Hüseyin Hilmi Işık – Tam İlmihâl

(Se’âdet-i Ebediyye) kitâbını yazmağa E’ûzü ve Besmele okuyarak başlıyorum. E’ûzü okumak, (E’ûzü billâhi mineşşeytânirracîm) demekdir. Besmele okumak, (Bismillâhirrahmânirrahîm) demekdir. Abdüllah ibni Abbâs diyor ki, Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” buyurdu ki, (Kur’ân-ı kerîme saygı göstermek, E’ûzü okuyarak başlamakla olur ve Kur’ân-ı kerîmin anahtarı, Besmeledir). Bunun için, bu kitâba bu ikisini okuyarak başlanmasını, okuyucularımdan istirhâm ederim. […]

Hüseyin Cöntürk – Mektuplar

Köhnemiş eleştiri ve “sanat” anlayışını temelden reddederek 1950’li yıllardan itibaren edebiyatımıza ve de özellikle “yeni eleştiri kuramına” çok şey kazandıran büyük bir edebiyatçı ve o yolun tutkunu olan Hüseyin Cöntürk, özellikle 90’lı yıllarda çevresini sarmalayan yeni kuşak okurlarına -yazarlara- özelden seslenerek, sesini derinden ve o her zaman alışık olduğumuz dikkatli edebi irdelemeleriyle günümüze ulaştırmayı farkında […]

Hüseyin Cahit Yalçın – Talat Paşa’nın Hatıraları

Talât Paşa bu hatıralarını, mütarekeden sonra memleketi terke mecburiyet hissederek Almanya’ya çekilmiş olduğu sıralarda kaleme almıştır. Meşrutiyet devrinin en yüksek simalarından biri olan Talât Paşa bize çok alakaya şayan bu mühim zamanlar hakkında pek önemli malumat verebilirdi. Fakat haller ve şartlar onun tam bir ”hatırat” yazmasına imkân bırakmamıştır. Böyle olmakla beraber, temas ettiği bahsi tamamıyla […]

Hüseyin Nihal Atsız – Bozkurtlar Diriliyor

Çin kağanı Tay-tsung çok düşünceli idi. Birkaç gündür kendisinde bir başkalık, anlaşılmaz bir değişiklik seziyordu. İlk önce bunun ne olduğunu anlamadan içinde rahatsızlık duymuş, sonra düşüne düşüne rahatsızlığı nereden geldiğini bulmuştu: Korkuyordu: hele gün battıktan sonra her karaltı, her gölge onu ürkütüyor, şu uğursuz ihtilâlcilerden biri karanlıklar içinden çıkarak kendisine doğru yay gerip ok fırlatacak […]

Hulki Cevizoğlu – Dünü Bugünü ile 68’liler

“Elbette ki idam cezası şart değildi. Duruşmada birazcık saygılı olsalardı idam edilmezlerdi…” Bu sözler, tam 25 yıl önce (1972) Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan hakkında “idam” isteyen 12 Mart Savcısı Baki Tuğ tarafından bir televizyon programında, canlı yayında söylendi. Kanal 6 Televizyonda yayınlanan “Ceviz Kabuğu’ 1 programını izleyen milyonlarca insanın tüylerini diken diken […]

Hulki Cevizoğlu – İşgal Ve Direniş 1919 Ve Bugün

“Komutan Bey, biraz sonra Cenab-ı Allah’ın huzuruna çıkacağız. Temiz çıkalım dedik. Ola ki bir pislik bulaşmıştır, diyeçamaşırlarımızı değiştirdik. Abdest aldık. Biz buraya oynamayadeğil, düğüne (savaşa) geldik; bayrama geldik. Bugün bizim bayramımız. Onun için süslendik. Ayrılık hediyelerini taktık. Biraz-dan bayramımız var. Aman sen bize, hücumdan beş dakika önceyine haber ver…” Ali’nin bu sözlerinden sonra büyük bir […]

Hulki Cevizoğlu – Bütün Kaleler Zaptedilmedi

Bu konuda,., gerek EROL MANİSALI, ATTİLÂ İLHAN gerekse OSMAN PAMUKOĞLU ile yaptığınız programlar hedefine ulaşmıştır. Ancak, aynı UYKUYA DEVAM EDECEKTİR. İçimizde, kendisini vazgeçilmez Türk Milliyetçisi olarak gören ve öyle tanınan hainler gezmektedir. Vural K. (…) Bu düşünceler içinde Attilâ İlhan’da uzaktan izlediğim düşünürler arasında hep kalmıştı. Onlarca programını izlemiş olmama rağmen hep bir kuşkuyla kalmıştım. […]

Hui Hai – Hui Hai’nin Zen Öğretileri

DUA Hocalarıma hürmet! Üç Kıymetli Birliğe- Buda, Dharma ve Sangha’ya – hürmet! Hepimizin içinde varolan O’na hürmet! İNGİLİZCE TERCÜMENİN DOĞUŞU Büyük İnci olarak sevgi ile anılan Zen Ustası Hui Hai’nin öğretilerini İngilizce’ye çevirme görevine, yıllar önce aynı çalışmanın tamamlanmamış bir çevirisini yaptığımdan çok daha alçakgönüllülükle yaklaştım. Geçen yıllar bu öğretilerin paha biçilmez değerini daha derin […]

Hugo Claus – Utanç

Toledo Barı’nın terasında denize karşı oturan dört kişiydiler; gövdeleri kara katranlanmış altı, sekiz, dokuz yelkenlinin, yerli yelkenlilerinin geçtiği denize karşı. Dört kişi: Servaes, Hofman, O (Roland) ve güvercin grisi şantung takımı içinde, azıcık yan tarafta kalmış, en yaşlıları, uzaktan en yaşlıları olan Jacques, Jacques Kindt (bir başka deyimle Jock Malthus). Dört hafta önce, Ada’nın üzerinden […]

Hugh Howey – Woll Serisi #1 – Silo

Holston, ölümüne giden yolda basamakları bir bir tırmanırken, çocuklar En-Tepe’de habersizce oyun oynamaya devam ediyorlardı; sadece mutlu çocukların yapabileceği bir biçimde bağrıştıklarını duyabiliyordu. Onlar hemen yukarısında deliler gibi tepinirken usul usul çıktı basamakları Holston. Sarmal merdiveni düzenli ve hantal adımlarla tırmanırken eskimiş botları metal basamakları çınlatıyordu. Tıpkı babasından kalan botları gibi basamaklar da aşınmışlık izleri […]

Howard Schultz – Onward – Starbucks Ruhunu Kaybetmeden Nasıl Yaşam Savaşı Verdi̇

“Bugün benim için çok özel bir gün” dedim küçük bir restoranda etrafımda oturan espresso uzmanı baristalara ve mağaza müdürüne. “Tam 28 yıl önce, 7 Eylül 1982’de, şu an bulunduğumuz yerde, Pike Place Market’taki ilk Starbucks mağazasında çalışmaya başlamıştım.” Cebime uzanıp bir anahtar çıkardım. “Ön kapının anahtarını hâlâ saklıyorum.” Bu, Starbucks’ın ceo’sunun yanında taşıması beklenen bir […]

Howard Pyle – Robin Hood

Eski günlerden birinde, mutlu İngiltere’de, Kral II. Henry ülkeyi yönetirken Nottingham City’nin yakınlarındaki Sherwood Ormanı’ndaki açıklık alanda ismi Robin Hood olan ünlü mü ünlü bir haydut yaşardı. Onun kadar hünerli ve isabetli ok atabilen başka bir okçu ne görülmüş ne duyulmuştu. Yeşil ormanın ağaçları altında onunla birlikte mesken tutan yüz kırk kaygısız adam da eşsiz […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 5 – Geceyarısı Güneşi

Bu, günün uyuyabilmeyi dilediğim zamanıydı. Lise. Ya da doğru sözcük Araf mıydı? Eğer günahlarımı telafi etmenin bir yolu olsaydı, bu bir ölçütte çeteleye yazılmalıydı. Can sıkıntısı alışabildiğim bir şey değildi; her gün inanılmaz derecede, bir öncekinden daha tekdüze geliyordu. Sanırım benim uyuma biçimim buydu – eğer uyku aktif dönemler arasındaki hareketsiz durum olarak tanımlanırsa. Kafeteryanın […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 4 – Şafak Vakti

Çocukluk, sadece doğumdan heJU hirya^a kadar süren bir döneni değildir ve belli birya^t da yoktur. Çocuk büyür ve çocukça peyleri bırakır. Çocukluk hiç kimsenin ölmediği bir krallıktır. Edna St. Vincent Millay ONSOZ Ölümle burun buruna gelme hakkımı fazlasıyla kullanmıştım; bu gerçekten de alışabileceğiniz bir şey değil. Gerçi, ölümle tekı-ar yüzleşmek tuhaf bir şekilde kaçınılmaz görünmüştü. […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 3 – Tutulma

Ateş ve Buz Bazıları dünyanın sonunun ate^ olduğunu söylüyor, Bazıları da buz. Tutkuyu tattığımdan Atqi tercih ediyorum ben. Ama iki kere yok olacaksa dünya, Biliyorum nefreti yeterince Buzla da yok olsun Diyebilecek kadar Robert Frost Çevirdiğimiz dolaplar tüm çabalarımıza rağmen boşa çıkmıştı. Kalbimdeki acıyla beni savunmasını izledim. Sayıca üstün olmalarına rağmen bütün dikkatini verdiğine hiç […]

Stephenie Meyer- Alacakaranlık Serisi – Cilt 2 – Yeniay

Kendimi, o korkunç kâbuslardan birinin içinde, kapana Kısılmış gibi hissediyordum. Hani koşarsınız, ciğerleriniz yanana kadar koşarsınız, ama yine de vücudunuzun yeteri kadar hızlı gitmesini sağlayamazsınız. Vurdumduymaz kalabalığa yaklaştıkça ayaklarım sanki gittikçe yavaşlıyordu ama büyük saat kulesinin üzerindeki ellerim yavaşlamıyordu. Acımasızca, umursamaz bir güçle ilerliyorlardı, her şeyin sonuna doğru. Ama bu bir rüya değildi ve kâbusun […]