Etiket: Honoré de Balzac

Honoré de Balzac – Pierrette

1827 Ekim’inde, bir gündoğumunda, kıyafetine bakıp modern bir terimle ve küstahça proleter diye adlandırılabilecek on altı yaşlarında bir genç, aşağı Provins’deki küçük bir meydanda durdu. Bu saatte, büyük bir kare oluşturan bu meydanda çeşitli evleri kimseye görünmeden inceleyebilirdi. Provins ırmakları üstüne oturtulmuş değirmenler çalışmaya başlamışlardı bile. Bunların yukarı kentteki yankılarıyla yinelenen, sabahın serin, temiz havası […]

Honoré de Balzac – Ursule Mirouet

Etekleri Tutuşan Mirasçılar,  Nemours’a [4] Paris tarafından girildiğinde, yamaçlarıyla bir yandan bu sevimli ve küçük kent için kırsal surlar oluşturan, bir yandan da ona güzel manzaralı gezinti alanları sunan Loing Kanalı’nın üstünden geçilir. Ne yazık ki 1830’dan sonra köprünün bu yanına birkaç ev yapıldı. Bu mahallemsi yerleşim daha da büyürse kentin görüntüsü zarif özgünlüğünü yitirecektir. […]

Honoré de Balzac – Eugenie Grandet

Balzac, yirmi yaşında bir gençken, Paris’te bir lavanarasında yan aç, günde iki frankla iki yıl yaşadı. Bu durumda annesi babası onun bir edebiyatçı olabileceğini kanıtladığını düşündüler. Aksi halde onu bu çılgın düşünden kurtarıp avukatlık mesleğine yönelteceklerdi. O sıralarda Balzac’in bütün umutlarının ve düşüncelerinin üzerinde odaklattığı klasik bir trajedi olan Cromwelidi. Gelecek kuşaklar, yapıt üzerinde Balzac’ın […]

Honoré de Balzac – Suyu Bulandıran Kız

Descoings’ler ile Rouget’ler 1792’de Issoudun kenti burjuva sınıfının Rouget adında çok kötü ün salmış bir doktoru vardı. Kimi yürekli kişilerin söylediklerine göre, adam karısını, kentin en güzel kadını olsa da, epey mutsuz kılıyordu. Belki kadın biraz budalaydı. Dostların bezdirici soruşturmalarına, ilgisizlerin dedikodularına, kıskananların çekiştirmelerine karşın, bu çiftin ev içi gizi pek çözülemedi. Doktor Rouget, kolayca […]

Honoré de Balzac – Yaşamda Bir Başlangıç

Balzac’ın anıt yapıtı İnsanlık Güldürüsü’nü oluşturan büyüklü küçüklü seksen sekiz anlatıdan bugüne kadar türkçeye çevrilmiş olanların sayısı otuz dolayında; bir başka deyişle, tüm yapıtın üçte biri. Bu çevirilerin zaman içinde birbirini bayağı uzun aralıklarla izlemesi, dolayısıyla bunlardan kimilerinin dillerinin fazla eskimesi, kimilerinin umulan ilgiyi görmemesi nedeniyle yeniden basılmaması sonucu, bugün Türkiye’de Balzac’ı tanımak isteyen okur […]

Honoré de Balzac – Vadideki Zambak

Dünya romanının büyük adlarından biri olan Balzac’ın ailesinin kökleri Tarn eyaletinin kuzeyine kadar ulaşır. Sonradan Balzac adını alan Balssa ailesi oldukça kalabalıktır.. Balssa, Oc dilinde “yüksek kaya” anlamına gelmektedir. Bir köylü ailesinden çıkmış olan babası asalet unvanı “de”yi adının başına’ kendi eklemiştir. Oğlu da bunu ömrü boyunca kullanmıştır. 1746’da doğan babası Bernard Francois Balssa, ailesinin […]

Honoré de Balzac – Vadideki Zambak (Can Yayınları)

Daha yumuşacık olan kökleri ana toprakta sert taşlardan başka bir şeyle karşılaşmayan, ilk yaprakları kindar ellerde parçalanan, çiçekleri açar açmaz donan ruhların sessizce çektiği sıkıntıların tablosunu, en dokunaklı ağıdını gözyaşlarıyla beslenmiş hangi yetenek verecek bize? Dudakları acı bir meme emen, gülümsemeleri sert bir bakışın korkunç ateşiyle bastırılan çocuğun acılarını bize hangi ozan söyleyecek? Çevrelerine duyarlıklarının […]

Honoré de Balzac – Top Oynayan Kedi Mağazası

Bir zamanlar, Saint-Denis caddesinin ortalarında, hemen hemen Petit-Lion sokağıyla birleştiği yerde, bir ev vardı; hani şu benzetme yoluylatarihçilere eski Paris’i göz önünde canlandırmak olanağını veren değerli evlerden biri. Bu yıkıntı evin insanı korkutan duvarları, hiyerogliflerle alaca bulaca bir duruma sokulmuştu sanki. Birbirine koşut çatlaklarla, sıvanın üstünde bir yandan öbür yana, bir köşeden öteki köşeye uzatılmış […]

Honoré de Balzac – Tılsımlı Deri

Kuşkusuz kişiliğini eserlerinin yapısı ile belirgin bir şekilde yeniden üreten ve yapıtı ile kendisi tek ve aynı olarak addedilen pek çok yazar vardır. Bunun yanı sıra, sanatçının temel düşünceleri ve eserlerindeki fantezileri arasındaki çeşitli bağlantı düzeylerini tanımlayacak hiçbir gerçek kural bulunmayan, ruhları ve alışkanlıkları yapıtlarının biçimi ve içeriğiyle şiddetli bir şekilde ters düşen yazarlar da […]

Honore de Balzac – Seraphita

Bir haritada Norveç kıyılarını gören hangi hayal gücü, bu fantastik girintiler ve çıkıntılar ve Kuzey Denizi dalgalarının durmak dinlenmek bilmeyen böğürtüsü altında uzanan bu uçsuz bucaksız granit dantel ϐisto karşısında hayranlıktan şaşkınlığa düşmez? Bu kumsuz çakılsız kıyıların, bu irili ufaklı haliç, koy ve körfez kalabalığının, hiçbiri diğerine benzemeyen ve hepsi de yol iz tanımaz uçurumlardan […]

Honoré de Balzac – Nucingen Bankası

Okuyucularımıza Balzac’ın bir eserini daha sunuyoruz. Yazarın kitabını ithaf ederken söylediği gibi Nucingen Bankası, Cesar Birotteau’ya bir ek olarak ve onunla birlikte yazılmış, her iki eser 1837 yılında, aralık ayının yirmisinde tamamlanmıştır. Cesar Birotteau’yu okuyanlar unutmamışlardır ki, gayesi cemiyeti olduğu gibi aksettirmek olan, bunu sağlamak üzere de bize her eserinde ölmez tipler sunan Balzac, o […]

Honoré de Balzac – Mutlak Peşinde

Douai’de, Paris Sokağı’nda, gerek dış görünüşü, gerekse iç düzeni ve ayrıntılarıyla ülkenin onca ataerkil töresine yapmacıksız bir biçimde uydurulmuş eski Flaman yapılarının özelliklerini benzerlerinin hepsinden daha iyi korumuş bir ev vardır. Ama onu betimlemeden önce –biraz da yazarların tarafını tutarak– şu kimilerinin karşı çıktığı öğretici hazırlıkların gereği üstünde durmakta yarar var sanırım. *2 Kimi bilgisiz […]

Honoré de Balzac – Modeste Mignon

Honoré de Balzac 16 Mayıs 1799’da Tours’da doğdu. 20 Ağustos 1850’de, elli bir yaşında Paris’te öldü. Kendini bir kişizade gibi satmak istemesine karşın orta halli bir ailenin çocuğudur. Okuyup yazmaya Vendôme kolejinde başladı, sonra Paris’e geldi ve otuz yaşına kadar oldukça karışık, fırtınalı bir yaşam sürdü. 1822’den 1828’e kadar kötü bir mahallede, kötü bir tavanarasında, […]

Honoré de Balzac – Louis Lambert – İnsanlık Komedyası

Louis Lambert’le ilk karşılaşmam, doksanlı yılların ortalarında, çalıştığım yayınevinde basılan bir Balzac Kitabı için, bir zamanlar babamın çevirdiği bu romandan bir bölümü gözden geçirip günümüz diline aktarmam istendiğinde oldu. Kitabın aslını hiçbir zaman okumamıştım, babamın bu çevirisinin varlığını bile unutmuştum ve ilk kez elime aldığımda, çevirinin dilinin eskiliği, metindeki Osmanlıca sözcüklerin, babamın dilinde ve kaleminde […]

Honoré de Balzac – Goriot Baba

Büyük Fransız romancısı Honoré de Balzac’ın ünlü yapıtı İnsanlık Güldürüsü’nün oldukça tuhaf bir yazgısı vardır. Balzac birkaç yapıtına, birkaç kahramanına, birkaç görüşüne göre yargılanır çoğu kez, yapıtının bütüncül özüne pek de uygun düşmeyen özelliklerle tanımlanır; bunun kaçınılmaz sonucu olarak, okurların büyük çoğunluğu, İnsanlık Güldürüsü adını taşıyan bir anıt yapıtın varlığının bilincine bile varmazlar. Örneğin bizim […]

Honoré de Balzac – Evde Kalmış Kız

Birçok insan kimi Fransa illerinde şöyle ya da böyle, Şövalye de Valois’lara rastlamış olabilir, çünkü bunlardan biri Normandiya’da yaşıyor, bir başkası Bourges’da bulunuyor, bir üçüncüsü 1816’da Alençon kentinde mutluluk içinde yaşamını sürdürüyordu; belki Güney’in de böyle bir şövalyesi vardı. Ancak bu kalabalık Valois ailesini sayıp dökmenin burada bir önemi yok. XIV. Louis nasıl Bourbon ailesindense, […]