Nobody ’ nin Mezarlığa Gelişi Karanlıkta bir el bir bıç Jack denenen adam sahanlıkta durdu. Sol eliyle siyah paltosunun cebinden büyük bir beyaz mendil çıkardı: bıçağı ve onu tutmakla olan eldivenli sağ elini sildi, sonra da mendili yerine koydu. Av bilmek üzereydi. Kadını yatakta, adamı yatak odasının zemininde, büyük çocuğu da oyuncaklar ve yarı bitmiş […]
Neil Gaiman – Anansi Çocukları
Çoğu şeyin başladığı gibi, bu da bir şarkıyla başlar. Ne de olsa önce söz vardı ve söz dediğinizin bir melodisi olurdu. Dünya bu şekilde yaratıldı, boşluk bu şekilde bölümlere ayrıldı, topraklar ve yıldızlar ve düşler ve küçük tanrılar ve hayvanlar bu şekilde dünyaya geldi. Hepsi şarkıyla söylendi. Şarkıcı önce, gezegenlerle ve tepelerle ve ağaçlarla ve […]
Neil Faulkner – Marksist Dünya Tarihi
Taksim Meydanı, küresel direnişin simgelerinden biri olarak Atina’nın Syntagma, Kahire’nin Tahrir ve Sefalete dair istatistikler iç karartıcıdır. Türkiye, OECD’nin 34 üyesi arasında (Meksika’dan sonra) toplumsal eşitsizliğin en fazla olduğu ikinci ülkedir. Her altı kişiden biri yoksulluk sınırının altında yaşıyor ve bu oran, tarım kesiminde çalışanlar arasında %40’a çıkıyor. Ayrımcılık yüzünden kadınların ancak üçte birinden azı […]
Neil Faulkner – Marksizm Penceresinden, Dünya Tarihi (Kısa Versiyon)
Arkaik maymunun yeni bir formu, 3.2 milyon yıl önce Etiyopya’daki Afar Çöküntüsü’nde gezinmişti: Australopithecus afarensis (“Afar’ın Güney Maymunu” anlamına gelir). 1974 yılında antropologlar, “australopithecine”in 47 adet fosil kemiğini ortaya çıkardılar –tam bir iskeletin yüzde 40’ı. İnce “narin” yapısında, bunun bir kadın olduğuna hükmettiler ve “Lucy” adını verdiler (her ne kadar erkek olabilse de ). Boyu […]
Ned Beuman – Boksör Böcek
bağlantı yoksa, g 1 Bazen aylak aylak yatarken gözlerimi kapatıp Joseph Goebbels’in kırk üçüncü doğumgünü partisini hayal ederim. Hitler’in 1940’ın o hummalı Ağustos ayında bile, yakın dostu için sürpriz parti yapmaya vakit bulabilmiş olduğunu düşünmek hoşuma gidiyor – haftalarca sanki tarihi hiç hatırlamıyormuş gibi yapacak, Propaganda Bakanı’nın gitgide yılışık ve tuhaf bir hal alan imalarını […]
Necmettin Şahiner – Şahitlerin Dilinden 1-4
Kendisini tedavi etmek isteyen doktorlara: Ben Risale-i Nur’larla insanların ve İslâmların imanını kurtarmaları için gece-gündüz çalışma diye bir kara sevda hastalığına tutulmuştum. Sizin tıbbiyenizde, doktorluğunuzda ‘kara sevda’ hastalığının ilacı ve tedavisi var mıdır?” diye sorular yöneltiyordu. Uzun, ince, tığ gibi ve gerilmiş yay gibi bir vücut. Her zaman, ayakta ve yatakta üzerindeki elbiseleri, her an […]
Necmeddin Sahir Sılan – 2. Meşrutiyet ve Sonrası Hatıralarım
Osmanlı’nın son dönemiyle Cumhuriyet döneminde fiilî çalışmayı bırakana kadar önemli görevlerde bulunmuş Necmeddin Sahir Sılan hatıralarını yazmak konusunda pek gönülsüz davranmıştır. Tarih Konuşuyor dergisini sahibi Cemal Kutay’ın hatıralarını yazması konusunda “açık mektup”la ısrarlı davetine sonunda cevap vermiş ve hatıralarını yazması konusunda “sırların masuniyeti aleyhine hareket etmiş olmamak, büyük Mustafa Kemal Atatürk hakkında herhangi bir suretle […]
Necip Fazıl Kısakürek – Rapor 1/2
— «Büyük Doğu» çıkamaz! Onun, günlük, haftalık, aylık vesaire, bunca kötü özentileri ve taklitçilerinin ortalığı marsık dumanına boğduğu ve bir türlü alevlenemediği hen¬gâmede, o, mücerret bir ışık fıskiyesi ve münezzeh bir fikir çakıntısı gibi, bulutların üstünde ve kitaplık tecelli plânın¬da kalmalı ve yere inmemelidir. Günlük hadiselerin, patla¬mış (kanalizasyon) boruları halinde meydan yerini pisliğe boğduğu şartlara […]
Necip Fazıl Kısakürek – Tarih Boyunca Mazlumlar
Bu eser, «Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar» dan sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. Dmân ve ideal uğrunda umumî mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususî plânda gösterilmesi… Bu yakın tarih ve hususî plân, Dtti-had ve Terakki ile başlayıp Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz Dslâm nefretinin zeminini çizer ve o […]
Necip Fazıl Kısakürek – Sultan Vahidüddin
Bu eser, 6-7 yıl önce bir gazetede tefrika edildi, peşinden kitap halinde çıktı; ve ne gazetede, ne de kitap olarak yayınlanmasından herhangi bir takibe uğradı. Fakat bir müddet sonra nereden ve nasıl geldiği belirsiz bir tepki neticesi, Vahidüddin’i temize çıkarmak Atatürk’e hakaret sayıldı, kitap toplatıldı ve mahkemeye iletildi. Mahkeme, müellifinin kendisini savunmaya bile lüzum görmediği, […]
Necip Fazıl Kısakürek – Reşahat
Eskilerin eserlerini nakledici, büyüklerin haberlerini derleyici, cennetliklerin menkıbelerini toplayıcı ve ermişlerin makamlarını belirtici «Reşahat» muharriri «Safî» ismiyle tanınmış Mevlânâ Ali bin Hüseyin der ki: -Allah’ın sonsuz lütuf ve bereketiyle, bana, 889 yılı Zilka’de ayı sonlarında, velilik yolunun menzil noktası, hakikat kahramanı büyüklerin kutbu, din ile dünya ve gerçek hayat kılavuzu hoca Ubeydullah hazretlerinin eşiklerine yüz […]
Necip Fazıl Kısakürek – Reis Bey
Ön tarafı açılır – kapanır bir mikâp (küp) içinde hayatı yakalamak… Kapana kıstırır gibi… Tiyatro budur. Aslında zamandan başka bir şey olmayan hayat, hangi mekân içinde akarsa aksın, onu belli-başlı anlarıyle, üstüne böyle bir mikâp atarak tutabilirsiniz. Zaten her hâdisenin üstünde, ressamın kurşunkalemiyle çizip sonradan sildiği bölüm çizgileri gibi, böyle bir görünmez mikâp vardır. Onu […]
Necip Fazıl Kısakürek – Reis Bey Ve Parmaksız Salih
Mutlak Dman halinde (tez)lerın (tez)ine sahip olan biz, tiyatrodan üstün ve dokunaklı âlet kabul edebilir miyiz? Edemeyiz ama işte -hamdolsun- o mutlak iman yüzünden bugünkü Türk (!) Tiyatrosu bize kapılarını kapatmış bulunuyor; biz de ona, yerle göğü birbirine katacak olan tiyatromuzla karşılık veremiyoruz. Dedik ya, Dstikbâli ve bu arada istikbâlin aktörünü bekliyoruz… 1 F. K. […]
Necip Fazıl Kısakürek – Peygamber Halkası
Peygamber halkası… Yani O Nur etrafında Sahabîler di- zisi… Sahabî kimdir ve nedir? Sahabî, inanmış olarak O’nu bir kerecik gören, yahut O’nun tarafından bir kerecik görülmüş olan… Bu görüş ve görülüş, isterse göz açıp kapayıncaya kadar, isterse O’nun dünya hayatı boyunca olsun… Gözü O’na, yahut O’nun gözü kendisine değmiş olan her mümin Sahabîdir. Gözü O’na, […]
Necip Fazıl Kısakürek – O ve Ben
KONAK Çemberlitaş’ta, Sultanahmet’e doğru inen sokaklardan birinde, kocaman bir konakta doğmuşum… Harem ve selâmlık halinde iki kapılı, dört katlı ve bilmem kaç odalı bu konak, içinde, yakıcı hâtıraların kay¬naştığı tütsü çanağıdır. Renk renk, şekil şekil, fısıltı fısıltı hatıralar… Bazen de çığlık çığlık… Çocuk denecek kadar gençken yazdığım «Bir Yal¬nızlık Gecesinin Vehimleri» isimli hikâyemdeki mekân işte […]
Dubravka Ugresic – Acı Bakanlığı
Okumak üzere olduğunuz bu romandaki anlatıcı, öyküsü, karakterler ve içlerinde bulundukları durumlar kurgusaldır. Amsterdam şehri bile tamamen gerçek değildir. Kuzey manzarası, çöl gibi bir saflık hissine yol açar. Tek fark kuzeyde çölün yeşil ve sulak olmasıdır. Bir ayartıcılığı, yuvarlaklığı ya da kıvrımı yoktur. Hollandalılar iletişim kurmaz, yüzleşmeden yanadırlar. Parlak gözlerini karşısındakinin gözlerine dikip ruhunu tartarlar […]










