Pir Sultan Abdal – Bütün Siirleri

turnalar ali’mi görmediniz mi yemen ellerinden beri gelirim turnalar ali’mi görmediniz mi hava üzerinde sema ederken turnalar ali’mi görmediniz mi şah’ım hayber kalesini yıkarken nice yezit halka olup bakarken muhammet mustafa hacc’a çıkarken

turnalar ali’mi görmediniz mi kim gördü deryada balık izini eğildi kanber’in öptü gözünü turnalardan işittim avazını turnalar ali’mi görmediniz mi havanın yüzünde sema tutarken ab-ı kevser şarabından içerken muhammet gül ü reyhanın seçerken turnalar ali’mi görmediniz mi şeriat yolunu muhammet açtı tarikat menzilini ali seçti bu

meydandan nice erenler geçti turnalar ali’mi görmediniz mi pir sultan’ım eydür konup göçelim gelin kevser şarabından içelim ali’nin uğruna serden geçelim turnalar ali’mi görmediniz mi eğer dost ırmağın eğer dost ırmağın gözün ararsan serçeşme’den gelir suyun durusu ali muhammet’tir muhammet ali ikisi de bir elmanın yarısı ali’m engür ezdi kırklar da içti kırkı da mest oldu kendinden geçti muhabbetin kapısını kim açtı cümlesi de bir ikrarın çerisi ali’m yola gider menzili keser sofi nerde olsa yalanı

basar bir kale yaptırmış on iki hisar sor nedendir duvarının örüsü dört kapısı vardır kırk da dükkanı üçyüz altmış altı gevher madeni on yedi kişidir alıp satanı cümlesinin sarrafıdır birisi o kalenin bedenine kuş konar kanadı üstünde kandiller yanar pir sultan abdal’ım secdeye iner aşık oldum gitmez benzim sarısı gönder bizi safa ile mihman olmuşum gelmişim hakk’a bağlamışım

özüm ev sahibi iki gözüm gönder bizi safa ile gelin örselemen bizi hakk’a ısmarladık sizi ayağın tozuna yüzü sürdür bizi safa ile sürüye katılan koçlar o da hakk’ın emrin işler yiyip içtiğimiz kardaşlar gönder bizi safa ile hey dedeler hey babalar yerde gökte hü diyenler rıza lokmasın yiyenler gönder bizi safa ile gidiyoruz hoşça kalın gahi

siz de bize gelin heybemize azık koyun gönder bizi safa ile pir sultan ere varalım hak divanına duralım yolcu çizmesin giyelim gönder bizi safa ile leblerinin balı ile gel güzel yola gidelim adı güzel ali ile açlar doyar susuz kanar leblerinin balı ile içilmez dolu içilmez sevgili yardan geçilmez ikisi birden seçilmez has bahçenin gülü ile ali’m bana neler etti aldı

elim dara çekti üstüme yürüyüş etti elindeki dolu ile ağaç kuru devran döner kuş yuvaya bir dem konar doldurmuş dolusun sunar ali’m kendi eli ile erenler lokması nurdur lokmaya elini sundur pir sultan’ım doğru yoldur ali’m kendi yolu ile yiyemezsin demedim mi güzel aşk cevrimizi çekemezsin demedim mi bu bir rıza lokmasıdır

yiyemezsin demedim mi yemeyenler kalır naçar gözlerinden kanlar saçar bu bir demdir gelir geçer duyamazsın demedim mi bak şu aşkın haline ne gelse söyler diline can ü başı hak yoluna koyamazsın demedim mi aşıklar harabat olur hak yanında hürmet bulur muhabbet baldan tatl’olur doyamazsın demedim mi girelim ali serine çıkalım meydan yerine küfrümüz iman yerine sayamazsın demedim mi pir sultan’ım der şah’ımız hakk’a ulaşır rahımız on’ki imam katarımız uyamazsın demedim mi

PDF Kitap İndir

Abone ol
Bildir
guest
Yazmasanız da olur ama yazarsanız size verilen cevaplar için bildirim alırsınız.
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments