Platon – Meneksenos

SOKRATES: Meneksenos nereden geliyor? Agora’dan mı? Nereden? MENEKSENOS: Agora’dan Sokrates, toplantı odasından. SOKRATES: Orada ne işin olabilir? Herhalde sen artık, öğrenim ve felsefenin sonuna eriştiğini sanıyor, daha yüksek işlere atılmak istiyorsun. Yaşına rağmen de bize her zaman idareciler sağlamış olan ailen bu yolda devam etsin diye, aklına, biz büyüklerini idare etmeyi koymuşsun. MENEKSENOS: Sokrates, sen […]

Platon – Mektuplar

Platon, düşünce tarihinin ilk büyük sistemini kurmuş olan filozoftur. Onu en ince ayrıntısına kadar tasarlanıp alabildiğine iyi işlenmiş dev bir felsefe sistemi inşa etmeye götüren etmenler nelerdi? Gerek İlkçağdan gerekse günümüzden pek çok felsefe tarihçisi ve Platon yorumcusu, onu harekete geçiren en temel motif ya da ilginin politik olduğunu söyler. Çok sayıda politikacı yetiştirmiş bir […]

Platon – Kriton

Kriton diyaloğu, Platon’un gençlik eserlerinden olmakla birlikte, taşıdığı özellik bakımından ayrılık gösterir. Sokratik diyaloglar diye de anılan bu gençlik eserlerinin en önemli özelliği kavramlar üzerine açılan tartışmaların belirli bir sonuca ulaşmamasıdır. Oysa Kriton’da düşünülen ve girişilen bir davranış konusunda karşısındakini inandırma söz konusudur. Sokrates ölüme mahkûm edilmiştir; suçu devletin tanrılarını inkâr etmek, gençleri yoldan çıkarmaktır. […]

Platon – Kritias

TİMAİOS: Sözlerimi güzelce sona erdirdiğim şu anda, uzun bir yolculuktan dönmüş gibi, dinlendiğime ne kadar seviniyorum Sokrates! Şimdi tanrıdan, çoktan beri var olduğu halde sözlerimizin yeniden yarattığı tanrıdan, söylediklerimizden doğru olanlarını korumayı emretmesini, istemeyerek yanlış bir söz söylemişsek, bize gereken cezayı vermesini dilerim. Cezanın haklısı da yanlışlık yapanın yanlışını düzeltmek, düzeni yeniden kurmaktır. Işǚ te […]

Platon – Gorgias

KALLİKLES – Sizin yaptığınız gibi, ancak savaşa ve kavgaya geç katılabilir insan, Sokrates. Atasözü de böyle der. SOKRATES – Yoksa, denildiği gibi, şölenden sonra mı geldik? Geç mi kaldık acaba? KALLİKLES – Evet, hem de nefis bir şölenden sonra; çünkü Gorgias yığınla güzel şey anlattı bize az önce. SOKRATES – Bütün suç, şu gördüğün Khairephon’da, […]

Platon – Epinomis – Gece Toplantısı

KLEINIAS: Işǚ te üçümüz de tam sözleştiğimiz saatte buluştuk. Yabancı sen, Megillos ve ben şimdi üçümüz, zekâ meselesinin ne olduğunu inceleyebilir, elde edilecek en yüksek zekâya sahip olmak isteyen bir kimsenin içinde bulunması gereken en iyi durumun ne olabileceğini düşünebiliriz. Çünkü kanunlarla ilgili ne varsa hepsini baştan sona kadar gözden geçirdik diyebiliriz bilimlerden başlarsak görürüz […]

George Armstrong – Rothschild Para İmparatorluğu

Finans piyasasında ismi çok iyi bilinen ancak hakkında bilgi kısıtlı olan Rothschild ailesi hakkında çevirecek kitapları araştırırken, bu kitapların genelde Yahudi taraftarı ve karşıtı kişiler tarafından yazıldıklarını gördüm. Elinizdeki bu kitabı da ilk okuduğumda taraflı bir yaklaşım buldum ancak kitabın 1940 yılında, henüz ABD 2. Dünya Savaşı’na girmeden yazılmış olduğu halde, o tarihten şimdiye kadar […]

Platon – Devlet

Elimizdeki metnin Yunanca adının sadece dilimize değil, öteki dillere de çevrilmesi sırasında alınabilecek kararlar bile, bir tartışmanın kapısını aralayabilir cinstendir. Bunu söylerken, daha çok akademisyenleri, hatta daha da öteye Platon uzmanlarını ilgilendirecek bir soru olan, Platon’un metnine tekil “politeia” mı yoksa çoğul “politeiai” adını mı vermiş olduğu sorusunu kastetmiyoruz. Platon külliyatı [1] içinde günümüze ulaşan […]

Platon – Devlet Adamı

Eski Yunanca özel adların yazılışı hakkında not Yunan eserlerinin çevirisinde tanrı, insan ve ülke adlarını, asıllarındaki gibi yazmayı uygun bulduk; bunun için de bugün Avrupa ülkelerinin hemen hepsinde kullanılan çevriyazı yöntemini aldık. Yunancanın her harfi, aşağıdaki cetvelde gösterildiği gibi, tek veya çift harfle karşılanmıştır. “Th” ve “kh” gibi çift harfleri kullanmaya gerek vardı; çünkü Yunancanın […]

Pir Sultan Abdal – Bütün Siirleri

turnalar ali’mi görmediniz mi yemen ellerinden beri gelirim turnalar ali’mi görmediniz mi hava üzerinde sema ederken turnalar ali’mi görmediniz mi şah’ım hayber kalesini yıkarken nice yezit halka olup bakarken muhammet mustafa hacc’a çıkarken turnalar ali’mi görmediniz mi kim gördü deryada balık izini eğildi kanber’in öptü gözünü turnalardan işittim avazını turnalar ali’mi görmediniz mi havanın yüzünde […]

Pınar Doğan, Dani Rodrik – Balyoz – Bir Darbe Kurgusunun Belgeleri ve Gerçekleri

Balyoz davası Türkiye için tarihi bir dava. Eger iddianamedeki suçları işledikleri kanıtlanırsa, 196 muvazzaf ve emekli subay hükümeti devirmek amacıyla bir darbe planı hazırlamak suçundan cezalandırılacaklar. Ancak, hüküm giyen bir tek kendileri olmayacak. Sanıklar ile beraber, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda ve gelişmesinde en önemli rolü üstlenmiş kurum olan ordu da hüküm giymiş olacak. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde […]

Honoré de Balzac – Pierrette

1827 Ekim’inde, bir gündoğumunda, kıyafetine bakıp modern bir terimle ve küstahça proleter diye adlandırılabilecek on altı yaşlarında bir genç, aşağı Provins’deki küçük bir meydanda durdu. Bu saatte, büyük bir kare oluşturan bu meydanda çeşitli evleri kimseye görünmeden inceleyebilirdi. Provins ırmakları üstüne oturtulmuş değirmenler çalışmaya başlamışlardı bile. Bunların yukarı kentteki yankılarıyla yinelenen, sabahın serin, temiz havası […]

Pierre Joseph Proudhon – Mülkiyet Nedir

Aşağıdaki mektup, bu incelemenin ilk baskısı için önsöz yerine geçiyordu. Besançon Akademisi Üyelerine. Paris 30 Haziran 1940 BAYLAR, Madam Suard’ın vakfettiği üç yıllık ödenekle ilgili 9 Mayıs 1833 tarihli müzakerenizde şu dileğinizi beyan etmiştiniz: “Akademi, unvan sahibini, her yıl Temmuz ayının ilk yarısı içinde, geçen sene boyunca yürüttüğü muhtelif araştırmayla ilgili özlü ve savlı bir […]

Pierre Loti – Doğudaki Hayalet

Pierre Loti, yapıtlarının yanı sıra, çok renkli yaşamı ve kişiliğiyle de özellikle yaşadığı dönemde ilgi odağı olmuş ender yazarlardan biri. Gazetelerde, dergilerde resimleri basılan, hakkında türlü çeşitli, doğru yanlış sürekli haberler, yazılar çıkan bir ünlü; öyle ki 1903-1905 yılları arasında Vatour gemisinin komutanlığını yaptığı zamanlar İstanbullu hanımlar onu izletmek için özel hafiyeler tutmuşlar. Bugün için […]

Pierre Hadot – Wittgenstein ve Dilin Sınırları

Wittgens sadece. Orada, sanırım, daha önce, Jean Wahl’ın ilgisini çeken bir konferans vermiştim. Konusu, Neo-platoncuklukta Varlık ile Varolan ayrımıydı. Burada, her ne kadar Sein und Zeit ’ın yazarında sahip olduğundan bambaşka bir anlamla olsa da, Heidegger’den çok önce, felsefe tarihinde bu ayrımın görülmüş olduğunu gösteriyordum. Herhalde, Wittgenstein’ın yapıtlarını çok iyi tanıyan Jean Wahl şöyle bir […]

Pierre Hadot – Ruhani Araştırmalar ve Antik Felsefe

Michel Foucault’nun bana ilk defa Pierre Hadot’dan bahsettiği anı çok iyi hatırlıyorum. O sırada ne kadar hevesli olduğunu görmüş olsam bile, kendisine hiç de antik felsefe uzmanı olmadığımı ve bu alanda macera aramadığımı söyledim. Pierre Hadot’yu okumaya oldukça geç, Michel Foucault’nun ölümünden sonra başladım. Anında altüst olmuştum, yalnızca ϐilolojik ve tarihsel açıdan kusursuz bir bilginin […]