Tarık Zafer Tunaya – İkinci Meşrutiyetin Siyasi Hayatına Bakışlar

BİRİNCİ BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYET’İN SINIRLARI 1- İkinci Meşrutiyet ne zaman başlar? a- 23 Haziran 1908 Beyannamesi: b- Rumeli mitingleri ve Yıldız’a telgraflar: c- Hürriyeti ilan eden nutuk, ”Ya Kanunu Esasi, Ya Ölüm!” d- Hürriyetin resmen ilanı: 2- İkinci Meşrutiyet ne zaman son bulur? İKİNCİ BÖLÜM MEŞRUTİYETİN SİYASİ HAYATI 1- İç ve dış olayların şeması a- Olaylar: b- Olaylar ve aydınlar: 2- Meşrutiyet kadrosu içinde siyasi ve hukuki olayların şeması a- Parlamentarizm ve hürriyetler b- Seçimler: c- Meşrutiyet kabineleri: d- Meclis çalışmaları, fesihler ve tatiller: e- Suikastlar ve ötesi: ÜÇÜNCÜ BÖLÜM SİYASİ HAYATIN UNSURLARI 1- İdare edilenler: a- Siyaset yapan kitlenin genişlemesi, ”vatandaş”ın doğuşu: b- Etnik özellikler: c- Halk efkârı ve özellikleri: 2- İdare edenler (siyasi iktidar) a- Fiili tek parti rejimi: b- İktidar partisinin yapısı: c- İktidar tekeli: d- İktidar tekelinin hukuki görünüşü: e- İktidar tekelinden doğan sonuçlar: 3- İktidar Mücadelesi: a- Muhalefet partileri: b- İktidar mücadelesinin şeması: c – Muhalefetin dayandığı tezler 4- İttihat ve Terakki’nin icraatına dair a- Sosyal ve kültürel alanda: b- İktisat alanında: c- Hukuk alanında: d- Heyecan iklimi: DÖRDÜNCÜ BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYET TOPLUMUNU KAPLAYAN DERTLER 1- Büyük ümit: 2 – Hayal kırıklığı, sebepleri ve sonuçları: a – Sabırsızlık: b – Anarşi: c – Aşağılık duygusu: d – Şahsiyat: e – Taklitçilik: f – İktisadi gerilik: g – Cehalet. h – Aydınların sorumluluğu: İktidarın yetersizliği: 3- Büyük soru: ”Bu devlet nasıl kurtarılabilir?” BEŞİNCİ BÖLÜM İKİNCİ MEŞRUTİYET’İN SİYASİ FİKİR CEREYANLARI 1- Batıya açılan yeni pencere: 2- Çeşitli fikir cereyanları: a- Garpçılık cereyanı: b- İslamcılık cereyanı: c- Türkçülük cereyanı: d- Mesleki içtimai cereyanı: e- Sosyalizm cereyanı: 3 – Siyasi fikir cereyanlarının özellikleri: ALTINCI BÖLÜM SONUÇ İKİNCİ MEŞRUTİYET’İN SİYASİ HAYATINA TOPLU BİR BAKIŞ (Müşahedeler ve Tezler) İKİNCİ MEŞRUTİYET DEVRESİNİN KISA KRONOLOJİSİ – BİBLİYOGRAFYA


Bu kitabın yazılması şu gayeye dayanır. Eski harfleri okuyamayan, Osmanlıcayı anlayamayan bugünkü nesle, memleketimizdeki ideolojik hareketlerin gelişmesini anlatmak. Bu hareketlerin zaman unsuru içinde mukayese ve değerlendirme imkânını, vesikalara dayanarak, genç kuşağa vermek. Çok bol, fakat çok dağınık vesikaları aramaktan, şehir şehir, kitaplık kitaplık dolaşmaktan bir toplumun gençlerini kurtarmak istedik. İkinci Meşrutiyet bugünün kapılarını açan anahtarları verecek özlü bir devredir. Osmanlı İmparatorluğu, tarihin bu sayfasında en kritik anlarını yaşamış, bu devrede tarihe karışmıştır. Fakat yeni bir Türkiye’nin doğum sancıları da İkinci Meşrutiyet yılları içindedir. Meşrutiyet, yaşamak için çırpınan ve düşünen bir süredir. Bir imparatorluğunu geçmişine, haline ve geleceğine ait bütün sorular 1908’den itibaren büyük bir açıklıkla sorulmuş ve cevaplar aranmıştır. Siyasi fikir cereyanları kaynaklarını bu arayıştan alırlar. Cevaplar 1913 sonuna kadar nispeten geniş bir kitle, bu tarihten itibaren de tek parti ideologları tarafından tek yönde aranmıştır. Bunlara iktidardakiler gibi düşünmeyenlerin sürgünde, Mütareke devresindeki çalışmaları da katılmalıdır. Bu çalışmalar ilk defa, Batı ile Doğunun açık ve zaruri bir sentez denemeleridir. Bütün bu arayış ve buluşlar hâlâ yaşayan ve süregelen bir oluşun önemli bir safhasındadırlar.


Meşrutiyet, Türkleri imparatorluk formülünden demokratik bir cumhuriyet formülüne iletmiş olan köprüdür. Ne yazık ki, uzun yıllar araştırılmamış, incelenmemiş, küçümsenmiş ve ihmal edilmiş bir zaman parçasıdır. Bugünün insanı, üzerinde hâlâ tesir icra eden bir devreyi bilmekle ödevlidir. İlerlemek, kalınan yerden hareketle başlar. Henüz Türkiye’nin siyasi düşüncesinde bu nokta bilinmemektedir. Meşrutiyette söylenmiş olanlar bilindiği zaman, bugün birçok fikrin yeni değil eski olduğu ve tekrar edildiği anlaşılacaktır. Bu gaye iledir ki, Meşrutiyet toplumunu ve bu toplumun fikirleriyle olaylarını, enteresan bir açıdan, çağımızda medeni devletlerin ve ilim çevrelerinin önem verdikleri Siyaset İlmi (Science Politique, Political Science) açısından göstermeye çalıştık. Siyaset İlmi, siyasi olayların ilmi olarak incelenmesidir. Memleketimiz için yeni fakat yerleşmesi hayati bir önemi olan bu açıya sadık kalmaya, müşahadelerden, tarih laboratuvarındaki denemelerden faydalanmaya, tek kelime ile ilmi olmaya çalıştık. Meşrutiyeti, fert ve toplum, olay ve fikir olarak incelerken, dikkat ettiğimiz nokta bugünün değil, zamanın insanlarını tanıtmak ve konuşturmak isteğimizdir. Meşrutiyet’in yazarları arasında, Cumhuriyet rejimi içinde yazmış ve yazanlar vardır. Biz onların, bugünkü değil, tarihi yaparlarken ileri sürdükleri fikirleri tanıtmak istiyoruz. Tarihimizde çok az devre, kendi yazarları tarafından, İkinci Meşrutiyet’te olduğu kadar değerlendirilmiştir. Bu açıdan, İkinci Meşrutiyet’in siyasi düşünce akımlarını birer birer, küçük kitaplardan mürekkep bir seri halinde umumi efkâra sunmaya hazırlanıyoruz. Bunlar: Garpçılık Cereyanı, İslâmcılık Cereyanı, Türkçülük Cereyanı, Mesleki İçtimai Cereyanı, Sosyalizm Cereyanı başlıklarını taşıyacaklardır.

Ayrıca meşrutiyetin hazırlanışına tahsis edilmiş, Jön Türkler başlıklı bir kitabımız da çıkacaktır. Sunduğumuz bu kitabın özelliği çeşitli siyasi cereyanların nasıl bir iklim içinde geliştiklerini göstermek istemesidir. Bu kitap bir giriş mahiyetindedir. Kitabın sonuna koyduğumuz Kronolojik tablo, olayları yakından takip imkânını verecektir. Ayrıca eklediğimiz geniş Bibliyografya da bu devre hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenlere kolaylık sağlayaktır. Bu konuyu, meslek hayatımızın dönüm noktasında, doçentlik tezi olarak işlemiştik. (Amme Hukukumuz Bakımından İkinci Meşrutiyetin Fikir Cereyanları, İstanbul 1948). Teksir makinesiyle, gayet az sayıda basılmış olan tezimizin, bazı kısımları, ufak değişikliklerle, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası’nda yayımlandı. 1953- 1954 ders yılında aynı konuyu doktora kuru olarak seçtik. Sunmakta olduğumuz seride, tabii olarak, eski çalışmalarımızdan faydalandık. Fakat 1948’den beri, yeni kaynaklar ve çalışmalarımız, çıkacak kitaplarımızı 1948’deki yayımımızın bir tekrarı olmaktan çıkarmıştır. İkinci Meşrutiyet’in fikir akımlarıyla uğraşanlar, araştırmalarında bugün için şu özlü sonuca varacaklardır: Değişen bir dünya içinde, her zamandan fazla kendimizi tanımaya ve tanıtmaya zorunluyuz. Bu da ancak tam bir fikir hürriyeti iklimi içinde olur. Tarık Z. Tunaya Ayaspaşa, Ekim 1959

.

.

PDF Kitap İndir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir