Georges Bataille – Gözün Hikâyesi

Gözün Hikâyesi’nden bir yıl önce, W.C. başlıklı bir kitap yazmıştım, küçük bir kitaptı bu. Daha çok da çılgın bir anlatı. W.C. ne kadar hüzünlüyse, Gözün Hikâyesi de o kadar hoppadır.

W.C.’nin elyazması yandı, şimdiki üzüntüm düşünülürse bu bir kayıp değildi: Bu bir korku çığlığıydı (kendimden duyduğum korku, ahlâksızlığım için değil, o günden beri düşünürüm aklımın takıldığı yerden… Ne kadar da hüzünlü!).

Diğer yönden, Göz’ün taşkın sevinciyle hiç olmadığım kadar mutluyum; bunu hiçbir şey silemez. Naif deliliğin sınırındaki bu tür bir sevinç, sonsuza kadar korkunun ötesinde kalacaktır; zira korku, onun anlamını ortaya çıkarır.

W.C. için yapılan bir çizim, bir gözü gösteriyordu: Darağacının gözü. Tek başına, güneş gibi, kirpiklerle çevrili olarak, giyotinin gözlüğünden çevresini süzüyordu. Bu çizim, “Sonsuz Yinelenme” olarak adlandırılmıştı ve onun tüyler ürpertici düzeneği, kiriş, jimnastik, darağaçları ve sütunlu girişti. Sonsuzluğa giden yol, ufuktan gelerek oradan geçer.

Concert Mayol’daki bir skeçte duyulan parodik dizeler, konu hakkında ek bilgi verir: Tanrım, sesin derinliğinde cesedin kanı ne kadar da hüzünlü. Gözün Hikâyesi’nde, W.C. ’nin başlık sayfasında ortaya çıkan, işaretlerin en kötüsünü takip eden ve her şeyi oraya yerleştiren başka bir anısı daha vardır.

Lord Auch adı (Osh olarak okunur) arkadaşlarımdan birinin bir alışkanlığıyla ilişkilidir; kızdığı zaman “aux chiottes!” (to the shithouse / kenef) demek yerine bunu “âux ch” diye kısaltırdı. “Lord” Tanrı’nın İngilizcesidir (Kutsal Kitap’daki): Lord Auch, kendini kurtarmasıyla bir tanrıdır. Bu öykü, üzerinde yoğunlaşmak için fazla canlıdır;

Her yaratık, bu tür bir yerle mükemmelleşmiştir; ona bakan Tanrı, gökyüzünü dinçleştirir. Tanrı olmak; çıplak, güneş gibi, yağmurlu bir gecede, bir tarlada, kırmızı, kehânetsel bir fırtınanın azimetiyle gübrelenerek, yüzü çarpılarak, parçalanarak, gözyaşları içinde, olanaksız olarak:

“Benden önce kim azametin ne olduğunu biliyordu?” “Bilincin gözü” ve “adaletin ormanı” sonsuz yinelemeyi yeniden doğurur ve vicdan sızısı için daha umutsuz bir imge var mıdır? Geceleyin, annemin cesedinin başında, çıplak olarak mastürbasyon yaptım. (Raslantılar’ı okuyan birkaç insan, onun neden öykünün kurgusal karakterini içermediğini merak etti.

Fakat, bu önsöz gibi, Raslantılar’ın da sözcüğü sözcüğüne bir doğruluğu vardır: R. köyündeki pek çok insan malzemeyi doğrulayabilir. Dahası, o arkadaşlarımdan kimileri W.C.’yi okumuştu).

PDF Kitap İndir

Abone ol
Bildir
guest
İsim yazmadığınız yorumlar "Anonim" kullanıcı adıyla yayınlanır.
Yazmasanız da olur ama yazarsanız size verilen cevaplar için bildirim alırsınız.
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments