Metin Karabaşoğlu – Risale Okumaları Keşif Yolculukluları

TELİF EDİLDİĞİ günden bugüne milyonlarca insanın imanının kurtulmasına vesile olan Risale-i Nur’dan, yine de, henüz hakkıyla istifade edilemediğini düşünüyorum. Risale-i Nur’un insanın temel soruları, insanlığın tarihi, hususan İslâm tarihinin ana seyri dikkate alınarak okunduğunda, belli bir coğrafyaya ve dar bir zamana sığmayan bir Kur’ânî tefekkür manzumesi ve sünnet-i seniyye üzerinde temellenmiş bir hayat modeli sunduğu görülür. Onun Kur’ân’ın rehberliği ve Resul-i Ekrem’in (a.s.m.) yol göstericiliği ekseninde sunduğu tefekkür, insanın ve insanlığın, hususan ehl-i imanın temel problemlerine karşı anlamlı çıkış yolları önermektedir. Ne var ki, Risale ummanındaki incilerin çıkarılıp gözler önüne serilmesi ciddi muhataplar ve derinlikli bir muhatabiyet gerektirmektedir. Kendimi onlardan biri olarak görmediğim gibi, bu kitabın da bu seviyede bir kitap olduğunu sanmıyorum. Benim misalim, olsa olsa, incileri gören, ama çıkarmaya ne kabiliyeti, ne de gücü olan bir insanın misalidir. Ve bu kitap, olsa olsa, hakikat incisi arayıcılarına, aradıklarının adresini haber vermektedir. Risale Okumaları dizisinin birinci kitabı olan Keşif Yolculukları, ciddi nazarların ciddiyetle Risale’ye yönelmelerine; keza, onu zaten okuyor olanların daha bir dikkatle Risale-i Nur’a bakmalarına vesile olabilirse, maksadına ulaşmış olacaktır. Yoksa bu kitap Risale’ye hakkını veren bir çalışma değildir. Dahası, Risale-i Nur’la şu veya bu derece ilgili sair çalışmaların dahi Risale-i Nur’a hakkını lâyıkınca verdiğini söylemek de mümkün değildir. Bu yolun sonuna ulaşılmış değil; daha henüz başına gelinmiştir. Risale-i Nur, birilerinin zannettiği gibi ‘aşılma’yı değil, ‘açılma’yı beklemektedir.


Risale-i Nur’a kendi kabiliyeti nisbetinde muhatap olma çabası taşıyan bir insanın ‘keşif notları’nı içeren bu yazıların bir kısmı Yeni Asya gazetesinde, diğerleri bazı dergilerde yayınlandı ve kitaplaşma aşamasında yeniden gözden geçirildi. Bu noktada, sözkonusu yazıların gün yüzüne çıkmasında ‘vesilelik’ konumunda bulunan herkese; keza, bu yazıların bir kitap suretine bürünmesine vesile olan Zafer Yayınları mensuplarına teşekkür ediyorum. Ayrıca, on yılı aşkın bir süredir kafa ve gönül mesailerini ders müzakerelerinde benimle paylaşan sevgili ders arkadaşlarıma da teşekkürler ediyorum. Teşekkür etmem gereken daha pek çok insan olduğunu biliyor; bilvesile, bir ismi özellikle zikretmek istiyorum. Sevgili eniştem Ahmet Kalem, çocukluk cennetinden kovulup gençlik âlemine adım attığım 15. ömür yaprağında biriken sorulara bir cevap anahtarı olarak beni Risale-i Nur’la tanıştırdı. Kendisine teşekkürü bir gönül borcu biliyorum. Keza, Risale-i Nur mesleğinin ve bir bütün olarak iman dairesinin yolcularına, bilhassa ‘önden giden atlılar’a, özellikle de Risale-i Nur’un şefkat ve hikmet kahramanı müellifine teşekkür borcumu ifade etmek istiyorum Son olarak, beni çok sayıda arayan aklın ve samimi kalbin ortasında yaratan ve yaşatan Rabbimize karşı hadsiz hamd ve şükür borcumu itiraf; O’nun rızasına uygun bir hayatın nasıl yaşanacağını bize gösteren Resul-i Ekrem’e (a.s.m.) binler salât ve selâm ile…

.

PDF Kitap İndir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir