KELİMENİN tam anlamıyla tehlikedeyiz şimdi… Retrofüzeler çalışmaya başladı. Şu sırada bir detektör yerimizi saptayacak olursa, artık bir daha koyvermezler ardımızı; ve arayıcı torpillerden biri, nereye gidersek gidelim, sonunda bizi yakalar. Ve her şeyin sonu olur bu. Pis bir an yaşıyoruz. Gidip Arka zindanlarında çürümeye hiç niyetim yok… Baş döndürücü bir hızla Araman üzerinde uçmayı sürdürüyoruz. […]
Kategori: Bilimkurgu
Peter Randa – Mars’tan Gelen Ölüm
GARÎP BÎR SESSİZLİK… Sessizliğin aslında ne kadar ağır bir şey olduğunu böyle zamanlarda anlıyor insan. Nedir peki beni bu derece etkileyip şaşırtan? Ölü bir gezegenin toprağına ayak basmış olmak mı?.. Ölü de değil üstelik. Ölü denemez buna. Yarı yarıya ölü… Geometrik şeritler halinde uzanan kırmızımtırak bir yosun var ayaklarımın altında. Şimdi bunu çiğniyorum işte. Mars […]
Paul Auster – Son şeyler ülkesinde
Bunlar son şeyler, diye yazıyordu. Bir gün ortadan kaybolacaklar ve bir daha asla geri gelmeyecekler. Görmüş olduğum, arƨk olmayan şeyleri sana anlatabilirim, ama buna zaman bulacağımı sanmıyorum. Şimdi her şey öyle hızlı olup bitiyor ki ayak uyduramıyorum. Senin anlamanı beklemiyorum. Sen bunları görmedin, istesen de düşleyemezsin. Son şeyler bunlar. Bir gün bir ev görüyorsun, ertesi […]
Patrick Rothfuss – Kralkatili Güncesi 2 – Bilge Adamın Korkusu
Şafak yaklaşıyordu. Yoltaşı Hanı sessizlik içindeydi ve bu üç kısımlı bir sessizlikti. En belirgin kısım etraf Birinci Bölüm Elma ve Mürver Uzun maun bara yaslanan Bast’ın canı sıkılıyordu. Boş odaya bakınarak iç geçirdi ve temiz bir keten bez bulana dek etrafı karıştırdı. Sonra da bezgin bir halde barın bir bölümünü parlatmaya koyuldu. Çok geçmeden Bast […]
Patrick Rothfuss – Kralkatili Güncesi 2.50 – Sessizliğin Müziği
YAZARIN ÖNSÖZÜ Bu kitabı satın almak istemeyebilirsiniz. Biliyorum, bu bir yazarın söyleyeceği türde bir söz değil. Satış departmanmdakiler bundan hoşlanmayacaklar. Editörüm küplere binecek. Ama henüz yolun başındayken size karşı dürüst olmayı yeğlerim. Öncelikle, diğer kitaplarımı okumadıysanız işe buradan başlamak istemezsiniz. İlk iki kitabım Rüzgârın Adı ve Bilge Adamın Korkusu. Yazdıklarımı merak ediyorsanız onlarla başlayın. Yarattığım […]
Patrick Rothfuss – Kralkatili Güncesi 1 – Rüzgarın Adı
Hava yine kararmıştı. Yoltaşı Hanı’nı sessizlik bürümüştü ve bu üç kısımlı bir sessizlikti. En belirgin kısım, etrafta bir şeylerin eksikliğinden kaynaklanan boş, yankılı bir sükûnetti. Eğer rüzgâr esseydi ağaçların arasında ıslık çalar, hanın tabelasını asılı durduğu kancalarda gıcırdatır ve güz yapraklarının savrulması gibi sessizliği yoldan aşağı süpürür giderdi. Eğer handa bir kalabalık, hatta bir avuç […]
Paolo Bacigalupi – Kurma Kız
“Yok! Mangosten [1] istemiyorum.” Anderson Lake uzandı, parmağıyla gösterdi: “Şuradakinden istiyorum. Kav pollamayi ni kap. Kırmızı kabuklu ve yeşil tüylüsünden.” Köylü kadın tembul cevizinden [2] kararmış dişlerini göstererek gülümsedi ve ardındaki meyve piramidini işaret etti. “Un ni çay may ka?” “Hah. Ondan işte. Kap.” Anderson başıyla evetledi ve zoraki gülümsedi. “Neydi bunların adı?” “Ngaw.” Kadın, […]
Orson Scott Card – Ender Serisi 1 – Ender’in Oyunu
“Gözleriyle seyrettim, kulaklarıyla dinledim ve sana söylüyorum ki, bu o. Ya da en azından aradığımıza en yakın olanı.” “Erkek kardeş için de bunları söylemiştin.” “Erkek kardeşi denemeleri geçemedi. Başka sebeplerden dolayı. Yeteneği ile ilgisi yok.” “Kız kardeşi de öyle. Bununla ilgili şüpheler de var. Çok uysal. Kendini başkalarının iradesine bırakmaya çok hevesli.” “Eğer diğer kişi […]
Melezler Venüste – Isaac Asimov
Islak, kasvetli atmosfer şiddetle çalkalandı. Çığlığa benzeyen sesler arasında yarıldı. Dış uzaydan yumurta biçimi roketler fırlarken çıplak yayla üç kez sarsıldı. İnişin gürültüsü dağlar ve diğer taraftaki zengin ormanlarda yankılandı. Sonra her şey tekrar derin bir sessizliğe büründü. Üç kapı şangırdayarak teker teker açıldıktan sonra insan biçimi canlılar tek sıra halinde çekine çekine dışarı çıktılar. […]
Oliver Sacks – Mars’ta Bir Antropolog
Sağ elini kullanmaya alışık biriyim, ama bu satırları sol elimle yazıyorum. Bir ay önce sağ omuzumdan bir ameliyat geçirdim, şu sıralar sağ elimi kullanmam yasak, za Kusurlar, sakatlıklar, hastalıklar, bu anlamda paradoksal bir rol oynarlar ve onlar olmadan hiçbir şekilde farkında olmayacağımız, hatta hayal bile edemeyeceğimiz gizli güçleri, değişimleri, gelişmeleri, yaşam biçimlerini ortaya çıkarırlar. Hastalığın […]
Adam Fawer – Olasılıksız
Gelin, olasılıktan söz edelim. İlk önce, olasılık dediğimizde en sık akla gelen şey olan çekilişlerden, piyangolardan söz edelim. Amerika’daki en büyük piyango olan Powerball’ı kazanabilme olasılığı 120 milyonda 1’dir. Powerball’ın ilk oynanmaya başlandığı 1997’den beri elliden fazla insan bu olasılığı alt üst ederek büyük ikramiyeyi kazanmıştır. Onlar bu gezegendeki en şanslı, en zengin insanlar arasındadır. […]
Fred Saberhagen – Kılıçların Üçüncü Kitabı
Bitmek bilmeyen rüzgârın, uçsuz bucaksız karı yüksek gri kayaların üzerinde sürüklediği, bulutlu gökyüzünün insanlardan uzak bölgesinin yukarılarında Tanrılar ve Tanrıçalar toplanıyordu. Şafak öncesinin griliğinde, uzun bedenleri sisli rüzgârın ve griliğin içinden bir duman gibi beliriyor, ardından bedenlenip belirginleşiyordu. Rüzgâr ya da hava şartlarından rahatsızlık duymaksızın, çığlık atan rüzgârın uluyuşunun önünde giysileri uçuşurken dünyanın çatısında dikiliyorlardı […]
Fred Saberhagen – Kılıçların İkinci Kitabı
Ateş, gökyüzünden aşağıya saplanırcasına düştü, beyaz ışığın göz kamaştırıcı eğri mızrağının yaşamı sadece bir anlıktı, ama bu, deniz kıyısındaki sarp kayalığın çıkıntı yapmış ucunda tek başına yükselen bir ağacı yarıp parçalamaya yetip de artacak uzunlukta bir andı. Göğün uluyan karanlığı altındaki bu çarpma, gözleri ve kulakları aynı derecede sersemleştirmişti. Ben, köreltici parlayıştan ürktü, patikayı yeniden […]
Fred Saberhagen – Kılıçların Birinci Kitabı
Ona dünyanın ilk soğuk sabahı gibi gelen bir günde, ateşi arıyordu. Ateşi aradığı yer yüksekteydi; cansız, rüzgârın silip süpürdüğü, engebeli, kıymık kıymık parçalanmış siyah renkli kayadan bir raf gibi uzanan çıkıntının üzerindeydi. Soğuk rüzgârların getirdiği kar, siyah kayaların üzerinde beyaz toz nehircikleri oluşturup neredeyse kayanın kendisi kadar sert olan gri kadim buz katmanları üzerinde beyaz […]
Frank Herbert – Dune #6 Dune Rahibeler Meclisi
Tarihi tekrarlayacak olanlar, tarih öğretimini kontrol etmelidirler. Bene Gesserit Kanunu Gula bebeği ilk Bene Gesserit yapay doğum aygıtından alındığında Baş Anne Darwi Odrade, Central’in üzerindeki özel yemek salonunda büyük bir şölen düzenlettirdi. Neredeyse şafak sökecekti ve onun konseyinin diğer iki üyesi Tamalane ve Bellonda, Odrade’in kahvaltıyı kişisel aşçısına hazırlattırmasına rağmen çağrıya karşı hoşnutsuzluk gösteriyorlardı. Diğerleri, […]














