Ferit Edgü – Leş

1950’lerin başlarında, her zaman olduğu gibi, çiçeği burnunda bir avuç genç, Türk öykücülüğünü, Türk şiirini yenileştirme sevdasıyla ortaya çıkmışlardı. Sonraları ’50 Kuşağı’ adını alacak bu kuşağın yazarlarından birinin, yarım yüzyılı aşan bir sürede yazdığı öyküler yer alıyor bu kitapta. Ama tümü değil. Yazarlığımın ilk yıllarında yayımlamak cesareti gösterdiğim öykülerden bir-ikisi dışındakileri yayımladığım kitaplara almadım. Dolayısıyla bu kitapta da yer almıyorlar. Keza, Nijinski Öyküleri ve Binbir Hece de, ama çok farklı nedenlerle. Bu elinizdeki “kitapların kitabı”, benim yazma serüvenimin ürünü. Okur, bu serüveni, başlangıcından bugüne değil, bugünden başlangıcına doğru izleyecek. Yok eğer kronolojiye düşkünse, kitaba sondan başlayabilir. Daha önce bazı kitapların başında ve sonunda, ön ve sonsözlcr yer almaktaydı. Onları olduğu gibi korudum. Kitaba en eski öykülerimden (1958) birinin adını verdim: LEŞ. Niçin Leş? Hiçbir nedeni yok. Ya da var: 8 LEŞ I TOPLU ÖYKÜLER Bugüne değin hiç kimseyle paylaşmadığım bir anıyı, sırasıdır, burada okurla paylaşayım. Yıllarca önce, yanılmıyorsam, Saiı Faik ödülünün Bir Gemide ‘ye verildiği sıralarda, bir akşam telefonum çaldı.


Karşımda tanıdığım bir ses, bir kadın sesi, kendisiyle konuşacak birkaç dakikam olup olmadığını sordu. (Tanıdığım insanın sesi olamazdı bu, çünkü o çoktan ölmüştü.) Tabii ki vardı. Adını sorduğumda, “Beni tanımazsınız, dedi. Önemi de yok.” Sonra, “Bir zamanlar Leş adlı bir öykünüzü okumuştum, diye sürdürdü konuşmasını. Merak ediyorum, halii, arada bir de olsa, teknenize gelip yapıştığı oluyor mu? . ” Donup kalmıştım. Hemen yanıtlayamadım. Uzun bir süre sustuktan sonra, bilmem niçin yalan söyledim: “Hayır, kurtuldum ondan.” “İşte buna memnun oldum” dedi karşımdaki ses. Sonra bana mutluluklar dileyerek kapadı telefonu. İşte, bu nedenle, Baudelaire’in bir şiirinden ödünç aldığım başlığı seçtim bu kitaba: Leş.

.

.

PDF Kitap İndir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir