç durum hissetme ve karşılık vermekten uzaklaşmayı gösterir. Gerçekten de olayları oluşmadan önleyebilmek, hissedebilmek ve görebilmek birbirlerine bağlı olarak gelişen yeteneklerdir. Hiçbir şey anlaşılmadan hissedilemez, karşılıksız hiç bir şey elde edilemez, hiç kimse fayda görmeyeceği bir yere gitmez. Taoist düşüncenin amaçlarından biri de yaşamdaki çeşitli oluşumlara karşı en uygun hassaslığı ve karşılık verme yeteneğini geliştirmeye yardımcı olmaktır. Aynı akım altındaki Savaş Sanatı da öğrencilerine sayısız kaynak ve potansiyel sunar. Aynı kavram içinde geliştirildiği düşünülen uzak doğu dövüş sanatı da yine Taoizm etkisi altında, MÖ.3. Yüzyılda yaşamış olan efsanevi Sarı imparator zamanına kadar geri gider. Efsaneye göre Sarı İmparator vahşi kabileleri, kendisine Taoist bir bilge tarafından öğreƟlen sihirli dövüş yöntemleri ile ele geçirir.

Bu dövüş metodunun prensipleri de Sun Tzu’nun savaş bilimindeki bireysel savaş ve savunma tekniklerinin kaynağını oluşturur. Sarı İmparator’dan bin yıl sonra, Çin’in içinde bulunduğu köle toplum modelini sona erdirerek Çin’e hümanist yöneƟm kavramını tanıştıran savaşçı komutanlar da Taoist düşüncenin bir diğer önemli klasik eseri olan, analitik ve düşünsel öğretilerin verildiği I Ching adlı eseri yazmışlardı.

.

PDF Kitap İndir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

1 Yorum

Yorum Ekle
  1. Hayatın tamamı için faydalı bir kitap.