A.C. Weisbecker – Kozmik Haydutlar

Benim standartlarıma göre bile tuhaf bir olay. Şöyle bir düşünün: Evinizi kapatmışsınız, odun sobalı, manzara gören penceresinin önünde geyiklerin boy gösterdiği küçük bir kır villası da olsa, konforlu bir ev. Yıllardır ekmeğini yediğiniz, ama o sıralar pek bir yerlere varacakmış gibi de gözükmeyen {2} sinema ve TV yazarlığı kariyerini alelacele bırakmışsınız. Hızlı, ekonomik bir yolculuğu […]

A.Başer Kafaoğlu – Varlık Vergisi Gerçeği

1 Eylül 1939 günü Hitler Almanyası’nın güçlü ve o zamana ka-dar görülmemiş oranda motor gücüyle donatılmış orduları, Polonya Cumhuriyeti sınırlarını aşarak ülkeyi işgale başladılar. İngiliz ve Fransız hükümetleri, Romanya ve Yunanistan’ın yanında Polon-ya’ya da, Almanya saldırısı halinde onun yanında Almanya ile sava.şa girme yolunda anlaşma imzalamışlardı. Bu anlaşmalar gereği, bu iki devlet, Nazi Almanyası’na savaş […]

A. S. Byatt – Ragnarök Tanrıların Alacakaranlığı

Bu öykü, aralarında İzlanda dili ve Almancanın da bulunduğu pek çok farklı dilde kaleme alınmış çeşitli eserlerden derlenerek meydana getirilmiştir. Efsanede bahsi geçen isimler öyküden öyküye farklılık göstermektedir. Iduna, Idun ile aynı kişidir. Jørmungandr veya Jörmungander şeklinde karşımıza çıkan ismin ise birçok yazım şekli vardır. Yapay bir tutarlılık sağlamaya çalışmaktansa farklı yazım tarzlarına yer vermek […]

İbrahim Abdülkadir Meriçboyu – Mutlu Olmak Varken

Bu kitapta, daha önce yayımlanmış olan üç kitabımdaki (Tebliğ, Hoş Geldin Halil İbrahim, Dört Pencere’deki) şiirler ile, şimdiye kadar hiçbir yerde yayımlanmamış kırk beş şiir var. Yani hepsi yüz on üç şiir. Benim ilk gözağrım, ilk şiir kitabım Tebliğ’dir. Onun yüzünden başıma gelmedik kalmadı. Ama çok severim onu, belki bu yüzden çok severim. Bana hem […]

A. Ekrem Ülkü – Kabala Yahudi Kadim Mistik Öğretisi

Türkçemizde “Müslüman mahallesinde salyangoz satılmaz” diye bir deyim vardır. Benimkisi de öyle oldu. İnsanlık tarihinde baştan beri kavşak noktası olmuş, bütün kültürlerin ya doğduğu ya da gelip geçtiği bu topraklarda yani Anadoluda 10000 yılı aşkın bir süredir oluşmuş öyle bir sentez ya da daha doğrusu kaynayıp durmakta olan bir “Aşure” varken, özellikle yine bu topraklarda […]

Ayşın Candan – 20’inci yüzyılda öncü tiyatro

Geride bıraktığımız 20. Yüzyıl savaşların, toplumsal çalkantı ve dönüşümlerle, devrimlerin yaşandığı bir yüzyıldı. Sanat da bu yüzyılda toplumsal sürece uygun bir biçimde en köklü dönüşümlerini yaşarken, daha yüzyılın başlarında başlayan; resimden müziğe, tiyatrodan baleye kadar birçok alanda “avant-garde” kavramının getirmiş olduğu yeni biçimlenme, yorum ve uygulama ile yaratıcı bir itici güce sahip oldu. Sonuçta, insan […]

Alev Alatlı – Batıya Yön Veren Metinler – Cilt 4

Muhafazakârlar, On Dokuzuncu yüzyıl boyunca liberallerin tüm öneri ve poliƟkalarına meydan okumuştur. Bu bölüm birbirinden farklı üç muhafazakârdan alınƨyla başlar: Avusturya Şansölyesi Prens MeƩernich, ünlü Fransız düşünürü Alexis de Tocqueville ve İngiliz hukukçu James Fitzjames Stephen. Bu şahsiyetlerden her biri, liberalizm tehdidi karşısında farklı bir tutum sergilemiştir. Muhafazakârlar, Sanayi Devrimi’nin ilk döneminde liberallerin “bırakınız yapsınlar” […]

Alev Alatlı – Batıya Yön Veren Metinler – Cilt 3

“Avrupa’nın vicdani buhranı” Fransız tarihçi Paul Hazard, La Crise de la Conscience Européenne adlı kitabında, 1680 ile On Yedinci yüzyıl arasında entelektüel dünyadaki çalkantıyı {1} böyle tanımlar. On Sekizinci yüzyıl aydınlanmasını hızlandıran bu “buhran” elbeƩe bir felaket niteliğinde değildir. Nitekim Aydınlanma, geçmişle ilgili dehşet verici bir kopuş özelliği göstermemiş, Rönesans ve onun manƨki sonucu olan […]

Alev Alatlı – Batıya Yön Veren Metinler – Cilt 2

İçimdeki iki adamın birbirlerine üstün gelmek için düşüncelerimde verdikleri o inatçı ve henüz galibi belli olmayan savaş şiddetle sürüyor. Petrarca, Dionigi De’Roberti’ye Mektup Karakterini biçimlendirmeye çalışƨğım kişi Romalıların anladığı anlamda “bilge kişi” olmalı, yani teorik çalışmalarda değil, fiiliyatta ve geçirdiğimiz deneyimlerde kendini gösteren gerçek bir devlet adamı. Quintilian, Belagatin Esasları Talih çoğu zaman yarışın ortalarında, […]

Fernand Braudel – Maddi Uygarlık – Mübadele Oyunları

Eğer her şey basit olabilseydi, bu cildin, maddi hayatın zemin katının -bu eserin birinci cildinin konusu- üzerinde, ekonomik hayatın hemen üstte yer alan katlarını ve bunun üzerinde de, kapitalist eylem katını keşfettiğini söylerdim. Bu, katları olan bir ev simgesi, eğer onları somut anlamı içinde zorlayabiliyorsa, nesnelerin gerçeğini oldukça iyi bir şekilde aktarabilmektedir. “Maddi hayat” (işin […]

Fernand Braudel – Maddi Uygarlık – Gündelik Hayatın Yapıları

Bütün bilimler gibi tarih de önce ele en kolay gelenlerle işe başlamıştır. İnsani değişmenin alanı ve bu alanı inceleyen, incelediği için de düzene sokan disiplin olan tarih, edebi bir tür olmaktan, bilimsel bir anlama çabası haline gelmeye kadar uzanan uzun soluklu macerası esnasında, değişim sürecinin derin nedenlerine ulaşabildiği ölçekte bilimsel bir içerik kazanmıştır. Aslında edebiyat […]

Fernand Braudel – Akdeniz, Mekân ve Tarih

BU KİTAPTA gemiler yol alır; dalgaların şarkıları sürer gider; bağcılar Cinque Terre yamaçlarından Cenova Rivierası’na inerler; Provence’da, Yunanistan’da zeytinler toplanmıştır; Venedik’in durgun sularında ya da Cerbe kanallarında balıkçılar ağ çeker; tekne yapımcıları, vaktiyle yapılan teknelere benzer tekneler yapar… Ve biz yine, onlara göre, zamanın dışında olduğumuzu fark ederiz. Giriştiğimiz deneme, geçmişin ve bugünün sürekli karşılaşması, […]

Fernand Braudel – Akdeniz, İnsanlar ve Miras

Akdeniz, kendisini çevreleyen ovalar ve dağlar, kentler ve çöller kadar, tanrıları da barındırıyordu. Akdeniz sularında, bir kıyıdan diğerine sitelerinin tanrılarını taşıyan yürekli denizciler, yeni topraklar peşinde koşuyor, oralarda koloniler kurup tapınaklar dikiyorlardı. Çoğu kıyıya yakın yapılmış bu tapınakların kalıntıları bize bugün hâlâ o eski zaman efsanelerini, insanlarla tanrılarının, bu ayrıcalıklı denizin çevresinde Batı uygarlığının temellerinden […]

Ferit İlsever – Batı ve İrtica

Aydınlık dergisi tarafından düzenlenen “Cumhuriyet’in 75. Yılında Batı ve İrtica” Konferansı, 9- 10-11 Ekim 1998 günlerinde, Ankara Milli Kütüphane Konferans Salonu’nda toplandı. Üç gün süren konferansın ardından, Konferans Sonuç Bildirgesi kamuoyuna duyuruldu. Konferansa, Türkiye ve yurtdışından, her biri konusunda uzman 55 akademisyen, araştırmacı ve gazeteci katıldı. Konferansta, 13 oturum boyunca şu konular ele alındı: Emperyalizm-Şeriat […]

Feridüddin Attar – Mantık Al-Tayr

Hamdolsun canı yaratan, bir avuç toprağa can bağışlayıp iman veren pak Tanrı’ya. Arşın temelini su üstüne kuran odur; topraktan yaratılanların ömürlerini yel üstüne koyan o! Gökyüzünü kudretle yüceltti… toprağıysa aşağılattıkça aşağılattı. Bir tanesine sürüp giden bir hareket verdi; öbürüne sürüp giden bir sükûn. Gökyüzünü kurulu bir çadır haline getirdi… direksiz, dayaksız durdurdu, döşemesi de yeryüzü […]

Feridun Fazıl Tülbentçi – Hürrem Sultan

10 uncu Osmanlı Padişahı Sultan Süleyman, Topkapı Sarayının Marmara denizine ve aynı zamanda Boğaz’a nazır, geniş mermer balkonundan gurubun Üsküdar sırtlarına düsen akislerini seyrettikten sonra : — Cennet gibi şehir! Diye söylendi. Solunda ve gerisinde elpençe divan duran hastoagı-sına döndü: — Öyle değil mi, İbrahim? — Keramet buyurdunuz, sultanım. Cihanda bir eşi daha yok. Her […]