Firdevsi – Şehname 4

“Onun için biz, hemen acele etmeyelim de, ordumuzun pehlivanlarının ve kahramanlarının gelmesini bekliyelim. * “Ondan sonra yürür, İranlılardan kimseyi sağ bırakmayız ! Akıllı bir adamın doğru bulahileceği iş, işte budur!” dedi. * “Fakat Human, ona: “Ey, pehlivan! Kendini bu iş için o kadar üzme ! * .’Pehlivanlardan, atlılardan, kement ve hançer kulanan savaş erierinden kurulmuş olan düşman ordusu, bize karşı dayanamadığı için, bozulup şahının yanına döndü. 1005. * “Tahtalarını, çadırlarını ve otaklarını olduğu gibi bırakarak kaçtı. * “Evet, sen şunu bil ki: Onların buradan gitmeleri, bize karşı dayanamadıklarındandır; bizden yüz çevirmeleri, gelip de bir daha bizimle savaşmamak içindir. * “O halde, onların padişahlarının yanına dönmelerine ve orada yeniden bir ordu toplamalarına fırsat vermeyelim! 8 ŞEHNAME IV. • “Çünkü, bu takdirde, Rüstem de Zabilistan’dan kalkıp savaşınağa gelecektir. Yani., durup beklemek bizim için tehlikelidir. • “Hemen hücuma geçerek, gereken hilelere başvuralım. 15010.


• “Hiç şüphe yok ki, Guderz’i de, komutan Tus’u da, bayrağı da, filleri ve davullan da elegeçiririzi • “Onun için, burada durup beklemektense, hücum etmek daha hayırlıdır!” dedi. • “Bunun üzerine pehlivan da ona şöyle karşılık verdi: “Her zaman ruhun aydın ve yüreğin uyanık olsun! �· “Senin o güzel yıldızın neyi gerektirir ve aklın nasıl uygun görürse öyle yap! • “Sen o kadar büyüksün ki, gökler bile senden aşağıda kalır!” 15015. • Bunlan söyledikten sonra Piran, Turan ordusu ile birlikte, İran ordusunun peşine düştü. • Piran, Lehhak’e de: “Yanına iki yüz atlı alarak, hemen atının dizginini oraya doğru çevir. * “Belinden kemerini hiç çözmeden, git. İranlılann nerede bulunduklarını öğren!” dedL >:• Bunun üzerine Lehhak, yemeği ve uykuyu hatınna bile getirmeden, bir yel gibi seğirtip gitti… SEHNAME IV. 9 • Karanlık çöllerde giderken, vaktin gece yarısını geçtiği bir sırada, bir gözcü kendisini görünce, [)20. • Dağdan çıngırak sesleri yükselrneğe başladı. Bunu duyan Lehhak, artık orada hiç durmıyarak, • Hemen geri dönüp Piran’ın yanına geldi ve İran ordusu hakkında ona bilgi vererek: • “lranlılar Hemaven dağındalar ve kendilerine kötülük gelebilecek yolları kapamışlar!” dedi. • Piran, bunları duyunca, Human’a: “Haydi, çabuk, ayağını özengiye atıp, • “Dizginleri kavra! Ünlü pehlivanlardan ve atlılardan da istediklerini yanına al! 025. • “İranlılar, bayrakları ve davullariyle, Hemaven dağına sığınmışlar. • “Savaş çetin olacak. İyice düşün de, bir çare bul! • “Gave’nin bayrağının bulunduğu yerin kapısını bulduğun anda, düşmanların günü de menekşe gibi kararacaktır. • “Eline fırsat geçirince, keskin kılıcınla, o bayrağı da, direğini de paramparça et! • “Ben, hiç vakit keybetmeden, bir yel gibi senin arkandan geliyorum!” dedi. 10 ŞEHNAME IV. 15030. * Bunun üzerine HCımfm, Turan atlılarından, kalkanlı ve kılıçlı otuz bin kişi seçti.

• Parlak güneş yüzünü gösterip de bütün yeryüzünü sevgisiyle doldururken, * İranlılar da, uzaktan, Turan ordusunun kaldırdığı tozlan gördüler … gözetierne yerindeki gözcü, bağıra bağıra, * Turandan, tozlan bulutlara kadar yükselten büyük bir ordunun gelmekte olduğunu bildirdi. * Bunu duyan bütün İran atlıları, dağın önünde, sıra sıra dizildiler. 15035. * Humfm, İran ordusunu, onun kılıçlarını, gürzlerini, mızraklarını, * Erierin azgın aslanlar gibi coşmalarını ve orta yerde de Gave’nin bayrağının yıldızını görünce, * Guderz ile Tus’a şöyle seslendi: “irandan filler ve davullarla çıkıp gelen sizsiniz ! * “Öç almak için Turan ülkesine gelmek ve orasını ordunm.la ele geçirmek İstiyen de sizsiniz! * “O halde, ne diye, av hayvanları gibi, savaştan yorgun ve bitkin bir şekilde bu dağa kaçıp sığınıyorsunuz ? ŞEHNAME IV. ll �040. • “Bu yaptığınızdan utanmıyor musunuz? Bu dağda, kayaların üzerinde ne yiyip içiyorsunuz? Nasıl yatıp kalkıyorsunuz? • “Yarın güneş doğarken, ben sizin bu kalenizi de bir kan denizine çevireceğim! • “Seni, şu yüksek dağın üzerinde yakalayıp ellerini iple bağladıktan sonra, • “Aşağıya indirerek, aç, susuz ve uykusuz bir halde Efrasiyab’ın yanına götüreceğiıni • “Yaptığın şu işin acizlikten başka bir şey olmadığını bilmiyor musun? Senin şu zavallılığına ağlamak gerek! !’ dedi. �045. • Arkasından da, hemen Piran’a bir atlı yollıyarak, ona: “Biz, bu savaş için neler düşündüktü! * “Oysaki durum, bizim düşüncelerimize hiç uygun çıkmadı … Biz İranlılara hücum etmeği düşünmüştük ama, * “Buna imkan yok. Düşmanın erleri, davulları, bayrakları bütün dağı baştanbaşa kaplamış ve onların arkasında da Gf:ı.derz ile Tf:ı.s yer almışlar … * “Onun için, sen öyle davranmalısın ki, günün temiz ışığı yeryüzünü aydınlatan göklerden görünür görünmez, * “Ordunla birlikte burada bulunmalı ve bu ovayı doldurmalısın!!” diye haber gönerdi… 12 ŞEHNAME IV. 15050. • Yanına gelen habereiden bu sözleri duyar duymaz, Piran coşuverdi ve, • Hemen, gece yarsı yola çıkıp denizler gibi ordusunu alarak götürdü … Piran’m iranlılarla savaşmak için Hemiven daima gitmesi * Güneş, mavi renkli çadırını yırtarak kendisini dışanya atmak için titizlenirken, * Komutan Piran’da Hemaven dağına gelip erişti… Ordusunun kaldırdığı tozlarla, yeryüzü görünmez olmuştu. * Human’a: “Şu savaş alanından bir yere ne kendin kımılda, ne de orduyu oynat! 15055.

• “Şimdi, ben gidip İranlılann komutanın·a, Gave’nin yıldızını taşıyan bayrağı oraya niçin diktiğini, . • “Hemaven dağına sığınınaktan ne umduğunu, buraya sığınınakla kurtulacağım kendisine kimin müjdelediğini soracağım!” dedi. • Başı kinle, yüreği de günahla dolu olduğu halde kalkıp İraıi ordusunun karşısına gitti ve • Korkunç bir sesle bağırarak: “Ey, ünlü pehlivan Tus! Ey, filler, davullar ve gürzler sahibi! • “Beş ay oluyor ki sen bizimle savaşmanın zahmetine katlanmaktasın …

.

PDF Kitap İndir

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir