Nâzım Hikmet Ran – Büyük İnsanlık – Kendi Sesinden Şiirler

Nâzım*m 50 yıllık sesi ve Bedri Rahmi “ Bu kaydı çok iyi saklayın, aman ha!” Bu sözlerin sahibi olan Bedri Rahmi’nin, oğlu Mehmet ve gelini Hughette’e vasiyet ettiği kayıttaki ses Nâzım Hikmet’e ait. 1960’ların teknolojisi bir makara bantta tam 50 yıl bekledikten sonra Nâzım ülkesine sesiyle de olsa dönüyor… Makara bantm bulunuşu Bedri Rahmi Eyüboğlu arşivini büyük bir titizlikle yayma hazırlayan Hughette Eyüboğlu, artık zamanı geldiği düşüncesiyle makara bantı sakladığı çekmeceden çıkardı ve Bedri Rahmi’nin bütün eserlerini yayımlayan İş Bankası Kültür Yayınları’na teslim etti. Evet, bu bant uzun yıllar saklanmak zorunda kaldı, çünkü kayıttaki ses yıllarca yasaklıydı. Bedri Rahmi o yıllarda evlerini sık sık ziyaret eden polislere karşı önlemini daha kayıt sırasında almıştı; kaydın başında “M or” şiirini okuyup adeta kendi sesini Nâzım’a siper ederek… Bant evin çeşitli yerlerinde saklandı, kimi zaman yüklükte, kimi zaman merdiven altında, Mehmet Eyüboğlu’nun çekmecesinde… O kadar ki, Hughette Hanım, “ artık zamanı geldi” dediğinde bantm bulunması bir hafta sürmüştü. Aradığı bir şey daha vardı: Nâzım’ın annesi Celile Hanım’ın yaptığı ve hiç ortalığa çıkmamış bir Nâzım portresi. Ekinde CD olan bu kitabın ön kapak içinde gördüğünüz Celile Hanım’ın resmettiği portre de, Nâzım’ın Bedri Rahmi’ye yadigârıdır. IX NÂZIM HİKMET Kaydın hikâyesi* Bedri Rahmi ve Nâzım Hikmet Paris’te bir araya geliyorlar. Şiirlerin yazılış tarihlerinden yılın 1961 olduğu anlaşılıyor; söyleşi ise kayıtta geçtiği şekliyle 25 Nisan tarihli. Bedri Rahmi “ Patırtı yapmayın,” diyerek başlıyor “Yeşilden mordan pembeden” şiirine, sonra Nâzım’a bırakıyor teybi. Nâzım 55 şiirini soluksuz okuyor. 56.’sına geldiğinde kısa bir ara vermek istiyor ve karşımıza “Bir Garip Yolculuk” la çıkıyor (Biz bu şiiri “ Saman Sarısı” olarak biliyoruz). “ Bir Garip Yolculuk”u okurken Nâzım’ın zorlandığını duyuyoruz. “ Olmadı” diyor, baştan alıyor, yarılarken kayıt duruveriyor, Bedri Rahmi önerilerde bulunuyor… Okuduğu şiirler arasında ikisi var ki ilk kez bu kayıtla ortaya çıktı (s. 50 ve s.


64): Bütün yolculuk boyunca hasret ayrılmadı benden dizesiyle başlayan şiir Türkçe ya da Rusça hiçbir kaynakta yer almamış. Bir ucu bir kuyuda kaybolan rüzgârlı bir şosede dizesiyle başlayan şiir ise yalnızca Rusça yayımlanmış Seçme Eserler?nde var.“ İlk kez yayımlanan bu iki şiir, Nâzım’ın okuyuştaki vurgulamaları dikkate alınarak dizildi. Bir bant, bir kitap, iki yayınevi “Büyük İnsanlık ” Kendi Sesinden Şiirler adını alan bu çalışmada ön plana çıkarılmak istenen, ilk kez yayımlanan ses kaydıdır. Bu nedenle kitabın kurgulanışında ses kaydındaki sıralama esas alındı. Okuyuştaki farklılıklar Yapı Kredi Yayınları’mn Delta dizisindeki basımından (Nâzım Hikmet, Bütün Şiirleri, YKY, 1. Baskı, Nisan 2007) aktarılan şiirlerin üzerinde dipnotlarla belirtildi. İki şairin şiirler arasında geçen konuşmaları da yazıya dökülerek sayfalardaki yerini aldı. Kaydın sonundaki söyleşi ise Fransızca olması nedeniyle CD’den çıkarıldı. Nâzım’a sorular yönelten erkek ve kadın seslerinin ise kimlere ait olduğu tespit edilem edi/” Kitabın sonunda yer alan bu söyleşiyi Ali Berktay Türkçeleştirdi. https://www.youtube.com/watch?v=bFupWJD2HGQ

.

PDF Kitap İndir

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir