Ahmet Şerif İzgören – Moks Başarıya Giden Yol

Geçtiğimiz ay televizyon kanallarında bir haber vardı. Asker; ablasını aramış, “Abla, babam beni cebimden bir arayıversin” demiş, belli kontörü yok. Baba, Egeli bir çiftçi, üç gün arayamamış oğlunu. Ama oğlu hep aklında, üçüncü gün oğlunun şehit olduğu haberi gelmiş. Hüngür hüngür ağlıyordu baba, “Param yoktu kontör alamadım, son bir kez duyamadım oğlumun sesini!” diyordu. Kapattım televizyonu. Ben de ağladım. II. Dünya Savaşı bitiyor; Kore’de kişi başına yıllık gelir 65 dolar. Japonya’da 130 dolar. Türkiye’de 200 dolar. Yıl 2007; Kore’de 24.000 dolar. Japonya’da 40.000 dolar.


Türkiye’de 4.000 dolar. Bu ülkede bürokrat ve politikacılara giden rüşvetin yıllık bütçesi, 5-7 milyar dolar arası. Tam rakam bilinemiyor. Öte yanda babacık, kontör bulup oğlumun sesini son bir kez duyamadım diye ağlıyor, oğlum vatan için şehit oldu diye değil. Bu ülkeyi 1940’lardan bu yana yöneten tüm o pişkin adamların ellerinde kan yok, diyorsanız iyi düşünün. Dünyada 200 devlet var. Bunların 170’i bize vize uyguluyor. Bu ülke korkunç yönetildi. Büyük şehirlerin lüks semtlerinde, saat 10.00-11.00 gibi evlerin kapısının önünde bekleyen siyah, hepsi en az 100.000 euroluk lüks, resmî plakalı arabalar görürsünüz. Mesaiye o saatte gider bu adamlar. Çiftçi Amca hüngür hüngür ağlar.

Şirketlerde patron yazarkasanın başında oturur. Çalışanın maaşından on kuruş kesince kâr ederim, garibanın maaşını dört gün daha bankada bekletirsem repodan kazanırım zanneder. Eğitmez, öğretmez, sonra da yazarkasanın başında batıp gider. Bu kitabı, bunun için yazdım. Ülkedeki iyi örnekleri ve uygulamaları görün diye. 1999’dan bu yana yönetim ile ilgili kitap yazmıyordum. Bu on yıl içinde, o kadar çok şirkette eğitim aldım ki… En büyük avantajınız şu: İçerideki örnekleri, birkaçı dışında başka bir kitapta bulma ihtimaliniz yok, neredeyse tamamını ilk elden dinledim. Bunu bir dörtleme olarak kabul edin. İş Yaşamında 100 Kanguru’da Sistem Liderliği’nin, Türkiye’ye uygun bir liderlik modelinin teorisini yazdım, işin temeli orada. 13/171 Geleceğin Organizasyonunu Yaratmak’ta Sistem Liderliği’nde Değişim Yönetiminin nasıl uygulanacağını, gerçek bir uygulamayı örnek alarak anlattım. Değişim Yönetiminin teori ve uygulamasını orada bulabilirsiniz. Yöneticiler Futboldan Ne Öğrenir?’de Sistem Liderliği Modeli’nin (SLM) Takım Çalışması boyutunu anlattım. MOKS ise; SLM’de, gelecekte var olmak istiyorsanız bir Sistem Lideri olarak odaklanmanız gereken dört ana alanı ve bunlara uygun uygulamaları içeriyor. Fark etmişsinizdir, bunları, kitapların dördünü de alın diye yazıyorum. Kitaplarımdaki teoriler konusunda, “Acaba yurtdışından alıntı mıdır? Kaynak göstermiyor mudur?” korkunuz hiç olmasın.

Birincisi, bu alanlarda hiç kitap okumuyorum. İkincisi, o yabancıların teorilerini hiç bilmiyorum ve açıkçası ilgilenmiyorum. 2000’lerin başında Northampton Üniversitesi Sunley Management Center’da bazı liderlik eğitimleri aldım. Doğu Akdeniz Üniversitesi’nde hocalık yaparken de birkaç kere derse girip dinleyeyim istedim, hani siz Hüseyin Hatemi’yi dinlerken beşinci dakikada hipnoza giriyorsunuz ya, aynısı bana da oldu. Hem anlamadım, çok kafam karıştı, hem de şuna karar verdim: O havalı teorilerin hiçbirini ben uygulayamam, karışık, havada. Daha önemlisi, fark ediyorsun ki onu yazan adam, hayatında üç kişiyi yönetmemiş. Bir de benim bellek kartının kapasitesi zaten düşük, bu terimlerle doldurmayı istemiyorum. En iyisi, ne yapmaya çalışıyorsam onu yazayım dedim. Her kitabımda kaynakça geniş olur, bu kitapta yok çünkü bu sefer ön araştırma da yok, aklımdakileri hatur hutur yazdım. Ben teorisyen değilim, bir yıl yurtdışında hocalık yaptım, bir şeyler öğreneyim diye. Bunun dışında, iş hayatım pratikle geçti. 12 yıl orduda üniforma giydim, 14 yaşımdan 26 yaşıma kadar. Sonra, dört yıl daha kamuda çalıştım, üniversitede yöneticilik yaptım. Ardından patron şirketlerinde genel müdürlük yaptım. 1996’dan bu yana da kendi şirketlerimi yönetiyorum.

Bu şirketlerden biri, İngiliz Sunley Management Center’la üç yıllık bir işbirliği sürdürdü. Yani, bu ülkede görebileceğiniz hemen her yapıda çalıştım, tadabileceğiniz her başarısızlığı, çuvallamayı da yaşadım. Kırmadığım pot, devirmediğim çam kalmadı. Bu bölümde “Çok başarılıyım, tecrübe gani” falan demem gerektiğinin ben de bilincindeyim ama değil. Sıradan bir yöneticiyim. Liderliğim var mı harbi bilmiyorum. Bir tek, 14/171 oynadığım futbol takımlarında, hep kaptan oldum. Orada da küçükken topu olanı, büyüyünce de sesi biraz gür çıkıp kaçan her pozisyonda millete vır vır söyleneni kaptan yaparlar, ondandır. Kitabın adı niye MOKS? Cevabını birazdan bulacaksınız. Bu kitabı okuyan eğitmenler, yönetim danışmanları ve öğretim üyeleri; kitaptan istediğiniz alıntıyı kaynak göstermeden alabilirsiniz, adımı hiç anmanıza gerek yok. Bilgi, ülkenin her yerine ulaşsın. Hiçbir bilgiyi saklamadan yazdım, öğrencilerinize ulaşsın diye. Www.izgoren.com’da MOKS’un sunumunu bulacaksınız, teoriyi oradan da çekinmeden alabilirsiniz.

İstanbul’dan bir arkadaşım aradı: Uğur. Boğaziçi Üniversitesi’nin bir eğitim merkezi varmış. Verdikleri bir eğitimin adı “Filmlerle Liderlik”. Eğitime başvurmuş, program istemiş ve programı görünce şok olmuş: “Ağabey, 24 alt başlık var, Sistem Liderliği Modeli’nin 24 alt başlığıyla sırası bile aynı”. O eğitim programını hazırlamam altı yılımı aldı. Bir sonraki eğitimleri “Avucunuzdaki Kelebek”. Onu hazırlamak ise dört yılımı aldı. Reha diye bir Abimiz, Sabancı’da İK’da çalışmış biri. Emin olun, ona bile kızamadım. Kesin sevdiğinden yapmıştır. Benden izin istemeye çekinmiştir. Kitaba başlamadan önce, size vermek istediğim bazı garantiler var: 1. Verdiği eğitimlerin hepsini birçok uluslararası kuruluş ve şirkete İngilizce olarak verebilen Türkiye’deki birkaç adamdan biriyim ama kitapta İngilizce tek bir kelime görmeyeceksiniz. Yazdığım her teknik kelimenin İngilizcesini de biliyorum ama daha da önemli bir şey biliyorum: Benim ülkemin dili harikulade ve bildiğim her şeyi anlatmaya yetiyor. 2.

İçerideki örnek ve uygulamaların yaklaşık % 80’i bu ülkenin topraklarından, geri kalan % 20’si bize örnek olabilecek uluslararası iyi çalışmalar. 3. İçeride hiç internet hikâyesi yok, internette dolaşıp duran kaynaksız hikâyeleri ve slayt gösterilerini kitaba koymadım. 4. Öğrendiğim her şeyi duyduğum kişinin adını vererek yazdım, sadece birkaçında aynı kişinin adını fazla tekrarlamamak için yazmadım. 5. Satın aldığım kitapların çoğunu okumaya başlıyorum, daha sonra kitabın % 20’sine bile gelemeden bırakıyorum. 1986 yılında, Günaydın gazetesinde Rahmi Turan’ın hazırladığı bir çizgi roman tefrikası vardı: Kara Murat. 174 bölüm devam eden çizgi romanın özeti şuydu: “Fatih’in fedaisi Kara Murat, bir görev için Çin’e gider ve Çin İmparatoriçesiyle 15/171 ateşli bir şekilde sevişir”. 174 günün özeti bu! Kitabı okumaya başlıyorsun ve yazıldığı alanla ilgili bir tane somut örnek, işe yarar bir bilgi bulamayınca atıyorsun kenara. Bu kitabı yazarken farklı sektörlerden, kullanılabilir, uygulanabilir, çatır çatır işinize yarayacak somut örneklerle dolu olmasına dikkat ettim. 6. Bildiğim hiçbir şeyi kendime saklamadım, bunu kimse bilmesin demedim. 7. Bu kitabı çok daha kalın, uzun ve ağdalı cümlelerle yazabilir, iki katına çıkarabilirdim ama özetleyebildiğim kadar özetledim.

8. Sonuncusu, yıl sınırı olmadan kitabın iade garantisi var. On yıl sonra paraya sıkıştınız diyelim, yollayın kitabı yayınevine, söz veriyorum parasını alırsınız. Kitaptaki olumlu örneklerin hepsinde firmanın adını belirttim ve olumsuz örneklerde, firmanın adını yazmadım. Birkaç olumsuz örnekte firmaya “biz bunu düzeltelim ya da geliştirelim” fikrini verebileceğine inandığım zaman kurumun adını belirttim. Bunun da o firmayı karalayıcı bir örnek olmamasına dikkat ettim. Feci bir rekabetin yaşandığı bu dünyada, eğer ülkemizin şirketleri geri kalırsa ayakta kalma şansımız yok. Firmaların patronundan genel müdürüne, çaycısından güvenlikçisine kadar artık daha hızlı ve verimli çalışması gerekiyor. Burada hepimize düşen bir görev var. Çocuklarımız işsiz, babalarımız kontörsüz kalmasın diye…

.

PDF Kitap İndir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir