Karl Korsch – Marksist Kuram ve Sınıf Hareketi

Uluslararası Toplumsal Tarih Enstitüsü ve kitabın editörü, her şeyden önce Dr. Hedda Korsch’a kocasının kendisi tarafından koruma altına alınan yazılı mirasını enstitüye emanet edip bu basımı mümkün kıldığı için, teşekkür ederler. Böylece, İngilizce metnine 1 Almanya’da uzun yıllar ulaşılamayan ve içeriği geniş ölçüde bilinmeyen, Karl Korsch’un Karl Marx adb kitabının yayımlanması gerçekleşebilmiştir. Nasyonal sosyalist diktatörlüğün, Almanya’da Marx ve Marksizm hakkındaki tartışmalara getirdiği kopukluk, Kor-sch’un Almanya’dan göç etmesiyle biyografik olarak da kendini göstermiştir. Editör, bu kopukluğu, Korsch’un eserlerinin yayımlanmasının ön çalışmalarına başladığında, Korsch’un Marx kitabını daha geniş bir bağlama oturtarak giderebileceğine inanmıştı. Bu, üç şekilde yapılabilirdi. Birincisi, Korsch’un Marx kitabının Marx’a dayanan sosyalist kuramın tarihindeki yerini tespit ederek. İkincisi, kitabı, ikinci Dünya Savaşı’ndan sonra özellikle Bah Almanya’da hâkimiyet kazanmış olan Marx’in akademik yorumuyla sistematik bir biçimde ilişkilendirerek Ve, nihayet – aceleci “ilhak” ve “şematizasyonlar”ı engellemek amaçlarını da içinde banndıran-olası bir “biographie intellectuelle”i ortaya koymak için Korsch’un Marx yorumuyla ilgili gelişimini göstererek. Erich Gerlach, Marksizm ve Felsefe’nin yeni basımının Giriş bölümünde 2 , bu sonuncu yöntem doğrultusunda hareket etmiştir. Gerlach, yazısında, Korsch’un Marx kitabını anlama açısından en önemli gelişim aşamalarını, tekrarlamayı gereksiz kılan bir şekilde ele almıştır. Diğer iki yöntemin kullanılmasıysa, Marx kitabını çoktan aşmış olduğu bir bağlama oturtmak anlamına gelecekti. Zira Korsch, “materyalist tarih anlayışının… bizzat materyalist tarih anlayışına uygulanışını” 3 ele aldığı andan itibaren Marksist kuram geleneğinin çizdiği çerçevenin ötesine geçmişti. Dolayısıyla, bu anlayışın – hangi değişken biçimlerde olursa olsun -uygun proleter sınıf bilinciyle M ar kist kuram arasında olduğunu varsaydığı özdeşlik ilişkisi parçalanmıştı. Kuram ve sınıf hareketi arasındaki ilişki tarihsel çözümlemenin, Marksist düşünce ise materyalist esaslara dayanan ideoloji eleştirisinin konusu olmuştu. Bu nesnelleştirmeden dolayı Marx kitabının çözümlemeleri zaman zaman akademik bir Marx yorumu görünümünü almaktadır.


Ancak Korsch, bu yorumun sınırını, Marx kitabından otuz yıl önce kaleme aldığı, Marksizmi “herhangi bir tarihsel-filolojik konu gibi belli okul kurallarına göre” 4 ele alan Marx ile ilgili çağdaş biyografik kaynakçanın eleştirisinde çizmiştir. Zira Korsch için Marx konusu, her ne kadar onun düşüncelerinin geniş bölümünü ideoloji eleştirisi açısından bir çözümlemeye tabi tutup, tarihsel olarak göreceli kılsa da, hiçbir zaman sı-radanl aşmamış tır. Korsch için Marksizm, sadece görünüşte pa-sifize edilmiş pfoleter sınıf mücadelesinin bundan sonraki aşamasının bilimsel kuramı olarak, her zaman göreli tarihsel açının ötesinde bir öneme sahip olmayı sürdürecektir. Bu sebeplerden dolayı Korsch’un nesnelleştirme ve angajman arasında gelip giden düşünce tarzını uygun bir biçimde ele alan bir giriş yazısı, ilk iki yöntemden birini kullanarak gerçekleştirilemezdi. Her iki yöntemle de bağlantı kurmak, dolayısıyla da “normal” bir giriş yazısının ötesine geçmek zorunluydu. Sonuç itibarıyla başvurulmuş olan diğer bir yöntem ise, editör açısından temel soruna işaret edilip kitabın, Korsch’a özgü yaklaşımdan dolayı ve kaleme alınışından otuz yıl sonra, yalnızca sahaflar için önem taşımasının engellendiğine güvenmek olabilirdi. Bundan dolayıdır ki, editör, Marksizm tarihinden bir belge yayımlamanın ve Sol’un kendi tarihiyle uzlaşmasına katkıda bulunmanın ötesine gittiğini düşünmektedir. Şöyle ki, Korsch’ un Karl Marx”ı, aynı zamanda, yalnızca tarihsel boyutuyla kavranması mümkün olmayan Marx ve Marksizm hakkındaki tartışmalara ve o arada elde edilen tüm sonuçlara rağmen yine de köhneleşmeyen bir katkı olarak düşünülmelidir. Korsch, 1934 yılında, Morris Ginsberg ve Alexander Far-quharson tarafından yayına hazırlanan “Modern Sociologists” 5adlı kitap dizisi içinde yer alacak Marx ile ilgili kitabı hazırlamaya davet edilmişti. Aynı yılın sonbaharında 6 ele alınmış bir bölümleme taslağından, başta Marksizmin tarihsel gelişin ıi bağlamında geniş çaplı bir betimleme ve eleştirinin planlandığı görülmektedir. Korsch, bunu yaparken, Almanya’dan göç etmeden önce Berlin’de yaptığı konferans konuşmalarında uyguladığı geleneği “canlılara ve ölülere” ayıran eleştirel tasnif yönteminden faydalanabilmişti. 7 Korsch, yaz sonu 1935’de yeniden kitap çalışmasına başladığında, en iyi şekilde seçerek yorumlamak diye adlandırılabilecek başka bir yöntemde karar kılmıştı. Amacının “zamanımızda Marksizmde kendimce en değerli gördüklerimi, oldukça bağımsız biçimde sıralanan aşağı yukarı 40 adet madde halinde ve fazla polemiğe girmeden göstermek” 8 olduğunu ifade etmişti. Korsch, çalışmayı bitirdikten sonra, kendisine yöneltilen bir eleştiriye yanıt olarak, zaman zaman ortaya çıkan zorlukların “bu kitabın hiçbir yerinde doğrudan ve açıkça Marx’a- kuramına ve politikasına karşı çıkmak istememe”sinden 9 kaynaklandığını belirtmişti. Korsch’un, ağırlıklı olarak Brecht’in de bulunduğu Da-nimarka’daki Skovbostrand sürgününde geçirdiği bir sonraki yılın çalışma sürecini, yazışmalara ve yazılı mirasında bulunan birtakım ön çalışmalara dayanarak yeniden kurgulamak mümkündür.

Bu süreç, bir yandan Marksist kurama yönelik açık eleştirinin tüm etmenlerinin kademe kademe saf dışı bırakılması ve, öte yandan Marx’tan sonraki Marksizmin gelişiminin sadece zaman zaman tarihsel “bakışlar”ın malzemesi olması ama giderek bizzat Marx’in kişiliğinin betimlenmesiyle yetinme şeklinde ortaya çıkmaktadır. Okur, Karl Marx’ı Korsch’un Marksizmin tarihsel gelişiminin ön planda tutulduğu önceki kitaplarıyla karşılaştırdığında, bunu kolaylıkla görecektir. Açık eleştirinin bertaraf sürecini gözler önüne seren ve o dönemlerde Korsch için temel sorun niteliğinde olan Marksist kuramın geleneksel (ekonomik) biçimi çerçevesindeki pratik-toplumsal potansiyelini sorgulayan birtakım ön çalışmaların 9 yayımlanmasıydı. Korsch’un, bu sorgulamaya verdiği yanıtlarda, kuramla şimdiye dek başarılmış olduğunu göstermek pahasına, kuramla henüz ba-şanlmadığı/başanlamayacağı konulardaki tutumu konusunda geri adım attığı âşikardır.

.

PDF Kitap İndir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir