Beatrice Masini – GACK II – Kocaman Ayaklı Cocuk

“Bazen annelerle babalar biz çocuklarm aslmda nasıl olduğumuzu unutuyorlar. Her biri bizden ayn bir şey bekliyor. Daha başanlı, daha ciddi, daha tatlı, daha atak olmamızı istiyorlar. Pek de olmadığımız aibi yani. Ya da olduğumuzun tam tersi gibi … Annelerle babalar bazen şunu düşünseler ne iyi olurdu: Belki onlar da bizim istediğimiz gibi değillerdir. Olamaz mı? Biz çocuklar genelde bun/an onlara söylemiyoruz, işte fark burada. Söylesek çok fena bozulurlardı.” Menta kimdir? Babasının adı: Alfeo Annesinin adı: Melina Alametifarikası: Yeşil şişe dibi camlı gözlükler En sevdiği oyuncak: İp (üzerinde yürümek için) En sevdiği hayvan: Telliturna En sevdiği tatlı: Nane şekeri Büyülü rengi: Kf(mfZI Şans getiren eşyası: Ayak izi şeklinde bir kolye ucu Büyüyünce ne olacak: Denizci Bir mayıs günü, hiç gideni olmayan bir kilisede karşılaşJ/an Fanolu kız çocuğuna ithaf edilmiştir. O kız çocuğu ki görülmüş görülecek en kocaman ayaklara sahiptir. Beyaz ayakkabılanysa pek yardımcı olmaz bu duruma. Öyle ki bedeninin derinlerinde sahip olduklanm çok ama çok uzaklara götürürsün, komik ayaklarla süslü Fanolu çocuk. �iri.ş Elinizdeki öykünün giriş bölümü başlığında gizli: Bir zamanlar çok ama çok uzun ayaklı bir kız çocuğu yaşarmış.


Bizim zamanımızda, bizim yaşadığımız yerde olsa, “Sekiz yaşındaydı ve tıpkı yetişkin kadınlar gibi otuz sekiz numara giyiyordu,” diye açıklayabilirdik. Fakat bu öykü başka bir zamanda geçtiği ve oradaki ölçü birimleri bizim kullandıklarımızdan farklı olduğundan, ayaklarının uzunluğunu anlatmak için tıpkı onun evinde de söylendiği gibi, “Sekiz yaşındaydı ve ayakları bayrak direği kadardı,” diyebiliriz. Şimdi bu tabii lafın gelişi … Yoksa bayrak direğinin ne kadar uzun bir direk olduğunu herkes bilir; ama ne demek 9 gı � ô . � istediğimizle ilgili bir fikir de vermiyor değil � hani. Bayrak direği kadar uzun ayaklarının 6 � yanı sıra bu kız çocuğunun bir de adı vardı � ve Menta’ydı. Bu konuları açıklığa kavuştur­ � duğumuza göre içimiz rahat bir şekilde g kendimizi onun hikayesine verebiliriz artık. c “‘ Uzun bir çift ayak büyük bir engel sayılabilir; 10 ama sayılmayabilir de… Bu ayaklar utanç kaynağına dönüşebileceği gibi birçok maceranın kapısını da aralayabilir. Ya rahatsız bir uzantı gibi görülebilir ya da eşsiz bir özellik olarak algılanabilir. BirİV\C.İ Bölü� �urada t-1\enta”(ı u�un a'(aklarının karMa.şıkla.ştırdı,Sı ha'(atın harala _gorele.si i�inde _görO'( oru� Menta, kıvırcık saçları ve yeşil camlı gözlükleriyle mutlu bir kızdı. Ortalama bir boya ve kiloya sahipti; tek acayip özelliği vardı, onun da ne olduğunu zaten biliyoruz. Bu özellik gündelik hayatta çoğu zaman ona engel oluyordu. Mesela Menta, okul bahçesinde ya da öğleden sonra diğer çocuklarla koşması gereken oyunlara isteksizce katılıyordu; çünkü sürekli tökezliyordu. Bu tıpkı, 11 12 ayağında bir çift kayakla koşmaya çalışmak gibiydi.

Bırakın küçük ya da kayak konusunda tecrübesiz olmayı, bu zaten yapılacak iş değildi. Aslına bakarsanız sadece koşarken değil yürürken de takılıp duruyordu Menta, bunun için ayaklarını unutup başka bir şey düşünmesi yeterliydi. Dikkati dağılır dağılmaz bir ayağı diğerine dolanıyor ve güm diye kendini iki seksen yerde buluyordu. Her düştüğünde kırılmasın diye yeşil gözlükleri epey kalın camdan yapılmıştı; fakat dizleri sürekli paramparça oluyor, yara bere içinde kalıyor, kabukları soyuluyordu. Sürekli kabuk bağlamış dizlerle gezmemek için Menta voleybolcu

.

PDF Kitap İndir

Bir yanıt yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir