Firdevsi – Şehname 3

Bunu duyunca Efrasiyab, adaınlanna, pchlivanlann Siyavuş’u davullarla çıkıp karşılarnalarını buyurdu. • Bunun üzerine Piran, akrabasından seçtiği bin kişiyi, saçılarla, Siyavuş’u karşıhımağa gönderdi. • Orduya Siyavuş’un gelmekte olduğunu müjdeliyerek, onun için dört beyaz fili süsleyip hazırlattı. • Bunlardan birinin üzerine firuze bir taht ve o tahtın gerisine de ağaç büyüklü­ �ünde bir bayrak diktirdi. 115. • Altınla örülmüş perniyan kumaşından yapılmış olan bu bayrağın kılıfı menekşe rengindeydi ve tepesinde yine altından yapılmış bir ay vardı. • Bunlardan başka altın tahtla, üzerIeri baştan başa kumaşlarla örtülmüş üç altın kürsü, • Altından dizginlerinin üzerieri mücevherlerle süslenmiş yüz at ve • Öyle bir ordu hazırladı, ki bütün bunlarla, yeryüzünü güneş gibi aydınlattı … * Siyavuş, Efrasiyab’ın kendisini karşılamak için bir ordu gönderdiğini duyunca, o da onların geçecekleri yolları donattı. 14 ŞEHNA.ME 10010. • Uzaktan Piran’m baynığm.ı gorup de fillerin ve atların seslerini dilyar duymaz, • Hemen giderek Piran’ı kucakladı. Pa­ . dişabm ve ülkesinin durumunu sordu … • Sonra, Piran’a: “Ey, ordunun kahramanı! Beni karşılamak için, neden · buraya kadar zahmet edip kendini yordun? • “Her şeJtden evel şunu isterim: gözlerim seni hep sa@ıkta ve selamette görsün!’� diyince, • Piran da onıin başım, o gönül açan yüzünü gözünü ve ayağını öperek, Tannya: · 10015. • “Ey, Tanrım! Sen ,gizli ve açık; her şeyi bilirsin! • “Bu saadeti sen bana rüyamda bile göstermiş olsaydın, şu ihtiyar başım yine gençleşirdi! • “Ey Siyavuş! Seni böyle sağ salim gördüğüm için, önce, Tannya şükürler ederim … • “Efrasiyab sana bir baba olmayı kabul ettikten sonra, Ceyhun’un bu yaı;ıında bulunan büyüklerin hepsi sana kul olurlar. • “Benim de sayılan bini geçen, kulaklan küpeli hizmetçilerimin SEHNAME ıs IUU2U.


• “Hepsi ve bütün hazinelecim senintJir . Sen, hep sıhhatte ve sevinçli ol! • “Gönlünün dileği yerine gelmeden �cçmiş hiçbir zamanın olmasın… Erkek ve kadın, herkes senin kulundurl • “Eğer kabul buyurursan, şu ihtiyar halimde, ben de sana kul olurum … ” dedikll’n • Sonra, hep beraber ve neşe içinde gelip oturdular ve biraz daha, öteden beriden konuştular. • Şehir baştan başa, çenk, rebah, zevk ve neşe sesleriyle doldu. Uykuda olanlar uyandı, herkes yeni bir hayata erdL. 1<1025. • Dökülen taze misklerle toprak koku1andı; binicilerin koşturclukları Arap atları, kanadlanmış gibiydiler … • Bütün bunları görünce, Siyavuş, geçmiş günleri hatırlıyarak üzüldü, gözlerinden yaşlar döktü … • Vaktiyle, kendisi için, Zabilistan’dan Kabilistan’a kadar yapılmış olan şenlikleri, • Rüstem’e misafir olduğu zamanı, bütün büyüklerin orada hazır bulunuşiarını ve • Şerefine nasıl altın, mücevher, misk ve arnher saçtıklarını aklına getirdi. 16 ŞEHNAME 10030. • Arkasından da bütün İran ülkesi, şöyle yüreğin bir gözlerinin önünden geçiverince, ta den soğuma bir ah çekti … • Hep o zamanlan düşüne düşüne, yüreği· soğuk bir ah çekti … • Bu halini görmemesi için yüzünü Piran’dan çevirdi ama Piran, onun bu üzüntüsünü yine fark etti. • Onun neler hatırladığım anlıyarak o da üzüldü ve dudaklarını ısırdı. • Nihayet Kaçarbaşı’ya gelerek orada inip bir müddet oturdular. 10035. • Bu sırada. Piran onun yüzünü, göğsünü, omuzlarını ve bütün endamını gözden geçirerek anlattıklarını dinledi … • Gözleri hayranlıkla doldu ve bu hayranlıkla, biteviye, Tannyı övdü, durdu … • Siyavuş’a: “Ey, şerefli padişah! dedi. Sen, bütün yeryüzü padişahlannın mirasçısısıni • “Sende, o büyük padişahlann soyundan gelenlerden hiçbirinin sahip bulunmadığı, şu üç şey var: • “Bunların birincisi, Keykubad’ın soyundan gelmiş olmandırl Fakat asale:tte o ŞEHNAME 17 kadar ilerisin, ki sanki, sen asilliğini o soydan değil de, o şey asilliği senden almıştır .• 10040.

• “İkincisi, güzel ve doğru bir dile sahip bulunınandır. Güzel ve doğru söz, senin dilinin süsüdür! • “Üçüncüsü ise, geçtiğin yerlere üzerinden sevginin tohumlan saçılan bir yüze sahip olmandır!” dedi … (1) • Bunun üzerine Siyavuş da ona: “Ey . temiz ve doğru sözlü ihtiyar! • “Sen, yeryüzünde samirniyetİn ve dostluğunla ün alınışsm… Şeytanlıktan, zalimlikten ve haksızlıktan uzaksıni • “Benimle sözleştikten sonra, eminim. ki, onu bir daha bozmazsın … 10045. • “Ey, iyilik seven! Senin gösterdiğin sevgi ve dostluğa güvenerek, bu ülkede ken· dime rahat rahat yaşanacak bir yer edineceğim. • “Burada mesut olacak olursam, yaptığım bu işten ötürü, artık üzülmenin ve ağlamanın anlamı kalmaz! m Nüsha: * “Anadaın yana da Gersiyuz’un soyundan olduğun için, Turan’da sana karşı bam-­ başka bir sevgi beslerler.”

.

PDF Kitap İndir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir