Elias Lönnrot – Kalevala (Fin Destanı) Cilt 2

Kalevala, Fin Halkı’nın Destanıdır. Yüz yıldan daha önceki zaman içinde — Destanın ilk yayınlanma tarihi 1835 dir — bir köy terzisinin oğlu ve mesleği doktorluk olan Elias Lönnrot, tesbit ettiği notlarına dayanarak, büyük değer taşıyan bir yurt hizmetini yerine getirdi. Asıl görevi doktorluğunu bir kenara bırakıp, yıllarca bir köyden bir başka köye faşındı ve oralarda, hayatta kalabilmiş olan, halk ozanlarının arasında dolaşarak onların hafızalarında yaşamakta ve nesiller boyu ağızdan kulağa aktarılmış bulunan, asırların Folklor hazinesi, çeşitli ve zengin, büyük değer taşıyan güzellikleri dile getiren Fince Eser’i ilk defa kâğıt üzerine işledi. Orman ve göllerin ötelerindeki köyler ne kadar uzaklarda ve ne kadar tenhalarda idi iseler, halk ozanlarının buralarda naklettikleri şiirli deyişler o kadar canlı ve o kadar arı idiler. Lönnrot, değişik şekillerde söylenen her duyduğunu, hiçbirini ihmal etmeden, şiirlerle dolu bir destanın içinde ve bir arada topladı. Böylece Kalevala dünya edebiyatının Niebelungen’i ve Homer’in İliada ve Odisse’si yanında, çok kıymetli büyük halk destanlarından biri olarak, yerini adı. Fin eski şiirinin zenginliğine bir örnek olmak üzere, konu ile ilgili, 1.300.000 den fazla kaydı ihtiva eden ve dünyadakilerin en büyüklerinden biri olan Fin Edebiyatı Folklor Arşivi’ni, burada zikretmek yerinde olur. Kalevala’da Fin kavimlerinin hayatı, uzak geçmişin karanlığı içinden, ihtişamla akseder. Destanda, şiirlerin önde gelen kişilerinin karakterleri ve yaşama tarzları, ayrı ayrı tetkike tabi tutulmuş olduğundan, şiirlerin kudreti daha da artmaktadır. Onlar, hiçbir zaman, kırallar ya da asılzadeler değildirler. Onlar, olağan toplum hayatım sürüp giden demirciler, çiftçiler ve balıkçılardır. Onlar, esaret boyunduruğunu asla hissetmemiş, bir hür halk toplumunun eşit üyeleridir. Onlar, aynı zamanda, mert ve cesur, kuvvet denemesinden kaçmayan, manevi üstünlükleri ile yenilmek nedir tanımayan kimselerdir.


Bilindiği üzere, destanın başta gelen şahsiyeti Väinämöinen savaşlara kılıcının sağlayacağı kuvvete dayanarak değil, manevi inançları, şarkıları ile katılmaktadır. Kalevala’daki halk katında şarkılar sihir’i, sihir bilgiyi, bilgi ise gücü temsil eder. Şarkılarının kudreti ile Väinämöinen, halkına yol kazandırmaktadır. Bir sis tülünün ardındaki esrarlı bir düşman toplumla, aralıksız, savaşan Kalevala diyarına zaferler sağlamaktadır. * ** Kalevala’nın Finlandiya için anlamı, onun Fin hayatına olan etkisi, sonsuzdur denilebilir ve değer ölçülerinin üstündedir. İlme, etnoğrafi’ye, edebiyata ve değişik sanat kollarına ilham kaynağı olmuştur; bilhassa, musiki ve tasviri sanatlar büyük oranda tesiri altında kalmışlardır. Musiki alanında, Fin Müziği’nin büyük üstadı, senfonist Jean Sibellius, resim alanında üstadımız Gailen Kallela ve heykelcilik alanında Väinö Aaltonen, birkaç örnek olarak, gösterilebilir. Kalevala, Finlandiya’ya kendi halkının öz malı olan bir edebiyat yaratacak güçte olduğunu isbatlamıştır. Kalevala’dan alman ilham, böylece, sınır tanımamıştır. Şiir çiçek verdi. Daha da önemlisi, Fin Halkı uyandı; Kalevala’sında milletine kıvanç veren bir manevi eserin mirasına ve Fin Dili’ne sahip olduğunu öğrendi. Kalevala, Finlilere yaşama hakkının ve kişisel bir millet ve memleket olarak tanınmasının isbatı belgesini vermiş oldu. Millet, yeniden meş’alesine kavuşmuşcasına, bunu takip ederek, daima güçlenen bir kalkınmaya ve ilerilemeye doğru yöneldi. Finlandiya’ya, başka milletlerin yanında, kendi özgür hayatını yaşama çabasına girişme cesaretini kazandırdı. Kalevala, milli şuuru uyandırdı.

.

PDF Kitap İndir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.