Bülent Bilmez, Gülay Kayacan, Şükrü Aslan – Dersim ’38’i Hatırlamak

1937-38 yıllarında Dersim’de yaşanan toplumsal travmanın doğrudan tanıklarıyla yapılmış görüşmeler, konuyla ilgili otobiyografiler, biyografik çalışmalar, Osmanlı dönemindeki resmi raporlar, yazışmalar, mektuplar, Cumhuriyet dönemindeki askeri ve sivil bürokrasi raporları vb. kaynaklar kullanılarak onlarca kitap yayımlanmış, birkaç da belgesel film yapılmıştır. Bu toplumsal olaylarla ilgili yazılı kaynakların pek çoğunun ya resmi ya da muhalif ideolojiler ekseninde biçimlenmiş olduğu ve olayların sadece siyasal söylemler çevresinde ele alındığı görülmektedir. Bazı resmi ve muhalif ideolojilerin temsilcileri bu alanı kendi politikalarını haklı çıkarmanın bir aracı olarak kullanmakta, böylelikle de geçmişi dar bir siyasal söylem alanının içine hapsetme anlayışını yeniden üretmektedirler. Öyle ki metinlerin çoğu isyan/bastırma, baskı/direniş, askeri hârekat/silahlı direniş, silahlı milisler/askerler, kahramanlar/vatan hainleri, şeyhler/komutanlar vb. karşıtlıkların çizdiği alanın sınırları içine hapsolmaktadır. Daha da kötüsü konuyla ilgili tartışmaların “olaylarda ölen kişi sayısı”yla ilgili spekülasyonlarla çerçevelenmesidir. Bu ele alış biçimi, yaşananları önemsizleştirmekte, geçmişle bugün arasındaki ilişkiyi kısırdöngüsel bir alana çekmektedir. Bütün bunlar, yaşanan toplumsal travmanın sosyal ve kültürel boyutlarının sonraki kuşaklara nasıl aktarıldığı ve onlarca nasıl anlamlandırıldığı, kolektif belleğin kuşaktan kuşağa yeniden kuruluşunu nasıl etkilediği, kuşaklar arasında ne tür “sağaltıcı” mekanizmaların geliştirildiği, sürgün edilenlerle edilmeyenler arasında anlatı farklılıklarının olup olmadığı gibi pek çok konu üzerine daha az düşünülmesine ve konuşulmasına neden olmaktadır. Oysa geçmişte ne oldu sorusu kadar, geçmişin bugün farklı toplumsal gruplarca nasıl kurgulandığı ya da kuşaktan kuşağa nasıl aktarıldığı da önemlidir. “Belleklerdeki Dersim ’38 Kuşaklararası Sözlü Tarih Projesi” sözü edilen bu tür eksiklikleri, bir ölçüde de olsa giderecek biçimde kurgulandı. Bu çalışmada, resmi tarihte “Dersim İsyanı”, sivil tarih araştırmalarında “Dersim ’38” olarak adlandırılan olayların farklı kuşakların anlatımlarından derlenmesi ve karşılaştırılması hedeflendi. Bu bağlamda, konuyla ilgili sıradan insanların belleklerindeki, bir kuşaktan öbürüne aktarılan ya da aktarılmayan bilginin analizine yönelik kapsamlı bir sözlü tarih alan çalışması gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra Dersim kökenli olmayan bazılarının “Dersim 1937-1938” olaylarıyla ilgili anı, bilgi ve yaklaşımları da derlendi. Böylelikle, resmi ve sisteme muhalif ideolojilerce diyaloga izin vermeyen bir geçmiş alanının dışında bir alan, onların dışarıda bıraktıkları, göz ardı ettikleri konuların ve yaklaşımların yer alabileceği, kamuoyuyla paylaşılabilecek, üzerinde konuşulabilir bir toplumsal alan oluşturulması amaçlandı.


Türkiye’de farklı etnik, dini kökenli kültürel ve toplumsal gruplar arasında karşılıklı anlayış ve hoşgörünün insan hakları ve demokratik yurttaşlık hakları temelinde geliştirilmesine büyük gereksinim vardır. Bu bakımdan, toplumsal travmaların farklı kültürel ve toplumsal gruplardaki “sıradan” insanlar aracılığıyla kuşaklararasında nasıl aktarıldığını, onlar tarafından nasıl anlamlandırıldığını ve siyasal konjonktürün aktarım biçimlerini nasıl etkilediğini anlamaya yönelik daha fazla akademik çaba gerekmektedir. “Toplumsal Bellek, Kuşaklararası Aktarım ve Algı: Dersim ’38’i Hatırlamak” adını taşıyan bu rapor hem dayandığı alan araştırması hem de içerdiği bulgularla bu doğrultuda atılmış bir adımdır. Bu çalışma aynı zamanda, Türkiye’de gittikçe daha acil hale gelen gelen “toplumun geçmişiyle yüzleşme” sorununun çözümüne bir katkı niteliğindedir. Raporun Sonuç bölümünde vurgulandığı gibi, “Toplumsal olarak yüzleşilmemiş, hesaplaşılmamış olaylar, insan haklarına saygılı demokratik bir toplum olmanın önünde engel oluştururlar.”

.

PDF Kitap İndir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.