Erich Fromm – Kendini Savunan İnsan

Bu kitap, pek çok bakımlardan, içinde çağdaş insanın kendinden ve özgürlüğünden kaçışını çözümlemeye çalıştığım özgürlükten Kaçış (Escape from Freedom) adlı kitabımın bir devamıdır. Bu kitapta insanın kendini ve yeteneklerini gerçekleştirmesine yol açan ahlak felsefesi (etik) sorununu, kurallan ve değerleri ele alıyorum. Özgürlükten Kaçış’ta dile getirmiş olduğum belli düşünlerin bu kitapta yinelenmelerini engelleyemediğini gibi, bu yinelemelere […]

Eric J. Hobsbawm – Kısa 20. Yüzyıl 1914-1991 Aşırılıklar Çağı

Yirminci yüzyılın tarihini hiç kimse bir başka dönemin tarihini yazdığı gibi yazamaz, çünkü hiç kimse, yaşadığı dönemi, sadece dışardan, ikinci -ya da üçüncü- elden, o dönemin kaynaklarından ya da daha sonraki tarihçilerin eserlerinden bildiği bir dönemi yazabildiği (ya da yazması gerektiği) gibi yazamaz. Benim hayatım bu kitapta ele alınan dönemin büyük bir bölümüyle çakışıyor. Bu […]

Eric J. Hobsbawm – Fransız Devrimine Bakış

Ocak 1989’da Fransa’da, devrimin 200. yıldönümüne hazırlanan kitapçıların kataloglarında 1.000’i aşkın kitap bulunuyordu. O günden beri yayınlananları ve en önemlisi, en fazlası İngilizce olmak üzere başka dillerde çıkanları da ekleyecek olursak, bu sayı herhalde birkaç yüz adet daha artacaktır. Genel tablo böyle olunca, kendime şu soruyu yöneltmem doğal karşılanmalıdır: Bu kadar çok sayıdaki kitaba bir […]

Eric Hoffer – Kesin İnançlılar

Bu kitapta, ister dini hareketler olsun, ister sosyal devrimler veya milliyetçi hareketler olsun, bütün kitle hareketlerinde ortak olan bazı özellikler incelenmiştir. Bu kitap, bütün kitle hareketlerinin birbirinin aynı olduğunu iddia etmemektedir, fakat bazı temel karakteristikler kitle hareketlerinde öylesine ortaktır ki, bu onların aynı familya içinde görünmesine imkân vermektedir. Bütün kitle hareketleri, taraftarlarında ölümü göze almak […]

Mine G. Kırıkkanat – Bir Hıristiyan Masalı – Tarihin En Büyük Sahtekârlığı

Gerek din, gerekse etnik kökene dayalı ayrımcılığın kesin sınırlarla cepheleştirdiği Türkiye’de, “ötekileştirmek” çok yaygın, pek revaçta bir suç. Her cephe, berikini “kendi cephesini ötekileştirmek”le suçluyor. Ama bakıyorsunuz, ne itham eden, ne de edilen, “ötekileştirmemek” için yapması gereken tek şey, “öteki”ni tanımaya, çözmeye ve varlığını kabullenmeye çalışıyor. Çünkü “ötekileştirmek” düşmanlığın birinci adımı. Farklı olana düşman kesilmek, […]

Mina Urgan – Virginia Woolf

Virginia Woolf’un Ailesi, Çocukluk ve Gençlik Yılları 1882’de Londra’da dünyaya gelen Virginia Woolf, Victoria Çağı’nın tanınmış yazarlarından Sir Leslie Stephen’ın kızıydı. Annesi de babası da daha önce başkalarıyla evlenmişler, dul kalınca da bir araya gelmişlerdi. Her ikisinin de ilk eşlerinden çocukları vardı. Sir Leslie Stephen’ın ilk eşi, ünlü romancı Thackeray’nın kızıydı. Thackeray’nın eşi akıl hastası […]

Mîna Urgan – Bir Dinozorun Gezileri

Çok saf bir insan olduğum için, çok şaştığım oldu bugüne dek. Ama Bir Dinozorun Anıları’nın çok satan kitaplar listesine girmesine, bilmem kaç baskı yapmasına afalladığım kadar hiçbir şeye afallamadım bu uzun ömrüm boyunca. İngiliz edebiyatıyla ilgili zararsız kitaplar yayınlayan bir kocakarı, sekseninden sonra ortaya çıkıyor. “Ben bir komünistim” diyor, “ben tanrıtanımazım” diyor; “ben zenginleri hiç […]

Mina Urgan – Bir Dinozorun Anıları

İhtiyarlar ne yaparlar? Anılarını yazarlar. Ben de bunu yapıyorum işte. Günce tutmak alışkanlığım olmadığı; ancak altmışından sonra ve yalnız yolculuklarımda notlar tuttuğum için, bu dinozorun anıları biraz kopuk kopuk olacak. Üstelik belleğim de hiç güçlü değildir. Bunun nedeni, birçok şeyi kafamdan tamamiyle silmek istememdir belki de. Çünkü bizi derinden yaralayan olayları hiç anmamak, tümüyle unutmak, […]

Milton Friedman – Özgürlük ve Kapitalizm

Bu kitabın 1982 baskısına yazdığım önsözde, 1962 senesindeki ilk basımı sırasında aldığım tepkilerle eşimle birlikte yazdığımız, aynı felsefeyi savunan bir sonraki kitabımız Free to Choose’un 1980’de basılması esnasında aldığım tepkiler arasındaki dramatik değişimi belgelemiştim. Bu bakış açısındaki değişim, hükümetin Keynesyen yaklaşımlar ve refah devleti uygulamalarının etkisiyle artan rolüyle geçen zaman zarfında daha da gelişti. 1956 […]

Milli Kimlik – Anthony D. Smith

Bu kitapta, kollektif bir görüngü (fenomen) olarak millî kimliğin doğası, nedenleri ve sonuçlan hakkında doğrudan bir girizgâh açmak amaçlanmaktadır. Milliyetçilik dalgasının dünyanın pek çok yöresinde özellikle de Sovyetler Birliği ile Doğu Avrupa’da kabarışa geçtiği bugün, millet görüngüsünün alanına ilişkin özet bir izahatta bulunmanın tam sırasıdır. Şimdiye kadar, milliyetçilik hakkındaki tarihsel araştırmaların ötesine geçmiş sadece birkaç […]

Eric Hobsbawm – Devrim Çağı 1789-1848

Bu kitap, burada ‘çifte devrim’ adı verilen olguyu —1789 Fransız Devrimi ile çağdaşı oan (İngiliz) Endüstri Devrimi’ni— ilgilendirdiği ölçüde, 1789 ile 1848 arasında dünyanın uğradığı dönüşümün izini sürmektedir. O nedenle, tam olarak ne bir Avrupa ne de bir dünya tarihidir. Bu dönemde çifte devrimin yansımalarından etkilenen ülkelere, üstünkörü de olsa değinmeye çalıştım. Bu dönemde devrimin […]

Eric Frank Russell – …Ve Sonra Hiç Kalmadı

Savaş gemisinin çapı iki yüz kırk metre, boyu ise bir buçuk kilometreden biraz fazlaydı. Böyle bir kütle büyük bir yer tutar ve indiği yerde büyük bir çukur açar. Bu gemi de tarlanın birini baştan başa, ötekini de yarısına kadar kaplamıştı. Ağırlığıyla altı metre derinliğinde kalıcı bir iz bırakmıştı. Gemide üç ayrı sınıfa ayrılabilecek iki bin […]

Anton Pavloviç Çehov – Küçük Köpekli Kadın

Sahile yeni birisinin geldiği söylendi: Küçük köpeği olan bir hanımefendi. İki haftadan beri Yalta’da olan ve orada evi olan Dimitri Dimitriç Gurov, yeni gelenlerle ilgilenmeye başlamıştı. Verney salonunda otururken, kumral saçlı, orta boylu, bere takmış ve peşinde beyaz bir Pomeranya cinsi köpeğin koştuğu bir kadın gördü. Ve daha sonra pek çok kez kadına bahçelerde ve […]

Anton Pavloviç Çehov – Köylüler

Moskova’da îslâv Pazarı otelinde uşak olarak ça lisan Nikolay Çikildeyev hastalanmıştı. Ayakları uyuşuyordu, yürüyüşü değişmişti. Öyle ki, bir gün koridordan geçerken ayağı sürçmüş, üzerinde bezelyeli jambon bulunan tepsiyle birlikte yere yuvarlanmıştı, işini bırakması gerekmişti. Karısının, kendisinin ne kadar parası varsa hepsini doktorlara harcadı; yiyecek için elinde bir şey kalmadı, işsizlikten canı sıkılmaya başladı, köye, evine […]

Anton Pavloviç Çehov – Korkunç Bir Gece

Sabah. Saat daha yedi olmadığı halde Makar Kuzmiç Bliostkov’un berber dükkânı açık. Şık giyimli, ama üstü-başı kir içinde, henüz yüzünü bile yıkamamış bulunan, yirmi yaşlarındaki dükkân sahibi Makar sabah temizliği yapmakta. Aslında nereyi temizlediği de belli değil, gene de hayli terlemiş. Elindeki bezle bir yerleri siliyor, şuraya-buraya parmağını sürüyor, duvarda gördüğü bir tahtakurusuna fiske atıyor… […]

Anton Pavloviç Çehov – Düello

İkisi de omuzlarına kadar suya girmişlerdi, Layevskî söze başladı: Bir sualime cevap ver, Aleksandr Davidiç. Diyelim ki, bir kadın sevdin, onunla birleştin. İki seneden fazla birlikte yaşadınız diyelim. Sonra da, olur ya, soğudun; onu kendine yabancı hissetmeğe başladın. Böyle bir durumda olsan ne. yapardıjı? Çok basil. Hadi yavrum, al başını istediğin yere git derim. O […]