Kategori: Genel

William Hope Hodgson – Sinirdaki Ev

William Hope Hodgson’ın yirminci yüzyıl başlarında kaleme aldığı Sınırdaki Ev kültürel anlamda gömülmüş ve unutulmuş gizli bir hazinedir. Anaakım edebiyatı özellikle bu dönemlerde bünyesinde barındırmak istemediği korku, fantazya ve bilimkurgu içeren eserlerin üzerine bir avuç toprak atarak unutulmalarını sağlamaya çalışmıştır. Gerçekçi edebiyatın hüküm sürdüğü zamanda, sosyal gerçekçilik temalarına değinmediği ve politik bir duruşu olmadığı düşüncesiyle […]

William Golding – Yan Yana

Kimsenin doğum günümü kutlamak için bana hediye vermeye niyetli olmadığmı sezdiğimden, kendi hediyemi kendim aldım! Gemide parayla alınabilecek her şeyi satan tek kişiden, veznedar Bay Jones’dan aldım elbette ki. Geminin karnındaki tiksindirici kokudan kurtulmanın sevinciyle güverteye çıktığımda, dostum ve geminin birinci subayı Charles Summers’a rastladım. Elimdeki defteri görünce gülmekten kendini alamadı. “Ah, Edmund, gemideki herkes […]

William Golding – Sineklerin Tanrisi

Sarı saçlı çocuk, kayadan indi, lagüne doğru yöneldi. Okul üniformasının ceketini çıkarmıştı. Elinde tuttuğu ceketin ucu yerlerde sürünüyordu. Ter içindeydi; kurşuni gömleği gövdesine, saçları alnına yapışmıştı. Vahşi ormanda açılan uzun yaranın izi sıcakta buğulanıyordu sanki. Sürüngen bitkilerle kırılmış ağaç gövdeleri arasında ağır ağır tırmanırken, bir kuş –kırmızılı sarılı hayalimsi bir kuş– cadılar gibi bir çığlık […]

William Golding – Serbest Dusus

Pazar meydanında, sayfalarının köşeleri katlanmış ve rengi soluk mora dönmüş kitapların şükranlarını sunarcasına dolup taştığı tezgâhlar boyunca yürüdüm. Bir elinde gücü, diğerinde ihtişamı temsil eden kırbaç ve asa tutan, çifte taçla taçlandırılmış insanlar gördüm. Bir yara izinin nasıl olup da ışıldayan bir yıldıza dönüşebildiğini anladım; uçuşan kor taneciklerinin mucizevi ve ulvi bir devinimle düşüşünü hissettim. […]

William Golding – Gecis Ayinleri

Saygıdeğer Vaftiz Babacığım, Sizin için tutmaya başladığım günlüğe bu sözlerle başlıyorum, daha uygun bir başlangıç olabilir miydi! Pekâlâ. Yer: Nihayet geminin güvertesi. Yıl: Zaten biliyorsunuz. Tarih mi? Kuşkusuz, önemli olan şu ki bugün dünyanın öbür ucuna yapacağım yolculuğun ilk günü; bunu belirtmek için sayfanın başına biraz önce “bir” rakamını koydum. Ne de olsa şimdi yazacaklarım, […]

William Golding – Catal Dil

Işık parıltısı ve ısı, farklılaşmamış, henüz kendi tecrübesiyle sınırlı. Oldu işte bu kadar! Oldu bitti! Bundan iyisini yapacak halim yok. Anı. Hafızadan da önce gelen anı olur mu? Ama zamanı yok ki, iması bile yok. Öyleyse nasıl olur öncesi ya da sonrası? Başka hiçbir şeye benzemediğini anladıktan sonra, ayrı olduğunu, farklı ve hatta bir kerelik […]

William Golding – Asagidaki Yangin

Albay Anderson biraz yana döndü, ellerini ağzının iki yanına siper ederek kükredi. “Direk başı!” Genç Willis’in hareketsiz bedenini taşımak için yukarı gönderilen adam emri duyduğunu gösteren bir el işareti yaptı. Albay Anderson ellerini ağzının iki yanından çekti, kendine göre normal sayılacak bir ses tonuyla bağırdı. “Çocuk ölmüş mü?” Adam bir yanıt verdi galiba ama sesi […]

William Gibson – Neuromancer

Limanın üzerindeki gökyüzü, yayını yapılmayan bir kanala ayarlanmış gibiydi. Case, Chat’in kapısının etrafındaki kalabalıkta kendine omzuyla yer açmaya çalışırken birisinin “sanki kullanan ben değilim.” dediğini duydu. “Sanki vücudum bu inanılmaz uyuşturucu ihtiyacını kendisi yaratıyor.” Ses, bir Sprawl’un sesi ve şaka da bir Sprawl şakasıydı. Chatsubo, profesyonel yurtsuzlara hizmet veren bir bardı; burada bir hafta boyunca […]

William G. Martin – Toplumsal Hareketler 1750-2005

Geçtiğimiz on yıl içerisinde dünya ekonomisinin alanı boyunca Chiapas’tan Chicago’ya, Prag’tan Porto Alegre’ye, Seattle’dan Sandton’a ve Güney Afrika’ya dek radikal protesto eylemleri patlak verdi. 1960’ların hareketlerinin kaybolmasından ve 1980’ler boyunca diktatörlükler deviren hareketlerin etkisiz hale getirilmesinden çok sonra ortaya çıkan bu şimdiki patlama oldukça dikkat çekici. İki dikkate değer nokta söz konusu. Birincisi, bu hareketler […]

William Faulkner – Yenilmeyenler

Ringo’yla ben o yaz, tütsü kulübesinin arkasında yere, savaşın yaşayan bir haritasını çizdik Vicksburg, odun yığınından aldığımız bir avuç tahta parçasıydı; Mississippi Irmağı da, sert toprakta bir çapanın ucuyla açtığımız bir yarık; ama gene de (ırmağı, kenti ve savaş alanıyla) canlı bir tabioydu ve bu minyatür halinde bile yeryüzü şekillerinin değişime gösterdikleri pasif ama güçlü […]

William Faulkner – Ses ve Öfke

Parmaklığın arkasında, sarmaşıklann arasından, vurduklarını görüyordum. Bayrağın olduğu yere geliyorlardı ve ben yürüdüm parmaklık boyunca. Dutun çevresindeki otların içinde aranıyor Luster. Bayrağı çıkardılar, vuruyorlardı. Sonra bayrağı yeniden diktiler, tablaya gittiler, vurdu, öteki de vurdu. Sonra yine vurdular ve ben yürüdüm parmaklık boyunca. Dutun oradan geldi Luster ve biz yürüdük parmaklık boyunca, vurdular ve biz durduk, […]

William Faulkner – Sartoris

William Faulkner’ın ilk olarak 1929’da yayımlanan üçüncü romanı Sartoris, birçok bakımlardan tüm yapıtları arasında, onlarda.Iı:i düzeni saptayan, ana yapıtı oluşturmaktadır. Sartoris, dolaylı ya da dolaysız olarak tüm romanlannda görülen iki büyük aileyi sunar – Sartoris ailesi ve Snopes ailesi. Sartaris’te Faulkner, ilk kez, yapıtlannın merkezi olan Jefferson kasabasını çizmiştir. Ve son olarak, Sartoris, yazarın kendisinin […]

William Faulkner – Kutsal Sığınak

Popeye, pınarı çevreleyen çalılar peı:desi arkasından, adamın su içişine bakıyordu. Yoldan belli belirsiz bir patika geliyordu pınara. Popeye, adamın – uzun boylu, zayıf bir adam, şapkasız, eski kurşuni bir pantolon giymiş, kolunda da tüid bir ceket – patikada belirip, pınardan su içmek için diz çöktüğünü görmüştü. . Pınar, bir kayın ağacı dibinden kaynıyor, dalga dalga […]

William Faulkner – Köy

Frenchman’s Bend, Jefferson’ın yirmi mil güneydoğusunda yer alan verimli ırmak yatağından oluşmuş yörenin bir parçasıydı. İki ayrı ilçeye kadar uzandığı halde hiçbirine bağlılık göstermeyen, belli sırurları olmasa da bir bütünlüğe sahip, tepelerle beşiklenmiş bu ırak bölge, İç Savaş öncesinde hibe edilmiş arazi üzerinde kurulan görkemli bir çiftliğin bulunduğu yermiş, ki kalınhları -yıkılmış ahırları, kölelerin yaşadığı […]