Abdullah Çelik – Bedri Rahmi Eyuboğlu

1911 yılında Görele’de doğan Bedri Rahmi’nin asıl adı Ali Bedrettin’dir. l Babası Rahmi Bey, o günlerde Görele kaymakamıydı. Rahmi Bey, Maçkalı Eyuboğlu ailesinden: annesi Lütfiye Hanım ise, Pulathaneli Serdaroğulları’ndandır. Bedri Rahmi, üçü erkek ikisi kız olan beş çocuğun ikincisidir. Bedri Rahmi, babasının memuriyetlerinden dolayı ilkokulu bitirene kadar Görele, Havza. Aziziye (bugünkü Pınarbaşı). Kütahya ve Artvin’de kalmıştır. Rahmi Bey’in Trabzon milletvekili olmasından sonra, Bedri Rahmi, ortaöğrenimini Trabzon Sultanisi’nde yapmaya başlar. Sanatçımızın hayatını etkileyen olayların çoğu, Trabzon’da geçmiştir. O, Trabzon Sultanisi’nde (Lise) öğrenciyken, edebiyat dersinden başka hiçbir dersten on numara alamamıştır. Bundan dolayı Eyuboğlu, “Eğer Edebiyat Fakültesi liseyi bitirmeyenlere gel deseydi, kuşkusuz o tarafa yönelirdim. “2 demekle, edebiyata karşı ilk eğilimini de belirtmiş olur. Bedri Rahmi. ortaokulun ikinci sınıfındayken arkadaşlarıyla birlikte “Serçe” isimli bir dergi çıkarır. Çeşitli sosyal faaliyetlerin ve Öğretmeni Recai Bey’in etkisiyle Türkçe dersini.


bütün derslerden daha fazla seven sanatçımız, ortaokulun üçüncü sınıfında yıl kaybeder. Sınıfta kalmanın verdiği huzursuzluğa ayrıca öğretmenlerinin davranışları da eklenince o, bunalımlı günler geçirmeye başlar: “O seneyi nasıl tekrarladım. Sonra liseye nasıl devam ettim. Burasını bir ben bilirim, bir de Allah bilir. Mektepten soğumuştum. En ufak teferruatına kadar her şeyden nefret ediyonım. Bu nefreti ne yapıp yapıp gizlemek lazımdı. Sanatçımız hakkında bilgi veren bütün ansiklopedik eserler, onun 1913’te doğduğunu belirtirler. Bu konuda en sağlıklı bilgiyi veren Turan EROL ise. “Aile bireyleri kardeşler arasındaki bilinen yaş farklarına göre. onun 1911 ‘de doğmuş olması gerektiğini söylemektedirler.” ifadesini kullanır (Bedri Rahmi Eyuboğlu Yetitme Koşulları, Sanatçı Kişiliği, İstanbul 1984. s. 15-16). 2 8.

R. EYUBOGLU. Resme Başlarken. s. 19 Bu kadar büyük bir azabı gizlemek kolay bir iş değildi. Ne de olsa bir taraftan bir sızıntı oluyor. Bu nefretin kokusunu alan hocalar derhal numara mitralyözlerinin sıfır taretlerini 396 numaralı talebeye çevirip tozu dumana katıyorlardı. İzzeti nefsimiz delik deşik olana kadar çalışmak. okumak, severek bir işe bağlanmak arzularımız param parça olana kadar; sıfır, sıfır, sıfır. Arasıra bu sıfır sağanağından kurtulmaya çabalıyor. son bir gayretle doğruluyor birkaç adım atmak istiyordum. Fakat ne mümkün: Haşmetli riyaziye uçaklarının insafsız pikelerinden kurtulmak ne mümkün! Öteki derslerden bir parça doğrulur doğrulmaz rahmetli Şerif Bey’in sıfırları ebabil kuşlarının taşlan gibi tepemizden giriyor, topuğumuzdan çıkıyordu. Zorla değil a riyazeyi bir türlü sökemiyordum. Sakat değildim. Kafam iyi kötü işliyordu.

Beş altı sene üst üste tam numara aldığım dersler vardı. Fakat bu riyaziyeden bizi yıldırmışlardı. “3 Eyuboğlu, lise öğrenimi yıllarındaki bunalımı sonucu okuldan kaçışını şu şekilde değerlendirir: “Fakat şunu itiraf edeyim ki. mektepten kaçtığım zaman duyduğum azap sevmediğim derslerden duyduğum sıkıntıdan daha büyüktür. Mektepten kaçıp nereye gidebilirim? . Küçük bir hapishaneden kaçıyor daha büyük bir hapishaneye giriyordum… Bu saatlerin ekseriya kasvete varan hüznü hala damağımdadır. “4 Rahmi Bey’in 7 Nisan 1929 tarihinde oğlu Sabahattin’e yazdığı mektupta, Bedri’den uzun uzadıya dert yandığını görüyoruz. Bedri Rahmi için babası, “İşte tuhaf tabiatlı bir çocuk. Allah ıslah etsin. “5 ifadesini kullanmaktadır. Hatta babası, Bedri için Sebahattin’e şu sorulan sorar: “Lise öğrenimini bitiremiyeceğini biz de kabul ederek, kendisini okuldan alıp, bir daireye veya ticarethaneye mi koyalım, yoksa belki bu bunalımı atlatır da yine ders3 B. R. EYÜBOGLU. Tezek. s.

106 4 a. e . s. 108 5 B. R. EYÜBOGLU, Kardeş Mektuplan. s. 35 2 lerine çalışmaya başlar umuduyla devamını mı sağlamaya çalışalım?”6 Sanatçımız, lise öğrenimi yıllarında edebiyata karşı çok meraklıdır. Nitekim Güzel Sanatlar Akademisi’ne girmeden önce Milliyet gazetesinde bir hikayesi ve Muhit dergisinde bir şiiri yayımlamr .7 Eyuboğlu, liseyi bitirip Edebiyat Fakültesi’nin öğrencisi olmak isterse de, “İnsan olarak, belki dünyanın en iyi insanı, ama hoca olarak da dünyanın en kötü hocası, beni Trabzon’dan soğuttu.” diye anlattığı Şerif Bey’in tutumu onun bir an önce liseden ayrılarak, Güzel Sanatlar Akademisi’ne sığınmasına neden.oıur.B Bedri Rahmi yani Ali Bedrettin, 19 Eylül 1929 tarihinde 1970 numara ile Güzel Sanatlar Akademisi’nin öğrencisi olur. Hazırlık döneminden sonra yapılan imtihanda başarılı olan Bedri Rahmi, 25 Ocak 1930’da birinci sınıfa, bir başka imtihandan sonra da 24 Mayıs 1930 tarihinde ikinci sınıfa geçmiştir.9 Sanatçımız.

Akademide l’ıJa.zmi Ziya. İbrahim Çallı ve Ahmet Haşim’den ders alır. Burada onun en çok sevdiği dersler estetik ile mitoloji, bir türlü ısınamadığı dersler ise perspektif ile anatomidir. Onun Ahmet Haşim’le karşılaşması, Turan Erol’a göre, büyük bir şanstır. Eyuboğlu, o zamana kadar yazdığı şiirlerini hocası Ahmet Haşim’in incelemesini ister. Sanatçımız, verdiği şiir defterinin haftalarca hocasının cebinde beklediğini görünce şiiri adına endişelenir: “Geçen ders Ahmet Haşim’e verdiğim şiir defterimi hala cebinde koyduğu yerde gördüm. Acaba çok mu hoşuna gitti? Yoksa hala vakit bulup elini sürmedi mi? Bu şiirler son zamanlarda bütün şiir meraklılarını saran bir tarzda serbest nazımla yazılmış şeylerdi. Haşim’in bir sözü, beni bütün gücümle sarılmaya çalıştığım resim mes6 a. e . s. 35 7 Turan EROL. Bedri Rahmi Eyüboğlu Yetiştirme Koşullan, Sanatçı Kişiliği, lstanbul 1984, s. 25 8 a. e .

s. 25 9 a. e . s. 27 3 leğinden soğutup şiire, edebiyata sürükleyebilirdi. Şiir defterim birkaç hafta hocamızın cebinde gitti geldi. Nihayet bir gün defterimi bana uzattı. Dudaklarında alaycı bir tebessüm vardı: – Vallahi serbest nazım ustaları kadar mükemmeli . dedi.10 Ahmet Haşim’in bu sözlerinden sonra Eyuboğlu, uzun süre şiirle uğraşmaz. O, lise sıralarında riyaziye derslerinden aldığı düşük notlardan dolayı “delik deşik olan izzeti nefsi”ni, Akademide bir meslek öğrenerek ta – mir etmeye çalışır. Bedri Rahmi’nin Akademideki öğrenciliği çok sürmedi. Topu topu iki yıl. Diploma konkuruna girmeyi beklemeden o, Fransa’ya gider.11 Sanatçımız, Fransa’ya gidişini şu şekilde değerlendirir: “Dil öğrenmek.

müze gezmek, sanat çevreleriyle haşır neşir olmak gözümü faltaşı gibi açıyor.” 12 Eyuboğlu, bir yıl kadar Dijon ve Lyon’da kaldıktan sonra 1932 yılının eylül ayında Paris’e gitti. A. Lhote’dan aldığı bir belgeye bakılırsa, onun Academie Andre Lhote’da bir ay kadar çalıştığını görürüz.13 Sanatçımız, iki yıl Fransa’ da kaldıktan sonra ağustos 1933’te lstanbul’a döner. Bu arada o, sonradan eşi olan Eren Hanım’la, kısa bir süre kaldığı Paris’te tanışır. “Bedri Rahmi, 1933-1936 yılları arasında İstanbul’da sanat çevrelerinde, yazarlar, çizerler arasında· kendine bir yer açabilmek için her fırsattan ve olanaktan ya – rarlanmayı ihmal etmemiştir. “14 Birara Kumkapı Ermeni Lisesi’nde yirmi lira ücretle resim öğretmeni olan sanatçımız, ücretini alamadığı için buradan ayrılır. Onu “D 10 B. R. EYUBOGLU. Dclifişek. s. 256-257 11 Eyuboğlu’nun Fransa’ya gidiş tarihi 1930 olarak belirtilmesine rağmen. daha birçok tarih yanlışlıklarını belirleyen Turan EROL da.

belgelerden hareketle sanatçımızın 1931 ‘de Fransa’ya gittiğini ifade eder (T. Erol. a. g. e . s. 30). 12 B. R. EYUBOGLU. Resme Başlarken. s. 20 13 T. EROL. a.

g.e . s. 31 14 a.e . s. 43 4 Grubu” kurucuları aralarına alır ve grubun 27 Aralık l 934’te Galatasaraylılar Kulübü’nde açılan dördüncü sergisinde sanatçımız da otuz kadar resmiyle katılır.15 1934 yılı yazında Akademinin “diploma yanşması”na katılan Eyuboğlu, üçüncülüğü kabul etmediği için ileride yarışmaya yeniden katılmak ister. ‘1935’te Çerkes’e demiryolu şantiyesinde bir Rus mühendisine tercümanlık yapmak için giden sanatçımızın 1936’da İstanbul’a dönerek Tan gazetesinde yazarlığa başladığını görüyoruz.16 16 Nisan 1936’da Romanya uyruklu Eren Hanım’la evlenen Bedri Rahmi, Tekel Genel Müdürlüğü yayın bölümüne yüz lira aylıkla memur olur. Güzel Sanatlar Akadem_i�Ü!fil_._1936- “diploma yarışması”nda �yüoöIDiı. _”Hamam” rc:;ş!J].iyle.birinciliği .

kazanır ve diplomcı��nı alır. p– -· . ·-·– 1937 yılında Güzel Sanatlar Akademisi’nde yabancı öğretim üyesi olarak çalışmaya başlayan Fransız ressam Leopold Uvy, “Bedri Rahmi’nin yaşamını değiştirecektir.” O, Uvy’nin gelişinden bir ay sonra, Akademiye yardımcı öğretim üyesi (asistan) olarak girer. Bu durumu sanatçımız, hayatının en önemli olayı olarak değerlendirir. ı 7 1938’de yurt gezisine çıkan Eyuboğlu, Edime’de bir süre kalır. “Sanatkarı hayal çerçevesinden tabiata. mütenevvi hayat şartları içerisine, bir kelime ile Anadolu’ nun ta kendisine ulaştıran”l8 Edime gezisinden sonra Bedri Rahmi, memleket gerçeklerini daha yakından tanıyarak birçok meseleleri eserlerinde dile getirir. Eyuboğlu, gezi dönüşü Ses dergisi yazarları arasına katılır.

.

PDF Kitap İndir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir